|
MEVLÂNA’yım ben!
Hummalı günün hayırlı kulu
Yumuşak gönlün
Yumuşak niyazı olur
Yolun yarısı diken
Günden geçtik
Dikeni atladık
Suyunu aldığımızdan
Sabrı öğrendik
Mertçe konuştuk
Namerde uymadık
Anında sözünü yoluna verdik
Kötüden silkindik
YUNUS’um der ki;
YUNUS’um geldim
Sözü aldım
Yolda yolcuyla yürüdüm
Yolsuz diye bilmedim
Yanımızdan, yuvamızdan söz ettik
Sözü güne attık
Olaya iki yönden baktık
Olay şöyle idi;
Aldığımız okkanın
yarısına o
Yarısına ben sahiptim
Nedir? derseniz
Okka soğan idi
Yarıya
bölüştük
Taneyi sayıştık
Tanenin ölçüsü bir mi?
Ben demedim
Yanımdaki
düşündü
Hak geçmesin dedi
Ben yumuşak düşündüm
Ona fazlasını verdim,
helalleştim
Düşündüm;
Onda olsa, bende olsa fazlası ne çıkar
Akıldan ne
geçer?
Amma yanımdaki öyle demedi
Fazlası bende kalsın dedi
Nasibi
kuldan bildi
Yolun sonuna vardım
Oturanı ağaç altında gördüm
Elinde koca
keltir
Onu kasabaya iletir
Senin yanına
Suyun başına gidelim
Yardımcı
olursun dedi
Yolumuz bir oldu
Gittik çarşıya vardık
Soğanı soğancıya
sattık
Artanı paylaştık
Dedim;
Allah’ım, işin olmuşu göstermişsin
Keltir soğan dolusu
YUNUS gönül ehlisi
Ben aza kanaat ettim
Çoğunu yol
arkadaşıma verdim
Allah’ım bana daha çok verdi
Yolda rastladığım kulun
Yol
arkadaşı etti
Müsait değil günüm demeyin
Gözü olana fırsat vermeyin
Müsait olsun, çoğu ona gitsin
Aklı kalmasın.
Demeyin;
Azı kaldı bana
Allah sizin malınızı arttırır
|
MEVLÂNA’yım
Sözümü aldım
YUNUS’um sözünü
Hakk’a
bağladı
Sonunda hakkı olanı aldı
Her kulun, yol münasip olunca
Ağız
yuvayı açınca
Sözünü ettiğimiz
Mümin kulun yoluna attığımız
Maniyi
yolundan çektiğimiz
Sabır versin diye
Allah’ıma yalvardığımız gün çoktur
Saman yığını yüksek olur
Rengi altın gibi parlak
olur
Amma bir rüzgârın esişine
Bir suyun geçişine bakar
Darmadağın olur
Söğüt ağacı kuvveti sudan alır
Ne yoldan uçar, ne sudan kaçar
Başın dara gelse
Allah’ım dersin yardım
dilersin
Dilemezsen yardım göremezsin
Dünya sözü ne ki
Kulu dert eder
Dünya kulu ne ki
Kula dert verir?
Varlığı kumun tanesi
Dünyayı geçelim
Sözü tatlıya bağlayalım
Geçmek gerek
Suyundan içtik
Paçayı sıvamak gerek
SELAHATTİN dediniz
Günümü hatırlattınız
Günde
gümüş dağıttı
Dediği Hak, ağıttı
Sondan günden demedi
Yuvada dert
komadı
Eşinin ona sözü olmadı
Ne dağıttın? demedi
Canları aç kalmadı
Çokta gözleri olmadı
Helal geldi, helal göçtü
Manayı seçti, eşini
yavrusunu
Allah’ına emanet etti
Söz üstüne çok oldu
Ne o baktı ne eşi
dedi
Yuvada huzur sürdü
Demeyin öyle eşe
Selahattin de eşine
Gözü ile
dahi tokat atmadı
Eşini sev ki, sevgi bulasın
Kulunu say ki, sayılasın
Asaletin temeli
Soydan değil huydandır
Senin
yoluna uyarsa
Bil ki sendendir
Dönerse, gene hatayı kendinde ara
Ara ki
düzeni bulasın
Yetsin sözüm ağır gelmesin
Kul uymazsa hataya düşmesin
ALLAH’a ısmarladık
Lailahe illallah Muhammedür Resulullah
|