03 NİSAN 1970


MEVLÂNA’yım ben!

Yuvasında, anasında
Olgun gönül,
Engin zemin gördüm
Açtığında ergin yol gördüm
Her günü bağlasa dedim
Kulun elinde
Ulunun dilinde olur
Allah'ım olayı ayağına serer
Olmazsa deme
Şüpheye düşme

Gönülleri gezerim
Dikenleri ezerim
Kula duyurmam
Kulağına bağırmam
Olgun kulun, ergin gönlün
Sözü de zengin olur.
Allah’ımın yolunda
Yumuşak gönül olur

YUNUS’um sözü aldım
Neşemle yuvanıza geldim
Olmuşun sözünü
Gelmişin özünü dedim
Diyecek sözü yitirdim
Gideyim desem ne der?
Ağlamak yok.
Dedim; Yuvaya neşemle geldim
Şakamı yaptım
Gönlünüzü yokladım
Sözümü dünyaya bağladım
Söz diyelim, çarık giyelim
Dünyadan göçümüzden
Öncesine göz atalım

Dağın taşın çimeni
Ayağımda yemeni
Çıktım yolun düzüne
Vurdum ayak dizine
Yürüdüm, yamaçtan aşağı indim
Sürüsünün başında
ÇOBAN ALİ aşında
Aş ne mi dersiniz?
Ekmeğine zeytin katmış
Soğan almış iştah açmış
Oturmuş su başına
Aşın yemiş suyun içmiş
Şükür Allah’ım demiş
Midesi tok, gönlü pak
Sürüden aldığı hak ona yetmiş
Kader dersiniz
Öyle söz edersiniz
Onun da başından Bir olay geçmiş
Kuzunun birinde arıza olmuş
ÇOBAN ALİ ne etse
Kuzuyu kurtaramamış
Sürüyü bir kuzu eksik ağıla getirmiş
Durumu ağasına bildirmiş
Ağası, ham gönüllü bir kulmuş
inanmamış
Kestin yedin
Keyfine baktın demiş
Hayli gönül hırpalanmış
ALİ’cik ne dese
İnanmak yoluna girmemiş
Günün gecesinde
Ağanın yavrularından biri hastalanmış
Ne yapsalar faydasız
ÇOBAN ALİ yolunu bulan
Gönülü yolunda eğiten bir kulmuş
Duası Allah’ınca makbulmüş
Ağadan söz dilemiş
Yavrunun yanına varmış
Duasını etmiş
 



Yavru Allah’ımın izniyle açılmış
Ağa çobandan af dilemiş
Amma çoban o kadar yüksek gönüllü ki
Artık o ağanın yanında durmak
Onca caiz değilmiş
Almış abasını
Vermiş çabasını
Düşmüş yola
Ağamın, Allah’ımın affına nail olması için
duacıyım dedi bana
Yolumda arkadaş oldu
Benimle yürüdü
YUNUS sözünü buraya getirdi

MEVLÂNA’yım geldim
Ne güzel dersin YUNUS’um dedim
Sözünü tatlıya bağlar
Hayata misal verir
YUNUS’un yolunda gidene şakalar eder
Gönüllerinizi burar
Daha sözü var;
YM olan, dünyadan vazife aldı
Vazifesine bütün kuvvetini verdi
Kıydı acımadı, yolunda harcadı
GARİB’im, kuvvet Allah’ından
Yardım elimden

Sevindik, sevildik
Sevdik, sevdirdik
Gönülleri birbirine
Düğüm ettirdik
Ne güzel yol aldık
Ne güzel verdik
Verdiğimizi uyardık
Gönülleri gezdik
Dikenleri ezdik
Fidanları diktik
Gülleri budadık
Şimdi bekleriz
Çiçeklensin deriz
Elbet her şey yolunca
Yanılmayın,
Gülleri yolun demedim
Yolunca dedim
Cennet bağın bahçelerin gülleri açtı
Yolun etrafında gülleri seçti
Cümleye o yolun yolu verildi
Mertebe olan kata varıldı
Meclisimiz buraya kadar kolda gelindi
Sahanlık oldu kul durdu
Duruş sağlam
Çıkış dileyen, kuvvet arayan
Yolunca Ya Allah der
Çıkışa hazırlanır
Dedeyi kolunda bulur
Ona bana ne zahmet?
Gönlünü bilirim
Dikenleri ezerim
Söz yok, hepinize geldim
Hepinize güldüm
Yolumu verdim. Gideyim.
Selamlarım sizleri

Güvenin kula değil
Allah’ıma olsun
Son sözü Allah’ım desin
 

ALLAH’a ısmarladık

Lailahe illallah Muhammedür Resulullah