11 MAYIS 1984


MEVLÂNA'yım ben!
 

Kuşlardan haber sorduk
Sevgilileri sardık
Bilgimizi yolunuza serdik
Selam olsun

Yapraklara renk veren
Çiçeklerde ahengi bilen
Selamımızı alsın dedi
YUNUS’um sözü aldı: 

Dereye indim sazlık
Subaşı oldu yazlık
Her olay kuluna sözlük
Dost aradık
Sevenleri bulduk
Sevenlerde güzeli gördük dedi
YUNUS’um selamladı

YUNUS’a sorduğun her satır
Der ki; Güzeldir kulunda hatır

Azdan almadım
Çoktan kalmadım
Bataktan bulmadım dedi
HAMZA DOST selam ile söze geldi:
 

Her ağaçta gölge vardır
Enine boyuna göre
Komşuya söz ettiğim
Konuya göz attığım gün
Kendimden kendime
Dolaştığım gündür
Saymayı bildiğim
Her günümde
Sevmeye yöneldiğim
Her yönümde
Açılan güllere sevindim dedi
HAMZA DOST selamladı

Durmadığın durakta
Selam vereni bilemezsin
Dilenen halden
Uzak kalamazsın
Konuk yolunu bekler
Yolda aldığını
Gönlüne ekler

Mevlâna’yım!

Sayfada okunanı veririz
Dağılandan değil
Toplanandan seviniriz
YAHYA sözüm alır
Gönlünde gerçeği bulur
Su yerini bulmadı diyene
Çevresinde olanı gösterir
Ayın doğuşunda gördüğün ışık
Eline aldığın kaşık ile belirlenir
Kul, sevgisi ile onurlanır dedi
YAHYA EFENDİ selamladı

Her nefes bilendendir
Sanılmasın adı ile gelendendir
Adını verse vermese
Kaydına sevgi ile gülendendir
Çağırdığın her anda
Yaprak yaprak oluşan
Selam diye buluşan
Güzeli bilirsin
Kement attığın olayda
Çevrende oluşan yargıyı
Cümleye bağladığın sevgiyi
MEVLÂNA ile aldım dersin
Resulü’nün sofrana koyduğunu yersin
Allah’ım razı olsun
Doğuşta bulduğun gerçek
Daim kalsın

Mevlâna’yım!

Hazır olana de ki;
Huzur benden bana geldi
Kaygu benden uzakta kaldı
 



Karar vereyim desem
Gönlüm Rabb’ime havale etti
O’ndan gelene uyduğum
O’nun sohbeti ile
Doyduğum bilinir
Manaya, açık gönül ile uyulur
 

Bir çiçekte bir meyve
Bir böcekte bin zerre
Şükür dedim Rabb’ime
Binbir kerre dedi
KAYGUSUZ sözü aldı: 

Telli kavak yanar söner
Gönül aşkı ile döner döner
Her sofrada gelir gider
Tatlı aşım
Salim başım
Kum oldu elimde taşım
Gölgede bulduğumu
Güneşte kaybetmem
Yolumu sana sordum
Dost kapısına girdim dedi
KAYGUSUZ selamladı

Pervane oldum döndüm
Ateşi ile yandım
Dağlara izini sordum
Dediler ki;
Atına ip atmış
Sırtına yük katmış
Aldığını dileyene satmış
Selam olsun dedim
ABDAL oldum söze geldim
Gayret dediler de
Güldüm güldüm…
Görmeyi dileyene de ki;
Yoğun dilemekle değil
Mantığını elemekle
Gönlünde karmakla bulursun
Nasibin ile görürsün
Her buğday tanesi
Toprak ile buluştukta
Bilgisini kotarır
Su ile beslenir
Gölge vermese de
Gördüğü verdiği yeterlidir dedi
PİR SULTAN ABDAL selamladı


Sürüde saydığım
Çobana verdiğim kadar
Çevrede serdiğim de bilinir
Bildiğim her kelime
Yaratanın emridir dedi
ZERKUB söze eklediği her düzeni
MEVLÂNA’dan aldığını
Görevinde sevgi ile sadık kaldığını
Söyledi, selamladı
 

VELED ile söyleştik
Gördük sevdik halleştik
Baba adına
Dost adını kattığınıza sevindik
Ömründe asla düğüm olmasın
Bilgisinde duman kalmasın
Altın ile oynasın
Gümüşte su kaynatsın
ALLAH’ıma emanet olsunlar

ALLAH’ıma emanet olunuz
MERKEZ’im ile gelenden
Selam size diyenden
Kaydınızı alınız, sevininiz, gülünüz 

ALLAH’a ısmarladık 

Lailahe illallah Muhammedür Resulullah