|
MEVLÂNA’yım ben!
Gönüller dolu
Her kulun yolu
Allah’ım senden geldik
Öyle döndük
Cümle için duacı olduk
Güldük seninle
Ağladık seninle
Gördük senden
Bildik senden
Diledik senden
Aldık senden
Aramadık başka kapıdan
Cümleyi hoş gördük
Selam olsun sizlere dedik
Seçmeden alma
Görmeden sorma
Çözmeden dürme dedi
YUNUS’um söze girdi:
Seçmeyi dilersen
Çiçekten ararsın
Çözmeyi dilersen
Uludan sorarsın
Dürmeyi dilersen
Yardımcı istersen
Sözüme uyarsan
Huzuru bulursun
Güzellik her çiçekte
Ne var ki çiçekte
Her böcek olmaz
Arıdan başka böceğe vermez
Almasa, kader yazılmasa
Sözü edilemez
Kaderin dışına çıkılmaz
Kaderin kötüsü de olmaz
Nasıl olmaz? derseniz
Olaylar su üstüne çıkan tafraya benzetilir
Tafra; Lüzumsuz eşya,
Lüzumsuz tavır,
Lüzumsuz bilgi
Güğüm dolsun
Kalem yazsın
Dil söylesin denir
Her olayın
Gönüle yatanı istenir
Uymazsa kadere söz edilir
Olayın iki yüzü olmasa
Dünya düzenini bulmazdı
Kul tadını almazdı
Çünkü kul dünyaya
Temeli ile gelmez
Güvercin uçurdu isen
Haberini bekle
Beklemeye sabrını ekle
Kayıtta olan silinmez
Olaylar kul niyeti ile bölünmez
Her yazılan
Allah’ımdandır deyip
Hatalı yola gidilmez
Kaderi kul değiştiremez
Allah’ım en uygun olanı yazar
Kul dumanı
Kendi gönlüne kendi koyar
Olaylara üzülmemek
Mümkün müdür? denir
Eğer olaylar olmayacak ise
Sabır ne için?
Ağlanmayacak ise
Gözyaşı ne için?
Ağlamayı dahi
O’nun için verirsek
O’nun ile karılmış olmaz mıyız?
Senin benim yaratanım
O değil mi?
O cümlenin yaratanı değil mi?
Olmuşu O’ndan bil
Olacağı O’ndan bekle
Kulunu suçlama
Yolunu taşlama
Dünyayı sana bana
Kainatı cümleye
Cümleden maksat
Canlı cansız
Tenli tensiz
Ayrılık dünya yaşantısındadır
Özde hep bir
Gözde sadece nur
Yoldan gidene desen 'Dur!'
Sana diyeceği şudur;
Neden?
İşte o nedeni sormayan
kazanandır
Meşeyi devirmeden
Kütüğü çevirmeden
Yerini bilemezsin
Kökünü sökemezsin
Suyumuz aktıkça
Gelen alır
Dileyen başında kalır
Salih yolu
Sefil kul bilir demeyin
Kulun görgüsünde Evliya daima fakir, sefildir
Fakirlik dünya malından sıyrılmadadır
Benim deyip maletmemek
|
Senin olan
Senin ile gelir
Seninle gelmeyen
Nasıl senin olur?
Seninle gelecek olan
Sadece aşkındır
YUNUS ile bir oldum
Sözün daha yok mu? dedim
Sözüm çoktur
Gönüller aldıkça
Her kul aşk sazını çaldıkça
Benden alırlar
Unu değirmene götürürler
Hamur yapar yoğururlar
Deyişim yapıya kapı olsun
Her dileyene açık kalsın
Zengin olsam sofra açsam
Kaç kulunu doyururum?
Aşkım desem sözünü etsem
Kainata duyururum
Aslında doyuran da O
Giydiren de O
Nerden gelsen
Nerden bitsen
O’nun toprağındansın
O’nun yaprağındansın
Maviyi giydiren
Yeşili sardıran
Kırmızıyı sorduran kimdir?
Olmadan veremem denmesin
Olan paylaşılsın
Eksilen görülmez
Allah’ım veren kulun
Elini boş bırakmaz
Sabahı bulan
Geceyi dilemez
Günün en güzeli doğuşadır
Al yuğandan elini
Düşün dünya şer’ini
ADEM’de görmedin mi?
HAVVA’da duymadın mı?
İBRAHİM’e sormadın mı?
İSA’ya bakmadın mı?
MUSA’dan almadın mı?
MUHAMMED’e uymadın mı?
Öyle ise
Kimi kimden ayırayım
Hangi kulu kayırayım der mi Yüce Allah’ım?
Allah’ın verdiği her olayda
Büyüklüğünü görün
Gönlünüze uymasa da
Size hoş gelmese de
Her olayı görür
Sanmayın uzak kalır
Gönlünü yokla
O’nu orda bulacaksın
Kulun tek hatası
O’nu sadece düştüğünde idrak edişidir
Allah’ım kulunun hatasını affedicidir
İdrak ettiği an
Bütün hatalarını siler
Aynayı gördük
Kainatı gönüllere koyduk
Sırat Köprüsüne
Köşkü kurduk dediniz
Sözüme girdiniz
Sırat Köprüsüne
Koyun ile girilir denirse de
Ben gönül ile yürüdüm
MUSA sarayı terk etti
İSA kainatta noktayı buldu
Hz. MUHAMMED çölü yol etti
Kumu bir etti
ADEM’den bugüne
Alemi bağlattı
Düğüm O’ndadır
O’ndan gelmeyen denmesin
Her gelen O’ndandır
Aynayı dedik
Aynada kainatı gördük
Sildiğin her nokta
Yürüdüğünü gösterir
Adadığın da ödediğin de senindir
Olacakta hile aramazsan
Ödediğini düşünmezsin
Yanmayan odunu atma
Kuvvetli ateş onu da yakar
Gönülleri yokladım
Demet demet çiçek topladım
MEVLÂNA’yım geldim
Güzellikte huzur vardır dedim
Allah’a ısmarladık
Lailahe illallah Muhammedür Resulullah
|