|
MEVLÂNA’yım ben!
Her öğüt
güzeldir bilene
Niyaz ile
bulana
Cümlenize
selam olsun
Konuk gelen
suya dalsın
Söğüt dalı
yolunu verir
Gelen giden
halini görür
Duman yer
vermesin
Dayandığı
dalda köküne eğilsin
Yolumuzun
düzünde
Her kulunun
yüzünde
Akan yaşın
gözünde
Dost diyecek
bekleyecek
Her kulunda
Dost hali göreceksin ki
Uyumda olasın
Sepet ördük
düzene
Duman
vermedik yazana
Yamalı fistan
giyse
Yerden göğe
kilim serse
Her adımda
gölge görse
Bildiği ile
kalacak
Görgüsüne
sadece
Talip olduğu
gelecek dedi
BEHLÜL’üm söze geldi:
Altın olsa
alamam
Gönül dolsa
kalamam
Ömrüm
dağlandı
Sevincimi
bulamam deme sakın
Aldığın her
zerreyi
Dağılmayan de
öyle dokun
Çevre aldım
elime
Devre dedim
gününe
Olay yorumsuz
geldi
Sorumsuzluğa
geleni sildi
Yukarıya
çıkayım diyen
Merdivene
talip olur
Adım adım
çıkar
Her adımı
sayılıdır
Çıktıkça
güzellik seni sarar
Soyunduk
güzele
Talip olmadık
gazele
Güzel en
güzel dedik
Soframıza
Hak
sohbeti koyduk dedi
YUNUS’um söze geldi:
Her varlık
darlığı geçer
Her darlık
zorluğu seçer
Gölgeler
silindikçe
Gönüldeki
sevgi bölündükçe
Ne darlık
üzer
Ne zorluk
süzer
Açık olan her
kapı
Talip olanı
bekler
Dost sözü
alanın
Hamdolsun
diyenin
Güzelliği,
yerde gökte
Bulması
gereklidir
Unutulmasın
Sana dert
gelen olay
Günü doldukta
Düzene
geldikte
Sadece boş
geçen dert gününe
Kendini
uydurduğun için üzülürsün
Her olay
geçicidir
Her nefes
uçucudur
Gölgede
olanlar ile
Güneşe
bakmadım diye
Üzüntü alma
Her kulun
göreceği güneş
Aynı değildir
Bırak senden
ayrı olanı dedi
YUNUS’um
soruyu yerden aldı
Serden buldu
Gönül ile
oluşur
Aklın ile
buluşursan
Her nefeste
Bilgin ile
konuşursun
Elbet
O’ndandır
Ol dediğinden dedi
YUNUS’um selamladı
yürüdü
Dağlar selam
alır mı?
Derya bileni
bulur mu?
Dost
kapısında kalır mı? dedi
KAYGUSUZ selam ile
geldi
Her ağacın
gölgesi ayrıdır
Her yaprağın
vergisi de ayrıdır
Onun için
olan kulun
Görgüsü de
ayrıdır
Selvi uzaktan
selamlar
Yumak olsa
gelse
Gönülde
bulduğunu bilse
KAYGUSUZ’dan
sormazdı
|
Elbet soracak
Gönül
deryasına dalacak
Aldığına kah
gülecek
Kah ağlayacak
Emeğini
verdiği her yaprak
Niyazına
şahit olacak
Doğmayan her
zerre
Eğitimsizdir
Dünya her
zerrenin
Eğitim
merkezidir
Yaprakta
sayılıdır okuyana
Toprağa
ekersen
Aldığını
bilirsen
Yerimi gördüm
dersin
Kendinde
olana uyarsın
Bilgiden
maksat
Daha önce
verdiğimiz
Gerçektir
Gerçeğin
özünü bulduğun an
Her zerren
ile uyduğun andır
Ağaç altında
Tefekkür
ediniz dedik
Niyazımız
yapraklara
Tab edilir
Sela vakti
niyaz ediniz
Dediğimiz o
idi
Hepimiz
ayakta olur
Yaprakları
alırız
Yani
niyazlarınızı toplarız
Allah’ımın
izni ile
Dilenen
işareti veririz
Güzellik
yaprakta toprakta değil
Sendedir
Toprak
doğuran
Yaprak doğan
Ağaç besleyen
ve beslenen
Yani mana ile
maddeyi birleyen
Yapraklardan
aldığını düşün
Yapraklara
verdiğini gözle
Seversen gül
açar
Sevmezsen kul
kaçar dedi
KAYGUSUZ selamladı
yürüdü
Eskiye değil
yeniye dönelim
Toprağa değil
ağaca yanalım
Birbirinden
ayrı değil diyelim
Dönelim
dönelim dedi
HACI BAYRAM söze geldi:
Bağlara su
yürüdü
Sular aktı
Her yakayı
ekin bürüdü
Olgun gelenin
sesini
Dolgun
gelenin nefesini aldı isen
Darlığı
geçtin
Zorluğu aştın
Neden?
Gerçek değil dedin şaştın
Hiçbir olayın
nedeni yoktur
Olan
gerçektir dedi
BEHLÜL’üm geldi:
Şarkıyı
sevdiğini
Nefesten
aldığını bildirdi
Allah’ım
kuluna
Niyazının
bedelini verir
Affına
sığınan kuluna
İkramını
sunar
Devası
olmayan dava
Olumsuz
değildir
Erliğe
soyunduğumuz günde
Kullukta
gözümüz kalmadı
Genişleyen
yolda
Taşa ayak
vurmadı
Gelen geçen
ile
Dalmayı
düşlersen
Gayrete sözüm
kalmadı dedi
MERKEZ’im selamını
iletti
Dört kapı
açıktır talip isen
Kendinde
olana yöneleceksin
Olumsuzluk
kapımızdan uzaktır
Ayağımı
yuvaya
Uydurdum
gönlümü havaya
Sevindim
dedim ki;
Gönüller açık
Açık yorumlar
gibi
Allah’ım
cümlenizden razı olsun
Allah’a
ısmarladık
Selam Selam Selam
Lailahe İllallah Muhammedür Resulullah |