31 OCAK 1973


MEVLÂNA’yım ben!

Kuruyu yakamayan
Yaş ağaca kıyamaz
YUNUS’um yuvaya geldi
Sohbette yolu gördü
Görgünü anlat dedim
Eyvallah dedi sözü aldı:

Ne yolun yozu
Ne kulun sözü
Her gidene yol açık
Yeter ki gitmeyi dile
Arif, sözü süzgece alandır
Alim, süzgeçten geçeni verendir
Ayrıyı siz bulun
Ariften maksat
Süzgece alan dedik
Arifin verdiğini
Ancak arif alır
Arif vermese
Alim yolda kalır
Neden? derseniz
Akımda dahi iki kuvvet vardır
(Müspet menfi)
Biri alır
Biri verir
Arifin elediğini
Alim sergiye koyar
Unutulmasın alim olmasa da olur
Amma Arif olmazsa
Yolun tozu kula zarar verir
Verdik sözü
Aldık sazı
Ne diyelim? dedik
Cemaate uyduk

Gönlünü uykuya verme
Hataları sergiye koyma
Olayları bohça edip dürme
Her olayı olduğu yerde bırak
Dönüp arkanda görme
Göreceğin hep gelen olsun
Allah’ımın günleri
Yumuşak kullarına aydın gelsin
Cümleyi öyle bulsun dendi
Duacı olundu

Mevlâna’yım!..

Kar yağsa
Cümle ak fistan giyse
Yudum yudum kardan alsa demez misin?
Paklığı kainatta görmeyi dilemez misin?
Paklığa hasret kalsan
Gözüm görse
Gönlüm alsa desen
Yol münasip derim
Kainatın düzeni bozulur denende
Yolculara yolsuzluk yüklenir
Halbuki hata
Ne yolcuda ne hancıda
Düzene uymayanda
Vereni bilmeyende
Düzen ne ile kurulur?
Sadece Hak’tan geleni bilmek ile
Düzeni ben kurayım dendiğinde
Düzenin bozulmasına vesile olunur

Sürüye baktınız mı?
Gidişinde hata var mıdır?
Sürüye uymayan biri katıldığı an
Sürü dağılır
Amma gideceği yer gene ağıldır
Suyundan aldığımız
Başında kaldığımız kaynaktan
Allah’ım uzak bırakmasın
Olmuşu arama

OMAR der ki;
Örülmüş duvarda hata ararsan
Duvarı indirmen gerekir
Eğer indirmeyeceksen
Hatayı unut
Gözünü görmeyen ile bir tutma
Sakındığın her olayı
Kendine yakın bil
Allah’ım kulu sakındığı olay ile terbiye eder
Allah’ımın lütfu, elbet terbiyesidir
Nasıl ki ana baba çocuğunun terbiyesi için
Hatasında cezalandırır
Aslında o ceza değildir
Çocuk onu ancak
Hatası düzen bulduğunda anlar

Uğraşın kulun hayrına olsun ki
Sana sevap kapısı açsın
Yemeyi düşündünmü
Yolda olanı da düşün
Giymeyi düşündünmü
Yolda gideni de düşün
Öyle olduğu zaman unutma ki
Seni düşünen de olur
Her yediğin lokmada
O’nu bil
O’ndan gelenleri bil
Her giydiğin hırkada
O’nu bul
O’ndan gelenleri bul
O zaman bencillikten sıyrılmış olursun
Her yediğin yemekte
Yoldan geleni düşün dedik
Lokmanı paylaşmayı düşün ki
Allah’ımın vergisini bulasın
Olursa yerim
Olmazsa aç kalırım dediğin an
Verenden şüpheye düşmüş olursun
Aç kalan yok mu? Elbet var
Sen gözetsen ne olur?
Kaç kulun karnı doyar?
Eğer aç kalan kul
Daha önce bencilliğe düşmeseydi
Aç kalmazdı
Kendini buldurur
Tekrar doyurur
Neden?
Kuluna olan sevgisinden
Onun için sevgisinden şüpheye düşmeyelim
Allah’ımın sevgisine
Layık değilim diyen kullarına.
Her kulunu sever
Kulağını çeker
Sonra sevgisi ile kucaklar
Aşkımız ölçüsüz
Güldüğün günde O’nu bil
Ağladığın günde O’nu bul dedi
YUNUS’um geldi:
 



