29 EYLÜL 1983


MEVLÂNA’yım ben!



Koyduk yolumuza
Girdik kolunuza
Selam verdik cümlenize
Kapılar açık kalsın
Dileyen her kulu gelsin
Dost kapısında desin
Gönülde olan ile
Kanda olanı ayırsın

Sürü aldık yolunuza
Kuvvet dedik kolunuza
Yerden gökten gelenin
Her yaprakta görenin
Yapısında bulduk
Kapısında kaldık dedi
YUNUS’um selam ile söze geldi:

Her adımda sayarız
Kimden kimi sorarız
Cümlenizi sararız
Rabbim verdi güzeli
Dedi; Ağaç döker gazeli
Bir yaprak bin yaprağı besleyendir
Bin yaprak bahçenizi süsleyendir
Bağlar düzene girsin
Dostlar seveni bilsin
Her kulu birbirine gülsün dedi
YUNUS’um selamladı yürüdü

BAYRAM ‘dan selam aldım


HACI BAYRAM
Sohbette sözü buldum
Dalmadan su dibine
Kulunun girdin gönlüne
Dedim; Ayıkla taşı
Açılsın güzel başı
Gerçeğin olduğu yerde
Masal geçerli değildir
Karıncada düzen vardır
Gezen değil
Dost diyende seçen vardır
Geçen değil
Dumanı yapıya uygun görmedik
Gölgeyi yeter diye silmedik dedi
HACI BAYRAM selamladı yürüdü

Göründüğü yerde
Gölgesini silendeniz
Bilindiği yerde
Kayguya cenk verendeniz dedi
PİR SULTAN ABDAL söze geldi:

Oyuk bulduk ağaçta
Arılar kovan kurmuş
Çalışmaya bilgisince alışmış
Balı almışsa kulu
Yorumu senden, benden midir?
Vergisini bilenden midir?
Kulu yiyecek arıyı bilecek


YUNUS’a yol soranın

Bakmayı denediğin her düzen
Senden sorulsa sorulmasa
Bilginde kalacaktır
Arayan sende bulacaktır

Değirmene gideyim
Yolda dostu göreyim dersin
Her lokmanı
O’nun adına yersin
Elden ele alışırız
Biz sofrada buluşuruz dedi
PİR SULTAN ABDAL yürüdü

Suyun aktığına yol alırsan
Deryayı bulursun
Yumuşak kul olursan
Yorumda kalırsın dedi
YESEVİ söze geldi:

Yerden alacağım
Adım adım gideceğim diyene
Karşımızda olana eğitmene
Konuk değilsin
Kanıtta yer vardır

Açtığın kapıda sır vardır
Gönlünde olana
Gönülden katıldık
Ne var ki
Düzende zor vardır
Olduğun gibi kalasın
Senin için kâr vardır

Aynaya bakacağız
Kandili yakacağız
Kim dilerse elinden tutacağız dedi
YESEVİ selamladı yürüdü

Gümüş altın benzeyecek
Dost yolunu bezeyecek dedi
HAMZA DOST selam ile geldi:

Hatırladık o günü
Sevginize koyduk bu günü
Kuşakta darlık kalmadı
Düzende zorluk bulmadı
İnandığı dosttan
Ayrıya yer vermedi
Aldığı görevden
Asla ürkmedi


Her yolun bağı birdir birleyeceksin
Akan su misali gürleyeceksin
Her günün doğuşunda
Kendine yönel de ki;
Seni beni ayırmadan aradım
Yoldan gülden taradım
Ben senden
Sen bende
Özümü buldum
Şükür Allah’ım doldum dedi
HAMZA DOST selamını
Her seher getirdi
Dayandık Allah’ıma
Soyunduk nefsimizden
Yapıda birliğe erdik
Kapıda erliğe durduk
Selam olsun
Selamını getirdik Resulünden
Her yaprak dize gelsin dedi
HAMZA DOST yürüdü

