|
Soru: Hz. ALİ efendimiz
6/6/1980 tarihli tebliğdeki beyanlarında insanlara hitap ettikten sonra,
'Kayguyu siliniz ahlak yerindedir biliniz', buyuruyorlar. Buradaki ahlak
kelimesinin delalet ettiği anlamı açıklar mısınız?
MEVLÂNA’yım ben!
Geleceğiz göreceğiz
Yerde ne var diyeceğiz
Soruya geleni
Kayguda olanı
Niyaza vereceğiz
Kuşak beli sıkmasın
Kul körpe fidanı sökmesin
Yerden gelen nedir? diyene sözüm;
Yerde yaratılan vardır
Gökte bilim
Yorum elbet yeterli gelmez
Çünkü bilime kulun aklı ermez
Armağan verdik dense
Olmuş meyve yense
Yorum dünyadan gelir
Bilinen başka
Bilim başkadır
Görünen bilinendir
Örtüyü açalım diyene de ki;
Gücün yeterli gelmez
Adım attım öteye
Taşı vurdum katıya dedi
YUNUS’um sözü aldı:
Beraberlik oluşur
İki alem buluşur
Adı ile bilişir
Görünen değil
Bilinen yeterlidir
Asma üzüm yüklüdür
Kulun sırrı saklıdır
Bilen bilmeyen haklıdır
Sözü Hac’dan alırız
Satır satır veririz
Verilene uyanda
Yolum nerde diyende
Elbet ahlakın var olduğu görülür
Her olay niyet ile ölçü alır
Demde güzel gelen
Yarına değerini bildirmez
Öyle oldukta hata mıdır?
Günde, anda niyetine
Hayır diye başla
Yanılandan olmazsın
Ahlakına söz almazsın
Elbet yorum kuldan olmaz
Allah’ım gönüllerden Uzak kalmaz dedi
YUNUS’um yürüdü
Birde ben
Birlikte sen olursan
Kendini ayrıda bulursan
Yakın gel çözeyim dedi
KAYGUSUZ söze girdi:
İpte adım atamazsın
Çünkü cambaz olamazsın
Geyik yerini bilemezsin
Doyumsuzluk nerden dersen
Kendini bulamazsın
Geldik yaya durduk ağaya
Dedik; Ne oraya ne buraya
Yapıya el verdik
Kapıya söz ile durduk
Konuk geldi diyene
Eyvallah dedik
Geçit dileyene açıktır dedi
KAYGUSUZ yürüdü
Allah’ım sana bana
Yolunu açar
Allah’ım senin benim
Gönlümü seçer
Her bilen
Dilenen yollardan geçer
Elbet geçilen yolda
Seçilen kulda ahlak vardır
Düzende yerim var diyen
Her var olanı yerinde gören
Ahlak sahibidir
Sen mi aldın?
Ben mi verdim? diyenden değiliz
Yardan ayrı kalmadık
Kulunun ayrı görmedik
Gayrette olsa
Hataya düşse
Bilmeyi kendine uyumlu kılan
Ahlak sahibidir
Dost kapısı dedik
Hak yapısı gördük
Geldik yuvada durduk
Duranları selamladık
Ele kaşık gereklidir
Dosta aşık gereklidir
Suyun başı bizdendir
Suyun aşı sizdendir
Her kulu katıldıkta
Sofraya nasip atıldıkta
Ayrıda olmaz
Ahlaktan uzak kalmaz
|
Gel dedik
Gül bahçesine çağırdık
Toprak ekine
Suyu köküne geçerlidir
Suyun verdiği
Kulun aldığıdır
Düz ova vergilenmez
Düz ağaç sargılanmaz
Sözü bilen sorgulanmaz dedi
PİR SULTAN ABDAL söze girdi:
Hay dediysek
Düzene değil sezene
Söz dediysek Yazan’a
Kusur bulmadık dizene
Düzene ayak atanlar
Ayağı pula satanlar
Her gölgeyi kaygu diye sezenler
Uzak kaldı
Niyete uyanı bilmeden sezenler
Olur olmaz diye yozanlar
Adımızı saraydan attılar
Sözümüzü bilmeyene kattılar
Bilen bilir gözleriz
Gören bulur izleriz
Cümlenize söyleriz
MERYEM nerden aldıysa
Yeri nerde dediyse
ABDAL da onu söyler
Ağaç köklü değilse
Kökü saklı değilse
Bulana el veririz dedi
ABDAL yürüdü
Dayandığın ağacı kökleme
Ata gücünden fazlasını yükleme
Açılacak, ne var ki
Dar köprüden geçilecek dedi
MERYEM sözü bağladı
Mendil yeterli midir yerden verene?
Sedef geçici olana değil
Seçimi bilene gereklidir
Konuk geleni verdik
Bilmeyi dilediğini serdik
(Soru: Bayan
Hanna için mi?Avusturyalı bir soprano)
Aktığı yeri buldun mu? dedik
Aradım dedi
Değirmene un vermeden
Değirmenci söz almaz
Dostluk alışa ile verişende bağlanır
Geldiği günden bildiğini arasın
Bilenden sorduğu
Yeterli günde değil
Gelene bağlıdır
Eklenen yerde düzlüğe dönsün
Güneşin doğduğu yere baksın
Kendi içine dönsün
Güzeli orada bulacaktır dedi
MERYEM sözü bağladı
Hancı yolcuya bağlanır
Yolcu handa eğlenir
Bir verse üç alır
Gideceği yerde kendini bulur
Ne saç sayısını arttırır
Ne yerini düze bıraktırır
Geçerli olanın niyazı edilir
Her olay Allah’ıma havale edilirse
Düzenin sözü yerine gelir
Yazan’a öylece uyulur
Gölgede kalmayalım
Her olayda kendimizi
Olaya adapte etmeyelim
Koyun atın görevini yapamaz
At devenin yanında duramaz
Alışalım, olanı olmayanı alıştıralım dersek
Düzene karşı çıkmış oluruz
Yaratılan yaratanın malıdır
Kulunun himmeti olmaz
Asla zimmetinde kalmaz
Yerimizi bilelim
Verilen kadar
Gayret gösterelim
Cümlenize selam olsun
Her dost
Hak adına sözü bulsun
Allah’ıma emanet olunuz
Güç geleni
Sebep sormadan çözünüz
Deyiniz ki;
Güçlüğü yerinde bilmezsem
Bildir Allah’ım!
Çözemezsem göster Allah’ım
Tasarruf sahibi O’dur
Çözen O’dur
O’ndan olan O’ndan çözülür
Yerimiz senin ile bellidir
Cümlemiz senin dilediğin haldedir
Şükür diyelim
Şükürde selameti bulalım
Allah’ıma emanet olunuz
Allah’a ısmarladık
Lailahe İllallah Muhammedür Resulullah
|