27 ŞUBAT 1973


MEVLÂNA’yım ben!

YUNUS’um geldim
Cümlenizi selamladım
Gayreti hüner bilenden
Hüneri silersen
Gayretin boşluğunu görürsün
Gayretin boşluğuna hayret edene
Nasip O’ndandır dersin

Çizginin sorgusu yapılır
Yolunda gidişinde durana sorarsan
Beklerim der
Sözün bitişini sorarsan
Noktalar
Kısa süreli çizgimiz noktadır
Mayası nerden olursa olsun
Unutulmasın ki
Un ile sudur
Unun anası topraktır
Toprak veresiye
Kul alasıyadır
Toprak verir bıkmaz
Kul alır bıkmaz
Yolun gidişine
Kul nasıl gönül koymaz?
Aldım vermedim
Gördüm bilmedim
Geldim dönmedim demezsin elbet
Çiçekleri derledin mi?
Düzlüğe serdin mi?
Demet yapıp dağıttın mı?
Gönlümün bahçesi öyle büyük ki
Cümleye dağıttım
Her kulu gücümce eğittim
Ne var ki
Eğilen ile bir olmadım
Kul eğilmez kul önünde
Yenilenmek istersen
An içinde anı yaşa
Her an yeniden doğuşundur
Eskiden sıyrılışındır
An siler
An yeniden yazar
Sonuca bakalım
Kandili yakalım derseniz
Sonun nerede başladığını bilir misiniz?

YUNUS’um der ki;
Ceht ile ahvale bakarsan
Efkâra düşersin
Çünkü ahvalde
Cehte değer var mıdır?
Yanılmayandan olunuz
El bağlayıp oturunuz demedim
Manayı dilersen bulursun
Nasibi yazandan alırsın
Yaşamak, çalışmak ile kaimdir elbet
Çalışmanın yaşayana
Zarar vereninden kaçının
Koşuya çıkan atın gayreti
Neticeye kadardır
Neticeden sonra da
Aynı hızla koşarsa
Çalışmanın ötesine geçmiş olur
Nameyi dinleyen
Sözün tadını bal ile alandır
Küfür, kulun gözüne toprak atandır
Dileğiniz gibi söylemek
Zevkimiz olsa da
Dileyen gibi söylemeyi
Edepten sayınız

Şahın değeri fistanındadır
Fistanı sıyırdıkta
Senle benle bir olur
Selameti O’nda bulur.
Selamet O’na
Senle benle kapı açar
Senle benle bir olmadan
Sanılmasın kapıdan geçer
Gurbette yolcuya sorsan
Sıla şarkısı söyler
Vardıkta doğuşu heceler

Nuru ile gezdikmi
Nuru ile kaldıkmı
Gönlümüz bahçedir
Nurunu harcadıkmı
Bağımız kurur
Bahçemiz solar
Zannedilir ki kul
Dünyada öyle yaşar
Yaşamak beden ile değil
Ruh iledir
Bedenin ayırdığı nedir?
Dünya yaşantısı.
 



Ruhun niyeti
Bedene diyetini ödetir
Olmayacağı niyet edersen
Yürüdüğün yoldan dön derim
Olmayacak nedir?
Allah’ımın emretmediği
Allah’ım Kuran ile
Olacağı vermiştir
Olmayacağı vermiştir
Çalayım dersen
Niyet edersen
Olumlu mudur?
Niyetin diyetini
Beden dünyada öder
Ruhun diyeti öteye kalır
Çeşmeye su gelmezse
Çeşmenin değeri
Ağırlığında kalır
Veriminde değil
Sohbetimiz tatlı gelsin
Cümlemize bal sunsun

OMAR der ki;
Diktiğin ağaca
Su ver gölgede
Neden? dersen
Su ile güneş
Birbirine verir ateş
İki ateş bir olursa kavurur
Onun için biraz su
Biraz güneş gereklidir
Aynı manada değil mi? denir
Değildir
Biri farz, öbürü sünnettir
Ne var ki
Her ikisi de şarttır
Her şerait birbirine müstenit midir?
Olana bakarsanız
Öyledir dersiniz
Olanın değil
Verenin yargısıdır
Verdiği kulun görgüsüdür
El elde olursa
Sıcağı alırsın
Nedendir?
Soruya verdim
Elele kim tutar?
Elbet dost
Elini her kula uzat
Düşman da bilsen
O zaman ele de güzel gelir
Dost dostu bulur
Dostluk elele verme ile başlar
Her iki elini
Bir dostuna vermezsin elbet
İki el sana iki dost kazandırır
Unutma ki iki dostta da
Dört el vardır
El el ile büyür
Cümle ile bir olur
Birlik dostluk ile başlar
Birlik elden ele değil
Gönülden ele aktarılır
Bende olan sende yok deme
Her kul ayrı değerlendirilmez
Ne var ki
Değer noktasını bulmak gerektir

Meyde her kul aynı tadı bulmaz
Kimi sarhoş olayım
Kimi kendimi unutayım
Kimi de yari bulayım diye alır
Sarhoş olayım diyen
Yolunu arayandır
Kendimi unutayım diyen
Dünyayı silmeye çelışandır
Yar’i bulayım diyen
Her ikisinden de öteye geçendir
Ne var ki ulaşan değil
Çünkü ulaşan
Yar’in gönlünde olduğunu bilendir
Günün her anı sende midir?
Soruya verdim
O elbet sende
Ne var ki sen O’nda değilsin
O sende olsa
Ne nasip kaygusuna düşer
Ne olaya çözüm arardın
Bilirdin ki;
Her olayı çözecek Sadece O’dur
Cümlenize eyvallah diyelim
Selamet dileyelim

Allah’a ısmarladık

Lailahe illallah Muhammedür Resulullah