10 EKİM 1985


MEVLÁNA'yım ben!

Kendinizden aldığınız
Sonsuza dek sevdiğinizdir
Dünyanın bilincinde
Dostluğu kurduğunuzdur
Cümlenize selam olsun
Her nefiste güneşten gelen renkler buluşsun
Öyle buluşsun ki;
Gölgelerden uzak kalsın
Dikeni varsa sıyırsın

Geldiğiniz her günde aldığınız bilgi
Yerden göğe billurlaşır
Ve niyazınız kader çizgisinde buluşur dedi
YUNUS’um sözü aldı: 

Ormana girdim ağaçları saydım
Her ağacın gövdesine adımı yazdım
Gelen giden okudu
Bülbül oldu şakıdı
Ya Rab dedim
Ben mi adımı bilmem
Yoksa senin adın da mı YUNUS?
YUNUS bir fakir adem
Sanılmasın yediği bal ile badem
Bir lokmaya binbir şükür eder de
Dostuna sevgisini katar
Niye her anında sevgiliye binbir söz atar?
Gel YUNUS kendine
Dön de bak bitirdiğin bendine
Sular taşmadan gelir
Gelen bulduğunu alır
YUNUS her anında zikirdedir
Öylece hem kumda hem nehirdedir
YUNUS yerini bilse
Her zerresi abdestedir
(GARİP ekler; Zerreler bilinçli olarak daim abdeste)
Bedendeki abdest;
Su ile başlar, su ile biter
Zerrendeki abdest;
Hay ile başlar, Hay ile devam eder gider
Sonsuza varlığını güder dedi
YUNUS’um selamladı


Buğday yetiştirdim
Her dostun emeğini bitiştirdim
Yağmur güneş selam verdi
HACI BAYRAM dedi de en güzelini sundu
Ekinleri beraber toplayalım
Demetleri birbirine katlayalım
Gelecek yazı bekleyelim
Nuru ile nurlandık
Yapımıza yenisini ekleyelim dedi
HACI BAYRAM selamladı
(Soru: Yapımıza yenisini eklemek ne demek?)
Yumağına yedek olmaz
Kumdan gelen seni silmez


Mevlana’yım!..
 

Ağacı dikeyim diyen
Dikeceği fidanı bilmeli
Bilene sormalı 


Kulağı uzun ile çıktım yola
Gerçeği nerde buldun? diye sordum kula
Ayvada, narda dedi,
Kendini zorda saydı
Sen nerde buldun? diye bana sordu
Aramaya çıktım, eline aldığı sepeti çektim
Bir de baktım ki,
Buldum diyenin sepetinde
Olmamış ayva, sarmamış nar, yeşilden limon
Yerde bulduğunu mu aldın?
Yoksa fidanı sen mi diktin? dedim
Dünya günüm doludur
Uyacağım salıdır
Bir gün yeterli değil
Ne bulursam toplayacağım dedi
Ne eline, ne diline, ne severim dediği gülüne
Emeği olmamış; bana ne versin?
Gel dedim beraber arayalım
Uzun kulak ses verdi
Doğruyu benden güzel gördü
Çünkü o, aldığı görevi bitirecek
Beni gideceğim yere götürecek
Hay Allah’ım Hay dedim
Yerde yatan ite, inekten gelen süte bak da
Uzağa aramaya gitme
Marsık olup tütme
Uyandım geldim söze
Ayağımı koydum düze
Yerden göğe kararlıdır
Ne okursan yararlıdır dedi
HOCA yürüdü


Evveli, yol verir diye düşünürüm
Geleceğe, gitmek için taşınırım
Örnek aldıysam kelebeği
Çiçekten çiçeğe koşunurum
Ya Allah diye diye geldik söze
KAYGUSUZ ile SARI ANA selamı verdi size
Ateş böceği özünden geçeni verir
Ağustos böceği sözünü günde bitirir 
 



Suya bakarsan
Balıkların getirdiğini görürsün
Gider gelir, derinden aldığını serinden verir
Uğraşı sadece budur
Ne var ki, bu uğraşta deryanın değişimini sağlar
İnsana vereceği hizmette
Görevini sonuna kadar götürür

(Deryanın değişimi nedir?)

Deryanın hava cereyanı: Mizan

(Soru: Yer ile göğün dengelenmesi mi?) Eyvallah

(Soru: Vermekte olduğunuz bu bilgi; deryaların ve göklerin dönüşünün bu günlerde tamamlandığı ve Bermuda Şeytan Üçgeni ile ilgili olarak 5 Temmuz 1978 tarihinde bizlere verilen bilgilerde belirtilen günün geldiği mi bildiriliyor?) Eyvallah
Bu olayın görevlisi balıklardır
Balığın az olduğu yerde deniz bulanıktır.
 

KAYGUSUZ yerden göğe
Yoğun bilgi vermeye çalışır
Gelişte aldığını SARI ANA ile söyleşir
Bildiğimiz bilinenden olsun
Rabb’im izin verdi
Dostluk cümlede kurulsun

(Soru: Bu dönüşün tamamlanması ile, evrensel boyutlarda bir dönem mi başlıyor?) Eyvallah

Yoğun aldığınızı adım adım izleyiniz
Gelen her günü gözleyiniz
Denenmiş olaylar
Denenmemiş olayları çözer dedi
KAYGUSUZ ile SARI ANA selamladı
SARI SALTUK dört yanda bekleyenlere sordu:
 


Mayayı her birinize somun misali verdik
Fırınınız dedik sunduk

(Soru: Günü beklerken ve gözlerken nasıl niyaz edelim?)
Allah Allah Lailahe illallah deyiniz
Her güne öyle başlayınız
Destiye dolan suyu
Her dileyene sununuz amma
Destiyi asla vermeyiniz
Siz her damlayı bilirsiniz
Bilmeyen destideki suyu döker de
Ne kendine ne bendine yarar
EYYÜB’üm sözü aldı
Her nefeste güzel gördü:
 

Güllerden demetler oluşmuş
Gelmiş Meydan’a doluşmuş
Rabb’im nasipleri gürleşmiş dedi
Cümlenizi selamladı
Hizmetine himmetini bağışladı

Gelmeyi diledim geldim
HAMZA DOST’a selam eyledim geldim
PİR SULTAN ABDAL ile söyleştim
LALELİ’ye uymayı denedim
Bağışlayan Rabb'im
Rahman adını bildirdi
Cümlesine buldurdu dedi, selamını iletti
SARI SALTUK dört yanda bekleyenlere sordu:
 

YUŞA dedi ki:
Bayrağın desteklidir
Düşmanın kösteklidir

TELLİ dedi ki:
Duvarı örüldü, dost yüzü görüldü

YAHYA dedi ki:
Her anında, Resulü yanında

MERKEZ’im dedi ki:
Doğmayan doğurulmayan
Silmeyen silinmeyen
Bölmeyen bölünmeyen
Birliğe talip olduk
Sevgimiz ile galip geldik
Verdiğin bilgin ile
Allah’ım seni bulduk
Unutturma, nefsimize barındırma 


Alalım sözümüzü
HAMZA DOST ile yönümüzü
Bildik, bilene uyduk
Senin ile seni duyduk
Demde Meydan’a cümlemiz geldik
Selam cümlesinden
Selam cümlesine



ALLAH’ıma emanet olunuz
ALLAH’a ısmarladık 


Lailahe illallah Muhammedür Resulullah