|
MEVLÂNA’yım ben!
Yüzlere güldük
Selamlar ile geldik
Nuru ile dolduk
Yuva'mıza
gelenlere
Allah’ım yolun diyenlere
Hep bir olduk
Yuvamızı
gönüllere bağladık
Yazıda ne bozulan
Ne geçilen vardır
Meyve vergide görgüdür
Kök
verginin özüdür
Halbuki köke değil
Meyveye önem verilir
Mürettip hatası
Vergiye kayıtlı değildir
Çünkü elden ele geçmez
Sadece özden gelir
Özden
alır, özde kalır
Mürettip hatası nedir? dendi
Kaderdeki yazı
Kazaya
öyle bağlandı
Maya yoğrulur, hatasızdır
Fırına verildikte
Ateşi
ayarlayamazsan
Hamurda kalır
Yahut kavrulur
Sen bunu
Kaza diye
yorumlarsın
Aslında çizgidir
Çizginin çözüldüğü yer
Olumun bittiği
yerdir
Onun için;
Mürettip hatası yoktur dedim
Çünkü hatasızlık vardır
O da Allah’ımın vasfıdır
Esse de, esmese de rüzgar vardır
Yumuşak kula
dünya dardır
Neden? derseniz
Yumuşak kul
Her yükü sırtında taşır
Başkası ile paylaşmaz
Dünyayı dar bulur
Çünkü ahireti çok geniştir
Bulutta aradım
Yelden sordum
Kumu taradım
Suda buldum
Gemiyi
belledim
Mümin kulu gözledim
Allah’ım dedim özledim
Özleyişte özünü
buldum
Aradıysan bulursun
Gözlediysen görürsün
Niyetinle alırsın
Geçmediğin yolu sorma
Duvarın ötesini görme
Aşık YUNUS söz diler;
TABDUK’tan aldık
Onda eğildik
Dergahında
öğütüldük
Rüzgarında savrulduk dedi
YUNUS’um geldi:
Her YUNUS’um
diyen, ben midir?
Her yol dileyen ken midir?
Ken; heybeyi bırakmış
Hırka yemeni yola düşmüş kişi
Sen YUNUS derseniz
Hırkayı da yemeniyi
de bıraktım
Yalın ayak, çıplak beden yola düştük
Bir duvarı aştık
Tahta
köprüye ulaştık
Çamur dedik bulaştık
Suya girdik alıştık
Çamurda çamuru
sevdik, onu övdük
Suya girdik arındık
Suyun arıtmadığı dünya kiri var
mıdır?
Açık vergide
Kapalı görgü olmaz
Pir olan gayrısını bilmez
Pir
olmadan dünyayı silmez
Gel gör ben gibi dersem
Seni beni bildiğimden
çağırırım
Beni bende,
Beni O’nda bulduğumdan sevinirim
Tarikat aramayın
Yorumda bulunmayın
Hepsi Allah yoludur
|
İbadet soruldu;
İbadet; beş vakit
namaz ve
Oruçla bitseydi
Dünyanın saati kısalırdı
İbadet; kulun her anı,
her dakikasıdır
Gördüğün çiçeği
Sevdiğin böceği
O’ndandır dediğin an
Senin tespihindir
Esen yel, taşan sel
Ondandır dediğin an
Senin
rükûndur
O, kainatın bütünüdür
Olan, O’nun Sıfatıdır
Esen yel, taşan
sel Celali’dir
Yakan güneş, Cemali’dir
Dünya O’nun hayalidir
Unutmayın!
Hayalin bittiği yerde
Hakikat başlar
Hudut, gördüğün yerdir
Merdiven çıkarsın
Her basamak bir huduttur
Kucağına doldurduğun kumu
Sayabilir misin?
Dünyanın kabuğunu
Soyabilir misin?
Halbuki;
Kum da tanedir
Dünya da kabuktur
Kucağına aldığın kum
Ölçün kadardır
Hudut orada
çizilir
Bir kucak kum denir
Ne var ki,
Onu boşaltır, yeniden doldurursun
Değişen yerdir, öz değil
Kainattaki kum ne eksilir ne artar
Sadece yer
değiştirir
Meyhaneyi dolaşma
Meyde yeniyi sorma
Gönlüm yatmazsa
Meyhaneci
satmazsa deme
Çizgide hata olmaz dedim
Sözümün başında verdim
Meyhane
meyveyi almaz
Gireni ayık salmaz
Meyhaneye, meyvenin özü girer
Gireyim
dersin
Adımını sakınırsın
Meyhane dediğin
Sarhoş edendir
Senin girdiğin
meyhane değil
Oraya girdikte
Ne zaman kalır, ne aklın
Senin aradığın
Seni silecek meyhanedir
Aşkında hata yok
Hata, meşkini bulamayışındadır
Çok kapı aşındırır
Çok yolu eşindirirsen
Aradığını bulamazsın
Sen manayı
sordun
Maddeyi bekledin
Amade olmak; Beklemektir
Yolu yola eklemektir
Ne
ondan, ne bundan, Yar’dan
Merasim olanı verdim
Mera; Hak yolunda olanın
barındığı
Sim; Temiz yüz.
Geçenden göçenden değil
Saçandan kaçandan değil
MEVLÂNA dedi ise
Yüce’nin emri ile dedi
YUNUS kimden izin aldı?
Güvercini
Yuva’ya koyduk
Gününü diledik sorduk
İzni, Hz.OMAR’a verdik
dendi
Men dilden uzak kalan
Dünyayı düzde bulandır
Dünyan düz olur
Gecen
güne döner
Merayı bulan kuzuları sayar
Destiler dolsun
Gönüller kansın
Konular kapansın
Yeni konuya kapı açılsın
ALLAH’a ısmarladık
Lailahe illallah Muhammedür Resulullah
|