|
MEVLÂNA’yım ben!
Kuyuya yol sorulmaz
Güzel çirkin yorulmaz
Cümlenize selam olsun
Her kulu yorumsuz alsın
Elden ele gezindi
YUNUS ile sohbete gelindi
Söze özümüz ile
katılalım
Gönülde asla
Duman bırakmayalım
Aldığımız her söze
Kuruntu katmayalım dedi
YUNUS’um söze girdi:
Söze yoldan başlarsan
Tozu da var taşı da
Söze kuldan başlarsan
Tozu da var katı da
Her varolan
Varlığı ile
Darlığı ile
Zorluğu
ile güzeldir
Sevgini esirgemezsen.
Tatlı yersen
Ağzın tatlı
kalır
Tatlı dersen
Özün tatlı olur
Özde sözde O vardır
Sözde yaban olmasın
Sana yaban gelse de
Sende tadını bulsun
dedi
YUNUS’um selamladı yürüdü
Ayva nar çiçeklendi
Yapraklar böceklendi
Dost kapısını dilersen
Eşiğinde beklendi dedi
KAYGUSUZ söze geldi:
Arpalar buğdaylar
Boy boy oldu, gözlendi
Seferde olan
Güzele
gizlendi
Özlediğin her konun
Bilen ile izlendi dedi
KAYGUSUZ selamladı yürüdü
Beklediğin bağdadır
Yoğun gelişir
Bağladığın dağdadır
Dilendiği
gün buluşur dedi
YAHYA EFENDİ sözü
Gelişen ile gülüşene
bağladı
Selamını iletti yürüdü
Değirmene gideceğim
Buğday aldım satacağım
BEHLÜL ile söze
geldim
Tüm sürüyü güdeceğim dedi
PİR SULTAN ABDAL cümleyi
BEHLÜL ile selamladı
Söz aldık söz verdik
Aramızda sohbeti kurduk
BEHLÜL’üm sordu;
Değirmen öğütene mi?
Eğitene mi hizmettedir?
PİR SULTAN peyledi
Dünyada neyledi?
Sana bana yer verdi
Yüce dağa kar verdi
Ocak başı buldu da
Kışta yolum zor dedi
PİR SULTAN sordu;
Buğdayı kime sattın?
Yükünü kime sattın?
Her alanın bir Pir’i
Her soranın doz kiri olur
Doz: Şüphenin
zerresi.
Elde dost, gönülde dost
Öyle oldukta, alanda post
Her
alan dileyen ile birlenir dediler
BEHLÜL’üm ile PİR SULTAN
ABDAL
Cümleniz ile elele olduklarını
Yol soranın
Yanında
kaldıklarını söylediler
Dediler ki;
Biz, seni beni sildik
O’ndan geldik
O’nun ile olduk
O’nda O’nu bulduk
Cümleniz için
niyazımız
Birde kalınız, seni beni siliniz dediler
Selam ile yürüdüler
Eylem, niyazın eklemidir
Allah’ım cümlenizden razı olsun
Kapılar
açıldı,
Eyvallah denildi geçildi
Kundak ile bekleyen
MERYEM’i
yoldan soran
Aldığı her selama gülecek
Olduğu gibi kalacak
Asla
teke düşmeyecek
O’nun ile dost olduğumuz
Dilediğim
Dost kapısında
Bulduğumuz müjdelendi dedi
MERYEM, TOKTAY’ın adına
Cümlenizi selamladı
Komşuya el verildi ise
Bil ki; Yüce görendendir
Sevdiğini
sevdirendendir dedi
FATIMA selamın aldığı
Durduğu her eşikte
Gölgesini sildiğini
Cümlesine sevgisini yaydığını söyledi
Benden o’na selam olsun
Ondan cümleye selam kalsın dedi
Yürüyen her dosta muhabbetini iletti
KELİME-İ TEVHİD;
Andığın her anı vurgular
Gönlünü sergiler
O
sergi ki, her zerreni belletir
Ne var ki,
Gönlünde olan ile
Diline dolan
Aynı sayıda olmalı
