10 KASIM 1983
|
Korkuyu sildik bulduk Gönülden konuya girdik Cümlenize selam olsun Yardımcı gelen her varlık Yardımından gururlansın Desin ki; Sevgiliyi bilirler Her verileni O’ndan diye görürler El aldık gül verdik Konuya sevgi ile girdik dedi YUNUS’um söze geldi: Sevgi bağına gireceğim Altın ağı öreceğim Kuşak alsam belime Dileyen her kulu saracağım Yaprak olduk dökülmeyen Kökleri sökülmeyen Ağacımız bilmeze dikilmeyen Kundak aldık açacağız Gerçek bildik geçeceğiz Her kulunda Güzeli seçeceğiz dedi YUNUS’um dolan her kulunda Verginin aslını gördü Sergiye öylece girdi Dereden su alırsam Kumuna da sahip olurum Darlığı öylece bilirim Deryadan su alırsam Her zerreden söz bulurum Öylece genişlikte Kendime yön vereni görürüm dedi YUNUS’um selamladı Komşunun sözünden alacağım Kendi bilgimde bulacağım Cümlede dolacağım Gölgeyi sildiğimi Güneş ile aydınlandığımı Her anda adını anacağımı Yazdığı her satırı Karşılıksız bileceğim dedi HACI BAYRAM söze geldi: Sancak yeri değil ser'i bildirir Yapıya geldikte soruyu sildirir Dost olduk Yorumda dumanı sildik Dağlar söze katıldı Dediler ki; Bulutlar bize gelir Toprağı öyle bulur Kar gelse bizde kalır Gönülde olduğu halde yorulur Demek ki; Rahmetin zahmeti dağlardadır Kulluğun hikmeti yollardadır Her zahmetine katıldık Rahmetine itildik Hem hikmetine inandık Aşkı ile yandık Doğruya bilgimizi verdik Kelimeden aldığımız ile Gerçeği bulduk dedi HACI BAYRAM selamladı Saydık yerde meyveyi Dedik şifa verir ayvayı Yamaya yer vermesin Göğüste olana Kaygu etmesin Ayvayı kaynatsın Suyunu içsin Kapalı gelecek konu Bilinmezse sonu demeyin Her konunun Açıldığı bilinsin Olay son diye yorumlanmasın Gününü yerden değil Kendinden alana Allah’ım her anında Yardımcı gönderir dedi YESEVİ söze geldi: Bıktım sözün uzunundan Aldım konuyu yazanından denilmesin Vergiden asla şikayet edilmesin Geldim çeşit dünyaya Dedim konu dar mı ya? Her öğün aşın başı Her seher işin başı Aldım kenara koydum taşı Derdim benim yorumum Dert değil dedim Dinç tuttum başı Ne aşım eksilir ne işim Yok ise elimde taşım Taş gereksiz mi? dediler Sorguyu yönelttiler Taş ören ile Duvarı görene gereklidir Taş değirmene gereklidir Taşı vurmaya alırsan Kendini dövmüş olursun Örmeye alırsan Görmüş olursun dedi YESEVİ selamladı yürüdü Yollar yersiz vermeyecek Kul görevsiz kalmayacak Yumak alacak Örgüye verecek ise Düğüme kalmayacak dedi PİR SULTAN ABDAL söze geldi: Her adım götürür Her selam bitirir Kulu dostluğa katılır Gerçeği arayan Yerden göğe Gönlünü katlayandır Katlamak kendinden cümleye Yaprak misali çoğalmaktır Kat sayısı bohçalamak değil Az aldım çok gördüm Toprağı veriminden diye sürdüm Çiğ aşa baktım Pişer diye ocağı yaktım Ermemiş meyveye baktım Güneşten olumunu bekledim Her elde her dilde Yazan ile sezeni derdim Dedim ki; Gönülde oluşana Sevgi ile çalışana Allah’ım yardımcıdır, dedi PİR SULTAN ABDAL selamladı Ağaç gürleşirse ululaşır Daha önce dedik Orman misali olacağız Birbirimiz ile bulacağız Cümleye nefes vereceğiz Orman olduğu yerin Ciğeri değil midir? Her kulu birlikte olursa Gerçeği bilirse Olduğu yerde Nefes vermez mi? Bir ağaç az gelir Çok ağaç gür gelir Her kulunda var olanın nefesi Varlığa hevesi görülür |
|