20 HAZİRAN 1971


MEVLÂNA’yım ben!

Hummalı olunan günde
Duman kesif gelir
Aymayı bilmeyen
Olaya hayırsız der
Yumuşak yol bilinmeyen her olay

Ot bürümüşse tarlayı
Verimi kıt mı olur?
Söz etmeye değmez ki
Otu temizleyeceğini bilirsin
Kolunu sıvarsın
Vah ot bürümüş deyip
Kolunu bağlarsan
Verimsizlik deyip ağlarsan
Ağlayış da, bağlayış da yersiz olur
Her olay böyledir

Söylenilenden ötesini düşünmeyin
Sağını solunu aramayın
Çünkü söz, mayalı hamura benzer
Ne tarafa çekersen öyle şekil alır

Aydın olsun gönlünüz
Ferah bulsun gününüz
O suyun akışı gür
Öbür suyun akışı
Suyun seviyesinde ise
Değersizliğinden değil
Su vardır yüksekten akar
Gürler de gelir
Su vardır yerden kaynar
Değer ölçüsünü almayı bilsen
İkisinin aynı olduğunu görürsün

Asalet, bedende değil gönüldedir
Ayağını yere basanla
Yere halı serenin
Gönül farkı ölçülmez
Bedenin rahatlığı
Cenneti buldurmaz. Yanılmayın
Dediğim; Rahat yaşayan
Cennete gidemez değildir
Seyahate giden
Akçesine göre gider
Ahirete gönül paklığına göre gidilir
Teferruat kulu yanıltır

Güne uymak demek
Yaşadığın güne uymaktır
Elbet cemiyetin kınadığı
Senin yanlış hareketindir
Yanlışlık yok
Sakın gönülü üzme
Halim ne olur? deme
Sen bu halinle
Olmadan ermiş kulu göründün
Fistanına ölçü almadın
Suyun aktığı yerde suç olmaz
Kulun gönlü suça yer vermez
El ile olanla
Gülü koparan bir olmaz
El dileyene, kolunu ver
Kolun senden gitmez
Yola gidene kötülük gelmez
Allah’ımın emanetindedir
 



Yumak, mümin olanla oyma ile işlenir
Gümüş, Yuyana dünyanın mülkü
Az da olsa, çok da gelse
Emanetçi olduğunu bilir
Gayesini altın yoldan çevirmez
Gelen gelsin
Hep benim olsun diyen yanılır
Ne dünyada huzur bulur
Ne ahirete hazırlanmaya vakit kalır

Soyunmayı yerden değil, yönden arayın
YUŞA’yı düşünün
Ne yerden, ne şerden korkmadı
Doğrusu yazıldı
Allah’ımı bildi, O'na sığındı
Düşündü, aşkına dünya dar geldi

(Resim verilir: Bir kuğu resmi)

Yazıyı kestik, okumaya yer verdik
Olacağı Allah’ım hazırlar
Kulunun önüne serer
Onun için kul üzüntü etmesin
Ne olacak? demesin

Başın saç ile örtülüdür
Saçı kesersen garip gelir
Göz görür
Gören göz, duyan kulak ile değer kazanır
Kulak duymaz ise
Olay kendi zaviyesine göre yorulur

Resim, günde gönüllerinizin paklığını gösterir
Yüzünüze ayna tuttum

Gümüş ne ile alınır
Altın ne ile verilir?

Medine, gitmeyi dilediğiniz
Doğuşu, oluşu, göçü
Umduğumuza erdirse Allah’ım
Elbet seviniriz
Ne var ki,
Dilersek, gönülle de varırız
Allah’ım gönülle varışı nasip etsin
Kulunu layık görsün
Mertebe, gitme ile değil, varma ile alınır
Çiçek dahi layık olduğu yerdedir
Her çiçek, Allah’ımın elinde aynı değerdedir
Ne var ki, kulun elinde yeri ayrıdır
Unutulmasın,
Hiç biri sebepsiz verilmedi
Hepsi kulun hizmetine serildi


ALLAH’a ısmarladık

Lailahe illallah Muhammedür Resulullah