Allah’ım nerdesin?
Derdimi görmez misin?
Dediğin anda
Seni kucaklar
Ben buradayım
Sen kendini bul der
Onun için derim
Her olay O’ndan
Yanılmayın şer değil
Seni sana bulduranın
Şer olduğu vaki midir?
Sorulanın açık manası şudur:
(Hayrun ve şerrun)
Her olay sendendir
Yanılsam şer desem dahi
Mademki sonu seni bulmaktır
Badelmevt O’na kavuşmaktır
Yorumu yanlış yapılır
Hayır da şer de Allah’ımdan denir
Elbet her olay Allah’ımdandır
Ne var ki senin şer dediğin lütuftur
Nefsim imtihanımı verdi
Benim bedenimi sıyırdı
Neden?
Mantığıma uymayandan
Mümin kıldım nefsimi
Sıyırdım kafesimi dendikte
Ruhumu hür yola verdim
Verdiğim an vardım
Dayandığım ağacı
Varışta gördüm
OSMAN der ki;
Ağacı yola diken
Güneşin yaktığı kula
Gölge verendir

TABDUK dergaha
YUNUS, OSMAN’a uydu
Asmayı diken
Kütüğe bakan başka
Suyunu sıkan
Güneşe koyan başka
Meyhanede satan başka
İçip sarhoş olan gene başka
Aslolan elele verip
Birlikte kalmak
Asmadan geleni bilmek
Oyunu kime versen
Kazanan o olur
Ayırım yapmazsan
Kazanan sen olursun
Asmayı dikendedir güç dersen
Üzümü sıkanı unutmuş olursun
Üzümü sıkanda güç dersen
Meyhanede sunanı unutmuş olursun
Birliği bulursan
Dirliğe girersin
Kainatın düzenine
Ayak uydurursun
Birliğe uyarsan
Dağılımdan uzak kalırsın
Allah’ım toplamaktan aciz değildir
Ne var ki kul bünyesinde toplanmayı bilsin
Unutulmasın;
Hakikat topluluktur
Hakikat beraberliktir
Karnım doydu şükür diyen
Cümle için şükretmelidir
Ben doydum
Ya aç kalan demeyin
Madde doyurmaz
Yaşadığın müddetçe yersin
Yine doymazsın
Her tok yattığın gecenin sabahı
Aç kalkarsın
Halbuki mana öyle değildir
Manaya doyulur mu? derseniz
İşte ayrılık odur
Maddede doyarsın
Manaya doyamazsın
Her an açsın
Açlığını bildiğin müddetçe
Doymaya çalışırsın
Bir an gelir açlığını da unutursun
Aşkta tiryakilik yoktur
Çünkü tiryakiliğin sonu vardır
Halbuki aşk sonsuzdur
Kul oldum bilmedim
Verdiğini görmedim
Düğümünü çözmedim dersen
İhlastan ayrılmış olursun
Çünkü kuluyuz biliriz
Dara düşer Allah’ım deriz
Düğümü O’nun çözmesini bekleriz
Biliriz ki O’ndan başka çözen yoktur
Yediğim dünyanın
Giydiğim dünyanın
Aldığım benim
Aldığım Allah’ımın emrine uydu ise
Kazancım büyüktür

Fistan ile yürüdüm
Fistanı dürdüm
Sandığa koydum
Bedenin kaldığı yerde gördüm
Demek ki beden de
Dünya malı imiş dedim
Beden dünya malı da olsa
Madem ki O’nun vergisi,
Özüme emaneti
Hakkını bilmeliyim
Sorgudan kaçmalıyım densin
Emanetine hak tanınsın
Eziyetten uzak tutulsun
Yeterince aşına
Yeterince başına bakılsın
Aşının vergisi
Bedene zararlı ise almazsın

Allah’ıma emanet olunuz
Cümleniz selameti bulunuz
Sözümden niyetlerinizi alınız
Daha önce dedim
Arif olan alır
Sözümü elekten geçirir

Allah’a ısmarladık

Lailahe illallah Muhammedür Resulullah