Yol aldık kula kula
Sofrada kurduk yağa bala
Her lokma sayılırmış
Meyveler soyulurmuş
Yedik içtik şükrettik
Nasibe inandık dedi
KAYGUSUZ söze geldi:
 



Hepimiz bir bir geldik
Hepimiz sırda kaldık
Açalım perdeleri
Dürtelim zorbaları
Kama ile ok ile değil elbet
Dost diye diye
dedi
SARI SALTUK söze geldi:

Kement attığın olaya
Düzen vereni düşün
Yoğun gelişen olayda
Ağır çalışana söz etme

Karşımızda olana

Kendinde aradığın
Yorumda katıldığındır
Bahçendeki çiçek misali
Yolundakine de su ver

MERYEM söze girdi

SALTUK ile sözü birledi:

Eğilene varlıktan
Dikilene zorluktan gerçeği buldur
Ham meyveyi güneşte oldur
Gidemem diyeni durdur
Zorlarsan yorulursun
Kahır ile karılırsın

Sözünü ocakta
Susuz tencereye
Döktüğün su gibi söyleme
Beklet öyle söyle
Karşımdaki dersin
Karşındaki kızgın tencere ise
Ani su dökme

Ocağı yakacağız
Tencereyi su ile bırakacağız
Tencereyi ocağa susuz bırakırsan
Elbet kızar dedi
SARI SALTUK selamladı

MERYEM sözüne devam etti:
Ayran verene uğradık
Dost kapısından selam getirdik
Hekim ile oluşuruz
Ara ara buluşuruz dedi selamladı
MERYEM yolunda olan
Her kulunun yardımındadır
Gülelim, bilelim
Sevelim,sevilelim
Bilginin de sevginin de
Özü vardır dedi MERYEM
Selamladı yürüdü

Sarı mendil elinde
Sevgi dolu gönlünde
Ne birinde ne öbüründe
Demezsin yatar kabrinde
Gelir gider
Gezer döner
Aşkı ile yanar
SARI ANA denir anılır


Bağladık mendili
Yağladık kandili
Zorladık Dost kapısını
Olsa olmasa
Bulduk yapısını
Gayrette görgünün yeri vardır
Deme açılan kapıdandır


Yoğurt yesin


Az değil
Dinlersin
Açılacak görevde yerini alsın
Şahit olacak
Sabit kalacak

Aldığı ile verdiğini bağlayacak
Eklediği yamada
Özünü görecek dedi
SARI ANA selamladı yürüdü

Ne fistan adını verir
Ne bostan mideni doldurur dedi
YUNUS’um yeniden söze girdi:


Yayık aldık ağaçtan
Ayran içtik bakraçtan
Kucak açarız
Kaygudan kaçarız
El dil gönül birliğine
Talip çıkarız

Böcek gelse elimize
Ayrı verse dilimize
Taşı koysa yolumuza
Asla neden demeyiz
Düzene aykırı saymayız dedi
YUNUS’um selamladı yürüdü

Yıldızları sayamayız, mehtap varsa
Güzelliğe doyamayız
Güneşi gölgesiz seyredemeyiz dedi
RABİA SULTAN söze geldi:

Bayram ona
Seyran ona
Yolcu bildiği hali anlatır ona
Sevgisiz kalmaz

Kahırda bulayım demez
Her olayı bildiğince süzer
Öylece gerçeği sezer dedi
RABİA selamladı yürüdü

NUMAN der ki;
Ayağından ezilmez karınca
Gölgeyi bildiğin kararınca
Ne ayırırsın
Ne de ayrı geleni kayırırsın
Allah’ım razı olsun

Yolunuzda gönlünüzde dedi
NUMAN selamladı yürüdü


Allah’a ısmarladık

Selam Selam Selam

Lailahe İllallah Muhammedür Resulullah



(Resim verilir: SARI SALTUK)

SARI SALTUK selam ile verdi 

 

28eylül1983

SOHBETLER

30eylül1983