|
MEVLÁNA'yım ben!
Konuk gelen her kula
Gönülden söyleyelim
Doğruda olan her
halini peyleyelim
Zatı ile gerçeğin sıfatlarında gördüğümüz
Erdiğimiz, her dileyene verdiğimiz
Bir zerreden binbir zerreye
böldüğümüz bilgiyi
Alanlara, bilenlere, sevenlere selam olsun
Kumda attığı her adımın sesini duysun
Kendimi
sorguya çektiğimde
Aldığım cevap;
Birliğe uyasın dedi
Dostun
ile geleni duyasın dedi
YUNUS'um erliğe girdi
Sohbette
gürlüğü gördü
Ya Rab senden geldik biliriz
Senin ile dost
kalırız da
Özünü bilmeyene niye darılırız?
Kimi arayacak,
kimi tarayacak
Kimi örülmüş duvarı devirecek
Kimi destisini
tersine çevirecek
Ne halde olursa olsun
Senin verdiğin güç ile
Kendinde kendini bulacak
Yıktığı duvarı yeniden örecek
Destisini
doldurup dileyene verecek
Uyandığım uykudan şükre vardım
Allah'ım
gönül yapıma denktir
Aklımdaki silahım dedi
YUNUS'um selamladı
Üç yiğit
yola dursa
Her biri gelenin koluna girse
YUNUS'um ile
söyleşirdi
HACI BAYRAM der bekleşirdi
Tutam tutam topladığım
her yaprak
Ayağa geldiyse toprak
Geç olanı silelim
Güç geleni
bilelim dedi
MERKEZ'im sözü aldı
HACI BAYRAM ile sohbete
daldı:
Yaprağın
şifasına sözümüz yeterlidir
Ne var ki ayak toprak ile
tutarlıdır
HACI BAYRAM dedi ki;
Yerden göğe yaratılmış
Her
zerresi gözetilmiş
Alimden aleme çevre çevre söz edilmiş
Seyran
bildiğimiz yöndür
Devran girdiğimiz handır
Kâinat bildiğin
kadarı gerçek
Ötesi zandır dedi
MERKEZ'im ile HACI BAYRAM selamladı
Kainatın
başı da sonu da
Bilinen de bilinmeyen de
Senin yorumundur
Rabb'im varlığı yumuşak olanın gözündedir
Sevgi dolanın
sözünde dedi
MERYEM sözü aldı:
Yedi renk
iplik aldım
Birbirine doladım
Denenmiş düzen olsun
Her taşta
adını bulsun
Desteyi sıraya getirsin
Gönlünde kayguyu bitirsin dedi
MERYEM selamladı
Koyun
sürüsüne daldım
Kuzuları ele aldım
Çobanına sordum;
Emek sende
mi
Yoksa sana emanet edende mi?
Ne bende, ne onda
Toprağı
canlı tutanda dedi
Çoban sürüsünün yanına gitti
PİR SULTAN
ABDAL görgüsüne gelenden hoşnut oldu
Müymin olan
her kuluna
Çiçeklerden sunarız
Allah Allah dedikçe bulduğunu
umarız
Dost kapısı açıktır sormadan gel
Gönüller cümle ile, sen
de gir
Tende ayrı gelse de
Son, her yaratılmışa bir dedi
PİR SULTAN ABDAL selamladı
|
YAHYA'yı
yerden göğe ulaştıran
Her zerreyi birbiri ile buluşturan
Sevgisi
oldu dedi
Suyun aktığı yerde ilâhi söyledi
Yerden göğe ulaşalım
Cümlemiz gerçekte buluşalım dedi
YAHYA selamladı
Zaman
seni sana bildirir
Beni sana buldurur
Aşk bağına girdikte
Bardağına Kevser Şarabı doldurur dedi
HAMZA DOST sözü aldı:
Yemen'den
yolumu aldım
Her seven ile güldüm
KAYGUSUZ ile geldim
Elinde
dilenen gülü gördüm
Vereceğim dedim
Eyvallah dedi
Dikeceğim fidan olsun
Her dileyen alsın dedim
Her
varışta dikerim
Niyaz ile suyunu dökerim dedi
KAYGUSUZ cümlenizi selamladı
Yemeni
giyen gelir
Yargıda olanın sorgusunu bilir
Azdan çoktan aşınmaz
Vergisine üşenmez
Güzel olanı, güzel vereni alalım
Her olayda
hayır diyeni bilelim dedi
HAMZA DOST selamladı
HACI
BEKTAŞ geldi yola
Cümle ile verdi mola
Açtı bohçayı elden
Dedi; Ne varsa dilden
Rabb'im korusun cahilden
Serdiğimiz
sevgidir
Ördüğümüz saygıdır
Sildiğimiz yargıdır
Bilmediğimiz
Rabb'imden sorgudur
Bohçamız açık seçik dedi
HACI BEKTAŞ selamladı
Güller
açıldı günde
Gönüller bir yolunda
Hak ile Hakk'ı bulduk
Resulü'nün kolunda
Bensiz sensiz olalım
Birde gerçeği bulalım
Uğradı isek su başına
Güzel deyip kalalım
Rabb'im
rahmetin senin
Rabb'im imanım benim
Rabb'im, senden benden
geçmeden
Ruhum bedenimden göçmeden
Benliğimi sileyim
Sen olanı bileyim
Mevlâna'yım!..
Her sözde, her gözde
Rabb'im kaydını verir
(Resim verildi: SULTAN
ALPASLAN)
Gök mavi,
derya mavi
Zaman ile mekan ile makam buldu
Doğu'dan Batı'ya geldi
(Soru: Alpaslan mı?) Eyvallah
Dayanmayı dünya hali
Uymayı gerçek diye bildi
Cümlenize selam olsun
ALLAH’ıma emanet olunuz
ALLAH’a ısmarladık
Lailahe illallah Muhammedür Resulullah
|