|
MEVLÂNA’yım ben!
Huzurdan nasip aldık
Cümleye verdik
Selam olsun cümleye
Aldığımız gibi verdik
Gördüğümüz gibi serdik
Dünya gününü sardık
Gelenlerle bir olduk
Küçük büyük bir olur
Bilen bilmeyenle bulur
Sayan saymayanda kalır
Sayılar öyle bilinir
Ay diye geldi
Yay diye gerdi
YUNUS’um söze girdi:
Her arayan sordu
Bilmeyen bilenden aldı
Öyle oldukta
Bilen bilmeyenle buldu
Sözde hata yok
Gelsem mi diyene de ki;
İzin Yüce’de
Sorulmaz gecede
Her olan gönülde
Yandım yanasıya
Sevdim ölesiye diyene de ki;
Yanandan aldın mı?
Seveni bildin mi?
Bildiğini gördün mü?
Gördüğüne uydun mu?
Yeniye yol aldık
Yolda yolcular gördük
Cümlesine el verdik
Eyvallah diyelim
Her geleni bilelim
Bende olan sana gelmez deme
Sende olanla bana gelen birdir
Her verdiği gürdür
Sanılan gibi olan
Sevilen gibi gelir
Ne var ki
Ne sanılan gibi
Ne bilinen gibi kalır
Her kul olduğu gibi sevilir
Sevginin ölçüsü nedir diyene de ki;
Canındır
Canandan aldığım dediğin gün
Canın cümlenindir
Ölçü budur
Elbet dünya ölçüsü
Korda gördüğün yakmazsa
Aleve uzanırsın
Ne var ki
Alevden olanı
Korda bulursun
Giden elbet varacak
Bildiği yerde duracak
Yolum budur diyecek
Gönülden andığı gibi
Söz verdim dile girdim
Dilden gönüle vardım
Her arayana sordum
Neredesin?
Kimde buldun?
Kimliği aldığını
Dağınık gördüğünü
Hangi ölçüye vurdun?
Dünya salıncak olsa
Her gelen kolan vursa
Ne oturan yeter der
Ne sallayan şükreder
Bulan bulmayana gıpta eder
Neden?
Bulduğunu bilmediğinden
Güzel güzeli arar
Güzel güzele sorar
Yeniyi bilen
Her olayı hayra yorar
Elbet değişen yok
Olanı olduğu gibi alalım
Her kulu bildiği yerde bulalım
Bileni bilmeyeni yargılamayalım
Suç bilmeyende demeyelim
Dayansam dalın gücüne
Uyansam günün geçine
Görsem bilsem
Bilene uysam diyenle beraberim dedi
YUNUS’um söze girdi:
Görgüye düşen
Yolunu gönlü ile aşandır
Vergiyi bilelim
Cümle ile paylaşalım
Vazifem nedir? diyenin sorusu
Dünyaya gelir
Dünyaya verir denilendedir
Dünyadan maksat nedir? diyene de ki;
Dünya handır
Veren hancı
Soran yolcu
Ne var ki
Varan kimdir? dersen
Yolunu bulan yolcu
Bulmayan olur mu? dendi
Elbet olmaz
Ne var ki
Yolun kısası, uzunu vardır
Bilenin bilmeyene verdiği
Yolundaki kardır
Sahip olduğum
Benden mi? diyene de ki;
Sahip olduğun
Sadece gönlündür
Gür akan çeşmede
Su çabuk dolar
Yuyan yuğduğuna
Öylece bakar
Görür ki aldığı gibi vermiş
Aldığını anında iletmiş
Sözümüz öyledir
Vazifeyi alan böyledir
|
Selam olsun dedik
Selamımız vazifelilere ilettik
Sorana sormayana
Adımız anmayana dahi
Sevgimizden sunduk
YUNUS’um söz diler
Söz ile öze girer
Yerim bilseler
Beni görseler
Sözümden aşarlar mı?
Yolumdan koşarlar mı? der
Geç günün gecesini
Bil sözün yücesini
Alacak verecek
Ham kulu pişirecek
Pişenin vereceği
Sofraya koyacağıdır
Az olsun çok olsun
Yeter ki
Hak sözü versin dedikte
Yoğun çalışma gereklidir
Yazımız süreklidir
Göç ile biter
Göçe kadar ocağımız tüter
Ne var ki
Sanılmasın sözümüz biter
Günün yorumu
Niyetten yer alır
Yorumda söze gelir
Yemin değil
Öğütenin aldığıdır
Eğitenin verdiğidir
Asmayı aldık bağ diye bildik
Üzümü serdik şarabı sevdik
Olmaz denilen olur
Koruk dediğin
Kendini balda bulur
Dalda olduğu gibi
Bağda bulduğu gibi
Mahzene girdiği gibi
Sırrına erdiği gibi kalmaz
Kalsa cümleye vermez
Elbet sır olan
Sırrını ele verir
Elden ele dolanır
O zaman sır olan
Sırdan çıkar
Çıktığı yeri yakar
Yakmak bildiğin gibi değil
Bilmek olduğun gibi değil
Nasıl? denir
Güne kadar bildiğin
Yenide sıyrıldığındır
Yenide sıyrıldığın
Bugüne uyduğundur
Tuz aşa katıldıkta tadını verir
Doğrudan ağza alırsan
Ağızda yandığı görülür
Demek ki her olay
Piştikte tadını bulur
Kucak açan sevgide bulur
Gönül açan cümle ile kalb olur
Koşayım varayım
Adını sorayım dersen
Su başına gel derim
Suda aradığını bulursun
Aradığın ile bir olursun
Elbet güzel dersen
Güzel olursun
Dönük olanın yeri nedir? diye sorulur
Dönük olana sönük derim
Ne demek? dendi
Kömür nasıl olur?
Oduna nasıl ateş verilir?
Dönük kul kömür misalidir
Kıvılcım alıncaya kadar kömür kalır
Kıvılcım aldıkta
Yanar kor olur, alandan olur
Niyaza gelir
Eyvallah
Soyun değil suyun yeri vardır
Her kul suda birdir
Kar olsa buz olsa
Akan da dursa
Yine sudur
Yol budur
Gördüğün sende
Bulduğun bendedir
Her olayı olduğu gibi alalım
Yolumuz değil demeyelim
Kula ölçü vurmayalım
Geleceği sorana sözüm;
Git dediğine uydu
Gerçeği öyle duydu
Şahitten sordu koğuşa girdi
Elbet gelecek
Sorulana uyacak
Gemiye gelenlerle
Sözümüz bilenlerle
Özümüz alanlarla hep biriz
Yedek var mı? diyene de ki;
Yedek gedikte aranmaz
Gedik aşıldıkta sorulmaz
Bal kum ile karılmaz
Selam olsun
Cümle bulsun
Allah’ıma emanet olunuz
Sevgi ile oluşunuz
Sevgili ile buluşunuz
Allah’a ısmarladık
Lailahe İllallah Muhammedür Resulullah
(Resim verilir: EYYÜB SULTAN)
Yoğun çalıştık
Bilenden geliştik
Cümle ile gülüştük
Sahip olduk oluştuk dedi
EYYÜB SULTAN yazıya geldi
Resmini verdi
Eyvallah |