TEVHİD’de ‘o’ vardır
SALAVAT
o’na götürür
TEKBİR;
Kainatı noktadan alır
Noktada bitirir
|
Gel diyene götür beni
O’nun ile yatır beni
Aşk O’ndan O’na
dedi
HALLAC’ım söze geldi:
Girdim köyün turuna
Sohbet geldi Yar’ına
Yaktım ocağı
Döktüm
kucağı
Kucakta ne var? dediler
Taş olacak değil ya
Ocak için
odun gerekli
Yapıya giren bilir
Kapıya gelen bulur
HALLAC her
kuluna
Yar’dan alır verir
İstese istemese
Her kulunda
O’nun
nurunu görür
Öylede başın verir
Alanlar sağ kalsa
HALLAC
gönlünü
Ginede onlarda bırakır dedi
Söze gelişini
Cümlenizin
çağrısına
Cevap olduğunu bildirdi
Ne demek? denir
Her bir
gönül
Birliğe dönüştükte
Adımız anılır dedi
Cümlenizi selamladı yürüdü
Her nohut tanesini sayarsan
Eline toprağı koyarsan
Beline zahmet
verir
Torbayı alırsan
Topluca bulursan, rahmettir dedi
HACI
BAYRAM sözü aldı:
Elmayı soya soya değil
Saya saya yiyesin
Şifa olur diyesin
Adım
NUMAN diye bilinir
Askıya koyduğun her sebze
Nefesini daraltır.
Kuru.
Tazesini bulasın
Her aşına sarmısak ilave edesin
Taze de
aşa da
Eğmeyi dilersen başını
Yeter demeden bırakma aşını
Kemer daralsın diyene de ki;
Kemeri belde tutarım
Boş mide
ile nasıl yatarım?
Yemeği yemeden
Bir bardak süt içersin dedi
NUMAN cümlenizi selamladı yürüdü
Aynayı aldım elime
Kemeri koydum belime
Niyazımı sardım
Saçımın
her teline dedi
RABİA selam ile geldi:
Köprü başında durdum
Her gelene
Geçitte ne olduğunu sordum
Dediler ki;
Kim ne getirdi ise sergide
Kim nasıl geldi ise
sorguda
Gönüller ne ile doldu ise…
Yer gök Resulü’müz ile
bellidir
Her kulu o’nun ile doludur
Öyle ise
Köprü her geçenin
gelenin yoludur
Cebinde olanın değil
Cebrini silenin
Gelişine
selam verilir
Ne zorladık ne horladık
Allah diye diye gürledik
Cümlemiz gürlediğini bekledik dedi
RABİA selamını cümlenize
iletti
Dosttan gelen her resim
Birliğe yansır
Ayna dedik
verdik ya
Gönüllerde olanın…
Birde bütünde kalanı biliriz
Bile
bile geliriz
Varlık O’ndan O’nadır
Yapına gelen
Kapında dostu
bulandır
ALLAH’ıma emanet olasınız dedi yürüdü
HAMZA BABA
nerdeydi? dediğin
Merdiven yolu kısaltır
Gölge bildirir, resim
buldurur
ALLAH’ıma emanet olunuz
Deryaya attığın adımı saydım
Güzel diyene doydum dedi
EYYÜB’üm
sözü aldı:
Her direk binanın temelidir
Olacak, cümle kulun emelidir
Niyazına geldi isek
Bilenin amelidir
Her niyaz olumludur
Ne var
ki bol Salavat oku
Suyunu öyle için
Dar gelendendir
Genişliği
Allah’ım verir
Gayreti dölden almazsa
Gölde bulacak diyene de
ki;
Adımını deryaya atacak.
Yolumuz cümlenindir dedi
EYYÜB’üm selam ile yürüdü
Bağladık kuşağını
Bekledik bilinen yolun kavşağını
ALLAH’ıma emanet olunuz
ALLAH’a ısmarladık
Lailahe illallah
Muhammedür Resulullah
|