|
MEVLÂNA’yım ben!
Kapılar hep açılır
Dilenende geçilir
Yazılanda göçülür
Cümlenize selam olsun
Her alan kendini
Kuluyum desin
Yazdık Hakk’ın sözünü
Sevdik kulun aslını
Dedik; Senden ayrı mı?
Gül adına
Gel andına
Gülün dikeni battı
Çiçek susuz kalırsa yattı
Gelen alan gitti
Ne sözünü etti
Ne aldığını suya attı dedi
YUNUS’um söze girdi:
Her adımı sayılır
Her halinde eğilir
Kulluk halden bellidir dedi
YUNUS’um sözü
PİR SULTAN ABDAL’a verdi:
Satan vermez
Alan sormaz
Niyet sözün ile durmaz
Alacağın vereceğin Hakk’adır
Bağladığın her düğüm Hak’tan
Düzen sayfada çözülmez
Kulu sofrada yanılmaz
Aşı ne ise elbet onu yer
Kuru lokma da
Baklava börek de
Aynı tokluğu verir
Ne var ki
Kimi kulu
Çoklukta güzelliği bulur
Çeşitte özelliği görür
Elbet çeşit güzeldir paylaşırsan
Paylaşmaktan maksat;
Aşını işini
Arkadaşlığını yoldaşlığını
Sazını sözünü
(Soru: Talip
olmazsa paylaşmaya?)
Ya Allah dersen
Yolda yürürsen
Paylaşmayan olmaz
İşini paylaşmazsa
Sözünü dene
Sazını söyle
Günahına ortak ol,
böl
Bil ki;
Bölünen günah dağılır
Dağıldığı anda
Bilmeyen kulu
Gördüğü halde eğilir
Günahın sevabı olur mu? diyene
De ki;
Sevabın sahibi
Sen misin ki
Günahı başkasına yükledin?
Kendini başkasının
Günahı arkasına sakladın?
Saymadan aldığın her lokma
Eşit olamaz
Küçük lokma yiyen
Büyüğü yutamaz
Gayretin verdiğine uyduk
Er meydanı dedik
Hakk’a yöneldik
Sanmayın yanıldık
Günlük hayale kapıldık
Er olan bilir
Allah’ım bilenden razı olur
Dört kapı açtığın
Hepsinden geçtiğin
Kendinden kaçtığın açıktır
Dön kendini bul
Elinde olan eli gör dedi
PİR SULTAN ABDAL yürüdü
Mevlâna’yım
Konuyu aça aça
Akan suyu geçe geçe geldik
Günde yerini alan her kuluna
Selam ile Katıl dedik
Açılan her kapı
Hakk’ın kapısıdır
Geçemezsem? denilmesin
Kapıya talip olan
Adımını o yöne getiren
Elbet kapıdan geçecektir
Yanılma olmasın
Kulunun haline yön
Kulunca verilmesin
Komşuya bakmazsan
Komşudan sorulduğun gün
Yüzüne örtü mü koyacaksın?
Kendim kendimi bilmezsem
Kuluyum yolumu aldım demezsem
Başkasına diyecek
Sözümüz kalmaz dediler
Kayguyu kendinden uzak tuttular
Yapıya almadan
Gittiğin olmaz
Yapıya katmadan
Kaldığın olmaz
Kim olursan ol
Yapıdan hem alırsın
Hem verirsin
Çalanda dahi
Hakk’ın tecellisini bulursun
Senden alır
Gene de sana verir
(Soru: Ne
verir?)
Soyunduğu halini
Yapıya gelen bilir
Her alış veriş
Maddi manevi
Birbirini eşitler
Geçici halde çeşitler
Kumun her tanesi
Toza adını verir
Birlikte çölleri
Meydana getirir
Alacak verecek
Her zahmette
Birbirini eşitleyecektir
|
YUNUS’um söze geldi
Sorulan Soruya güldü
Paylaş paylaş
Ne ile halleş?
Param bitti veremem
Sözüm yetti deremem
Toprak gitti süremem
Kime kimi söyleyeyim
Kimi kimle eyleyeyim? dediler
Sözden söze girdiler
Baktım elde azık yok
Geç dedi
Sözü de esirgeme
Dedim;
Dilde kazık yok
Söyle söylediğince
Dinle uykuya dalmadıkça
(Soru:
‘Dinlemek’ de paylaşmak mı?)
Eyvallah
Soğuk suyu paylaşırsan
Mideye
Sıcak suyu paylaşırsan
Maddeye
Akan suyu paylaşırsan
Manaya hizmet edersin
Edemem, yolum değil dersen
Elbet Allah’ım
Hizmette olana yer verir
Sana başka
Hizmetler gösterir
Unutma ki
Her kulu hizmettedir
Bildiğin hizmet
Bilmediğin getirir
Kaçayım dersen
Seni ona götürür
Asla kaçamazsın
Hizmetin bitmeden
Göçemezsin
Her göçen
Hizmetine de
Nokta koyandır dedi
YUNUS’um selamladı
(Soru: “Cennete göçenler renksiz alemdekilerin durumunu gördükleri halde
huzurlu mudurlar, nasıl huzur
içinde olabilirler” şeklindeki konuşmalarımıza bilgi verebilir misiniz?)
Noktaya daha gelmedik
Sözü edilene gülmedik
Güldüğümüz
Yoldan yolu ayırandır
Yol asla ayrı değildir
Allah’ıma emanet olunuz
(Soru: Ali
kardeşimizin Sorusuna yanıt verecek misiniz?)
Sorulan soruyu verdik
Yemen’den gelen her söz
Yemen’den gayret verir
Kapalı olan her kapı
Kulunun talip olduğu günde açılır
Elbet söz ile talep değil
Öz ile
Haz ile
Gönül ile
Göz ile
Her kulu talip olduğu halde
Yemen’den gelen cevaba açılır
Öylece söze geçilir
Olmak olmamak kuldan değil
Hakk’tan gelen emir ile yerini bulur
Kement atmak
Atı tutmak değil
Tuttuktan sonra
Bakmaktır önemli olan
Bakmaya bakmamaya
Allah’ım karar verir
Bakacağı O görür
(Soru:
Yukarıdaki satırlarda “dedi, dediler”i kim dedi?)
YUNUS’um yol arkadaşı ile
Konuştu konuşturdu
(Soru: Adı
belli mi efendim?)
Adı gerekse verilirdi
Çöpten ele aldığın
Dal diye toprağa diktiğin
Gün gelir ağaç olur
Daha önce dediğimiz gibi
Dilerse Allah’ım can verir
Sorulan YUNUS’umdur
Sarılan cümleniz
Allah’ım cümlenizden razı olsun
Dilenen günde
Cümleniz aynı halde kalsın
Kapılar açıktır geçelim
El ile elden tutalım
Ben sana vereyim demeden
Birbirimizi eşitleyelim
Hiçbir kulu
Diğer kulundan
Hak huzurunda ayrı değildir
Üstünlük hakkına sahip olamaz kimse
Az bildik çok aldık diyelim
Her kulu ile
İçtiğimiz suda dahi
Ortak hali görelim
Ortak hal;
Kapıya geldik
Hakk ile halk olduk
Halk ile birbirimizi bulduk diyelim
Ne eziklik duyalım
Ne gurur ile gark olalım
Hakk’tan halka
Halk ile Hakk’a
Allah’ıma emanet olunuz
Allah’a ısmarladık
Lailahe İllallah Muhammedür Resulullah |