10 MAYIS 1984


MEVLÂNA'yım ben!
 

Komşudan komşuya
Selam ederiz
Her güzeli bilene
Soylu der güleriz
Kumdan yolu sorana
Her adımda niyaz ederiz
Cümlenize selam olsun
Gemiye her adım atan
Kendini selamette bilsin

Dost dedik yol bilene
Dost dedik kaydına gülene
Dost dedik YUNUS ile
Halini bağlayana
Sevgiye talip olsam
Nefsime galip gelsem
Seyrini seherde seferde bulurdu
Gerçeği gayrıda arar
Özümde bilirdim dedi
YUNUS’um selam ile geldi:

Elmayı ele aldım
Gönlümü cümleye verdim
Dört parçaya bölersem
Dileyen ile elersem
Alacağım bulacağım
Her varolan ile
Göreceğim vardır dedi
YUNUS’um selamladı

Darı ektim toprağa
Meyvesi olur dedim
Arayan bulur dedim
Dağılanı toplarsan
Yaprakları katlarsan
Elbet toprak vericidir
Yerden göğe dericidir dedi
BEHLÜL’üm söze geldi:
 

Dizimi bağlamadım
Sözüme eğri eklemedim
Olumsuz gelecek
Olay beklemedim
Gönlümde olanı saklamadım
Elden ele, dilden gönüle
Er kişiye danıştık
Her kişiyle söyleştik dedi
BEHLÜL’üm selamladı

İki satır bağlamaz
İki ömür eklemez
Birden bire
Birden çoğa
Çok ille bağlanırız
Tek ile eğleniriz
Eğlenmekten maksat;
Haşrolmak, bildiğimizi neşretmek
Gayrette emek
Senden mi?, Benden mi? derlerse
De ki; Yüce’den
Duman var derlerse
De ki; Geceden
Bilgini yokladın mı? derlerse
De ki; Heceden dedi
BEHLÜL’üm selamladı


Kuşağı dar bağlamam
Sıkar diye ağlamam
Gün güzel, gelen güzel
Gönülde olan güzel
Seyirde bulan güzel dedi
KAYGUSUZ sözü aldı: 

Doğduğum günde güldüm
Geleni Gülden bildim
Bende olan beni sordum
Derman diledin ya
Ferman sendedir dediler
Dağılan her satırı
Toplamamı söylediler
Selam olsun dedim
Her satırda Varedeni bildim dedi
KAYGUSUZ selamladı

Nazana MERKEZ’im ile geldik
Yoğun gelen akımda
Niyazını bildirdik dedi
MERKEZ’im sözü aldı: 


Doğudan Batıya esen yelde
Geceden gündüze gelen selde
MERKEZ’im dediler
Adım andılar
Bağladığı yemeniyi
Güneşten alsın
Başına bağladığı
Yapısında olanı
Kapısında bilsin
Kum ile ayağını
Her gün ovsun
Bekçisi gerçektir
Şüpheye düşmesin
Gün gün oluşacak hale şaşmasın dedi
MERKEZ’im bol nane yesin diye
Söyledi, selamladı

Bağda üzüm topladım
Elde şarabı sakladım
Sofrada lokmayı hakladım dedi
HACI BEKTAŞ sözü aldı:
 

YUNUS ile geliriz
MERYEM ile biliriz
TABDUK ile alırız
Ne günden
Ne yoldan kalırız
Suyun aktığı yerde
Gerçeği buluruz dedi
HACI BEKTAŞ yola niyet kurana
Selamını iletti
Tabur olsa, er gelse
TABDUK ile yol bulsa
Gölgeyi sileceğiz
Sevgi ile olacağız
TABDUK, yanımızda olana selam iletti
Koza ipek adına verirse
Kul aldığını bilirse
Niyazına cümlemiz selamdayız dedi
BEKTAŞ’ım selamladı

 



Olaylara pay veren
Gönüllerden pey alan
Gün gelecek
Yaprak böcek misali
İpek olacak
Gölgeyi öyle geçecek
Satır satır okuduğum
Günde Yuva’da dokuduğum güzelliği
Her yolda her kulda aradım
Cümlede olumu buldum dedi
HAMZA DOST selam ile geldi: 

Dokuya dokuya bitiremem
Yoluma olumsuzu getiremem
Her renk ile bağladığım niyazımda
Ayrıya asla düşemem
Konuk gelen güzeldir
Soframız günde özeldir
MERYEM ile alışır
ZEKERİYYA ile söyleşir
Her lokmayı paylaşır
Güzel ne güzel dersek
Birbiri ile eyleşir
Güzel ne güzeldir
Çevrenin dört yanı
Cümlenize peylendi
Yorumda dost adı kutlandı
Allah’ım razı olsun
Dayandık güzele
Gözümüz açsın dedi
HAMZA DOST selamladı

MERYEM’e söz veren
Elbet Yüce’dir
Gelen ile söyleşir
Kapalı olmaya
Kulun gücü yetmez
Çünkü gönlüne
Hak’tan başka katmaz
Satıcı, elindeki eşyayı
Sergiye koyar
Bakır ise elindeki
Altın koyamaz
Altın ile bakırı boyasa
Asla altın diye bakırı satamaz
Aynı sergiye talip olduk
Teraziye elimizde olan altını koyduk
Ne güzel dedik sevindik
Yarattığın dedik övündük dedi
MERYEM üç öğüt
Üç yolda, yolum nedir? diyene verdi
Üç yol;
Aracı ayrı, amacı bir olan
Hakk’a götüren yoldur
Yolunu seçecek kuldur
De ki;
Yolumda gerçeği bulayım
Resulü’ne uyayım
Senden gelen
Her sesi duyayım
Böyle demek için
Asla kendi özünden feragat etme
Sözünü başkasının mantığı ile tartma
Ne olursa olsun
İnandığın gerçeği örtme
O zaman
En kısa yol sana açılır
Ayağına taş gelmeden geçilir dedi
MERYEM selamladı


MEVLÂNA yol sorana
Yoldayız dedi
Gönlünü açana
Haldeyiz dedi
MEVLÂNA, elden ele
Söz ile güle
Gül ile gönüle girer
Sevgide her gönülde
Tahtını kurar
Alana, bilene sorar;
Gölgeden geldin mi?
Sevgi ile buldun mu?
Altın gümüş sordun mu?
Ağır gelen fistanını soydun mu?
Günde buluştu isek
Gönülden oluştu isek
Her nefeste söyleşti isek
Gerçeği bildiğimizdendir
(Soru: Ağır gelen fistan nefis mi?) Eyvallah
YUNUS ile yoldayız
Kardeş dedik eldeyiz
Dağda taşta güldeyiz
Gönülden akan taşan
Her günde coşan
Gün gün deryaya yaklaşır
Akan su yüksekten geldi ise
Kararsız olur
Yolunu buldu ise
Zararsız kalır
Her halinde verimlidir
Kul halinde bölümlüdür
Coşku; yatağını bulmuş nehir gibi olmalı
Çevresini damla damla sarmalı
Her fidana sormalı;
Nasibini aldın mı?
Güzel günü buldun mu?
Dost yolumuz sizedir
Diledi isek güzedir dedi
YUNUS’um iki kardeşin
Küçüğüne selam verdi

Mevlâna’yım! 

Yoldan selam alacağız
Hep beraber güleceğiz
Cümle ile geleceğiz
ALLAH’ıma emanet olunuz
ALLAH’a ısmarladık

HACI BAYRAM yaprak altında
Güneşe göz kırpana selam iletti 

ALLAH’a ısmarladık

Lailahe illallah Muhammedür Resulullah