29 ARALIK 1983


MEVLÂNA’yım ben!



Kuşlar uçuyor ise
Sürüler geçiyor ise
Kul gelip göçüyor ise
Yaratanın gücündendir

Yapıya yük vermedik
Kapıda hak sormadık
Niyazdan geri kalmadık
Cümlenize selam olsun
Sofranızda
HOCA NASİRRİDDİN nasip alsın

Söz ile geldik
Saz ile verdik
Her hale güldük
Gülenden güzeli sorduk
Seni olgun bileceğiz
Meyveyi olgun yiyeceğiz
Dost kapısında her gelen ile
Sabah akşam güleceğiz

Kemerden belini sorarsan
Alışamam der
Beline kemeri sorarsan
Çalışamam der
Oluşana doğruyu veririz
Her olayda gerçek ile buluşuruz
Güldüğümüz ordandır
Görünen ayrı, öğrenen ayrı

Çevreyi doladı isek
Çehreyi sevdiğimizdendir
Özünü almak için
Meyveyi soyduğumuzdandır dedi
HOCA selamladı


Her adıma göz verir
Her yaprağa söz verir
Bilse bilmese
Her kulu yaprağı okur
Yapraklar güzeldir
Okunan gazeldir
Gazel ölüm değildir
Her kulun geçen günüdür

Mevlâna’yım!

Korkuyu her günümde sildim
Sevgim ile her zerreyi böldüm
Geçen günü gazel diye andım
Allah’ım dedim
Aşkı ile yandım
Sevgim her varolana geçer oldu
Dost kapısında
Her kulunu tutar oldu
Geldi geldi güzü buldu
Sizler ile dostu gördü
Semer almadan bildik
Konuyu gönülden bulduk
Her olaya Hakk adına güldük
Allah'ım cümleniz ile
Her alanı güldürsün
Cümlenizin dumanını sildirsin

(Soru: Semer nedir?)
Semer: yük için yardımcıdır

Saymayı denedik
Eğiten ile övündük
Geçirmeyeceğimiz köprüye
Asla yönelmedik
Karşıya söz verdi isek, yanılmadık dedi,
YUNUS’um yol üstünde durdu
Yolda olanı sordu: 

Aldığı yaprağı okuyacak
Bulduğu ipliği dokuyacak
Bülbül misali şakıyacak
Niyaz ile gerçeğin düğümü çözülecek dedi,
YUNUS’um selamladı
 



Yemeniyi giyeceğiz
Tatlı aşı yiyeceğiz
Akan suya niyaz ettik
Sema deyip döneceğiz
Kayalar aşılacak
Hak yoluna düşülecek
Gelen olaya şaşılacak dedi
HAMZA DOST selamladı

Ağaçtan ağaca ipi bağladım
Dost kapısında
Hak sözünü sağladım
Uyandım güzeli bekledim

Bildim buldum
Gün gün okudum
Bilge oldum diyene
Okuyan bilge oldu mu? derse
Seyirden uzak kalır
Kendi kendine evhamı bulur
Bilen; Dayandığı gücün
Sonsuzluğunu idrak edendir
Bilirim diyen kalıpta kalandır
Allah’ım kalıpta bırakmasın
Dardayım deyip
Kuluna yük atmasın

Çevreyi dolayalım
Yapıda gönlümüzü halleyelim
Meydana her gelen ile
Sözümüzü belleyelim dedi
PİR SULTAN ABDAL kayıtsız söze girdi
KAYGUSUZ ile ipliği bağladı


Danışılan yoldadır
Yağmur akarsa seldedir
Doyduk uyduk
Selam ile geldik
Selam dedik döndük


Mevlâna’yım!

Kapalı sandık sahibinindir açılmaz
Kapalı kapı yapındır aşılmaz
Kapalı gönül kulunundur şaşılmaz
Yol cümlenindir; Allah Allah diyenindir
Kapısını örtenden
Gönlünü dürtenden yol dilenmez

Mevlâna’yım!

Kement attığımız her olayda
Allah diyen, gerçeği soranı buluruz
Gerçek kalıpta değil, kainattadır
Her adım atan, yolu tutandır
Kaygusuz katıldığımız için
Allah'ıma şükredelim

Sakiyi bulduk
Şakiyi sildik
Her hal üzere
Resulüne uyduk
Gönlümüzü duyduk
Yeryüzü dedik seyre daldık
Güzel, güzel, daha güzel diye
Sergimize koyduk
Her gelen alır
Güleni bulur
Ne güzel olur
Allah’ım, cümlenizi kalıptan çıkarsın.
Allah’ıma emanet olunuz

Mevlâna’yım!

Her günün olayı
Gelen günlerin dolayıdır


ALLAH’a ısmarladık. 

Lailahe illallah Muhammedür Resulullah

23aralık1983

SOHBETLER

tarihsiz1984