|
MEVLÂNA’yım ben!
Yalan dense sunduğuma
Diyene söz etme
Etme ki
şüphesini içinde saklasın
Onu şüphesi rahatsız etsin
Arasın kendi bulsun
Her şeyin vaktinde
Yazılı saatinde
Sabır kulu
oldurur
Aradığını buldurur
Özleyiş güzel, bekleyiş zor
Ne var ki
bekleyiş ekleyiş olursa
Aranan bulunursa
Şaşkınlık olmaz
Kul yanılmaz
Sevincinden deliye dönmez
Her olay yavaş başlar
Gün geçer olgunlaşır
Güneşin doğuşu dahi
Önce yavaş ve hafif bir sıcaklık
Vakit ilerledikçe
Sıcaklığı da ışığı da artar.
Sen de gönlüne
Mantığın ile hükmet
Mantığını
gönlüne esir etme
Mantık her zaman aydın olmaz
Gönül bahçesine yol vermez
Gönül, ruhun
bahçesidir
Mümin kul gül yetiştirir
Dönük kul diken yetiştirir
Onun için,
Gönül bahçendeki güllere su alırsın
Büyümesini dilersin
Manevi kuvvet
nedir bilir misiniz? İman, evet
Maddi kuvvet nedir?
Maddi kuvvet;
Dünyanın
yaşama gücüne
Hizmet etmeye direnmek
Mümin kulda
Manevi kuvvet üstün olur
İkisi arasında
Mücadele olsa kazanan
Manevi kuvveti üstün olandır
Körü
körüne değil
Bütün imanın ile olan bağlantı
Ancak manevi kuvveti sağlar
Meşale aldık ele
Eteği sardık bele
Elimizde gül
sele
Dağıttık elden ele
Gülleri derene mi?
Allah’ım diyene mi
Vazife
alana mı?
Meclisi kurana mı verelim?
Allah’ım öyle cömert
Allah’ım öyle
yüce
Allah’ımın kuluna sevgisi
O kadar çok ki;
Kullarım ayrılmaz
Mahrum edilmez der
Cümlenize nurundan
Yumağınıza Cemalinden
Duanız kadar
nasip verir
Dileyen dilediği kadar nasip alır
Gezsek görsek
Elele versek
Ölümün eşiğini
düşünsek. Göç.
Kul düşünür Azrail der
Gözüne korkunç manzara gelir
Bilir misiniz ki;
AZRAİL denen melek nurdandır
Ne kadar güzeldir?
Bilir
misiniz ki o an gelende
Yüzünü görende
Sabrınız tükenir
Bir an önce
varsam denir
Korku boş, dünya sargısı
Atın sargıyı.
Allah’ım yolunu
bildirmiş
Mantığını vermiş
Gayret kula düşmüş
|
Olumunu düşünen
Dünyasını
silsin
Ahiret için yaşasın
Haktan çıkmasın
Nadan olmasın
Nadan, kula had
bildiren
Kula düşen Allah’ını anmak
Yarattığını sevmek
Taşı toprağı
dahi
Toprak neler verir
Taş neler bildirir
Canlıdan cansızdan ayrı yok
Sevgide ayrı gayrı yok
Göçle başladık
Göçü seven olmaz demeyin
Sevmek
değil,
Gönlünüze korku koymayın
Dünyadan söz edelim
Çocuk kabahat işler
Babasından korkar
Uslu durduğu an
Kabahati affedilir
Babasının yanına
gider elini öper
Dünya kulu affeder de
Yüce Allah’ım kulunu affetmez mi?
Korku, dünyaya olan bağ ise
Allah’ım affetsin
Dünya bağını çözsün gönül
yolu ile
Ayağın suda, elinde bardak
Bağına girdin, bir yüce çardak
Neden
doldurup içmezsin?
Bağına girip çardağa sığınmazsın?
Olmazsa bağda üzüm
Kalamaz orda gözüm
Maya da gerek
Üzümün suyu şarap olmalı
Sarhoş etmeli
Şaraptan içelim
Yolumuzdan seçelim
Dünya şarabı
acı gelir
Kulun bağını koparır
Sunduğumuz şarap
Cennet bağının
üzümlerindendir
İçeni sarhoş eder
Allah’ına koşturur
Koştukça coşturur
Ayılmak yok, ayılınca utanmak yok
Dünya şarabı
İçtikçe cesareti arttırır
Ayılınca utandırır
YUNUS’um geldim
Gönüle koyun diye
Yolunuzu alın
diye yazarız
Manayı açmak gönüle göredir
Açık yazmak miyarımın ölçüsüdür
YUNUS’un sözü açık
Sahibini buldum
Bahçeye girdim
Yetişmiş ağaç gördüm
Bakımlı bahçenin
Halini beğendim
Bakımsız bahçeye yerindim
Onun sahibi de
kul
Bunun sahibi de kul
Ne var ki müstait olmuş
Toprağa uymuş verimini
almış
Emek boş olmaz
Asıl sahibi demeyin
Elbet Allah’ım
Allah her
kula yuva verir
Kul yuvasını süsler
Bahçenin sahibi de
Aklına göre bağını
yetiştirir
Çalışmak kuldan
Verimi Allah’ımdan
Çalışan kulun alımı
Elbet
ziyade olur
ALLAH’a ısmarladık
Lailahe illallah Muhammedür Resulullah
|