24 MART 1970


MEVLÂNA’yım ben!

Uygun görülür
Allah’ımın verdiği sürülür
Allah’ım yakışanı verir
Yaşın başa tesiri olmaz
Yolumuz Gülümüzün eseri
Gül’ümüz Allah’ımızın eseri dedik
Yolunca yürüdük

Ayran olur yoğurtan
Süt alınır inekten
İnek beslenir ottan
Dünya bir çember
Döner durursun
Birbirine eklersin
Amade olan bilir
Dönüşe uyar
Uyanın, görülür başı dönmez
Durumu anlattım
Uymayın dedim
Uymak, yolun çemberine değil
Etraftan gelen sese
Masanın yanına oturdun
Benim sözüme kulak verdin
Başka söze bakma
Kulağını sokağa atma
Aydın gün geçirmek istersen
Dünya malını dert etme
Olumunu bağlarsan
Amade olup ararsan
Dert etmezsin.
Bunca gelip geçenden
Dünyalık edinenden
Alıp götüreni var mı?
Yediğin lokmanı
Tatlı de, tadını al
Yolunu aydın de,
Etrafını iyi gör
Göreceksin ne güzel
Yolunu kula bağlamış
Nasibini senden yemiş
Sen gittin aç mı kalmış?
Olmuyor, duman dağılmıyor
Dağıtmak kulun elinde
Yoluma aldım, elimi verdim
Sözümü dedim. Yolu bağla.
Dert diye değil
Allah’ım diye ağla
Dertten maksat; Dünya gailesi
Düşündüğüne kadar
Neden mesut olamadın?
Saadet deyip dünya
Ne gün diledin dünyadan?
Allah’ımın verişi
Kulun görüşüne uymaz
YUNUS’um gelse
Derdine su koymaz
Derdi dert değil
Söz sert değil
Beklediği mert değil
Geçsin kötüden
Çıksın katıdan
Yumuşak kalıp tutsun
Gönül yolunu Allah’ıma açsın

Namaz;
Vakit hoş geçirmek için değil
Allah’ına varmak için kılınır
Allah’ım yolunu olumuna bağlamış
Kulum için için ağlamış
Düşündüğünü gönlüne atmış
Derdine dert katmış
Geçsin, kapasın
Yeniden defter açsın
Elinde olur,
Allah’ından dileyen bulur
Yarın der, dert eder
Yarın da Allah’ımın malı
O'na havale et
Doğruyu buldurur
Hayır güne çıkarır

Merdiveni çıktık çıktık
Durmak yok
Dönmek hiç yok
Yanında yönünde olana
Sen de el ver
 



Allah’ım bana
Benden sana kuvvet
ALİ’den bana
Benden sana cesaret
OMAR’dan sana
Senden cümleye adalet. Amin

Gümüş deyip geçelim
Dünya malı açalım
Var olmuş gün durmuş nagdır
Mazgal duvara bağlı olmuş
Yolun yolcusu vermiş
Kulun olmadığı günde aranırsa
Hamur da çamur da bulunur

YUNUS’um gelir sözümü diler;
Geldim görmeye
Bağımdan şarap vermeye
Vermek güzel
Almak güzel
Ne var ki, hazım, mesele
Her kula göre uymaz
İçen her kul sarhoşluk bilmez
Sarhoş olur yanar
Allah’ını anar
Sarhoş olur yanar
Etrafını yakar
Öylesine ‘Ayyaş’ denir
Her Allah’ım diyen sarhoş değildir
Bizim bağımız aşk bağıdır
Bağımızda iman şarabıdır
Sarhoş dedim
Allah aşkına sarhoş olanı söyledim
Kul vardır, Allah der ağızdan
Öyle kula ‘Ayyaş’ denir
Kul vardır, Allah der gönülden
O kul sarhoştur
Ayyaş olan etrafı
Sarhoş olan gönlünü yakar
Olana etrafında olan kullar inanır
İman bütün, hatası olmaz sanır, yanılır
Onun için,
Kimin gönülden
Kimin ağızdan
Allah dediği bilinmez
Kula, kulu ölçsün diye terazi verilmez
Yanılıp kapılmayın
Kimseye kötü demeyin

Geçti, geçelim
Bağımızın şarabından içelim
Ayyaş değiliz, sarhoş olalım
Elele verdik, gönülleri yuğduk
Masmavi göğün altında Meclisi kurduk
Umduğun gibi
Sunduğum gibi
Suları çevirdik
Bahçeye verdik
Cümleyi olgun gördük

Namazdan maksat
Allah’ımı anmak değil midir?
Her an Allah’ımla doluyum
O'nun nuruyum
Müstesna varlığına vurgunum
Vurgun doğdum, vurgun göçtüm
Neden vuruldun? dersen
Vurulmayana şaştım
Aştığım yol uzun değil
Taştığım deryaya baktım
Gönülü içine nasıl sığar?
O zaman vurulmanın sırrına vardım
Bedenin ölçüsü malum
Az uzun az kısa
Gönülün ölçüsü bedene uymaz
Küçücük bedene
Sanırsın bu gönül sığmaz
Nurdan alırsın, gönüle doldurursun
Boşaltmak gerekince
Boşaltır boşaltır
Sonuna varamazsın
 

ALLAH’a ısmarladık

Lailahe illallah Muhammedür Resulullah