18 OCAK 1970


MEVLÂNA’yım ben!

Günümüz geceyi açsın
Gece güne ferah versin
Memnunum Yuva’dan
Allah’ım razı olsun cümleden

Aldık niyazı Ululardan
Getirdik Yuva’ya
En alası yol size
Niyetiniz uydu bize
Gelelim söze

Geçicidir dünyanın hali
Olmuyor deme
Allah’ın oldurur
Sebep yaratır

Saraya yol dileyen
Saray adabına uymaya çalışır
Allah’a yol dileyen
O'nun yolunu öğrenir
Yolsuz yola çıkılmaz
Yolda dara gelinmez
Yolu bilmeyen
Sonuna varamaz
Ağacın dalına
Yumuşak yoğun yaprağın
Bolu dizilse
Yudumu almayı
Hepsine nasip eder Allah’ım
Güneşin yumuşak nurunu
Hepsine nasip eder Allah’ım
Allah’ım kimsenin nasibini
Kimseye vermez
Yarattığından hiç bir gün geçmez
Şaşarım şüpheye düşen kula
Şaşarım Allah’ın verişini unutan kula

OMAR der ki;
Allah’ım niyaz eden kulunu görür
Dileğini duyar
Uygun olanı
Kula hayır geleni verir
Sebebini kula sorsa
Kulun dediği gibi yapsa
Dünya karışır
Allah’ımın verişi
Hiç yanılmaz görüşü
Yudumunu arttıran
Allah’ımdan gelir diyen
Sabır ile yoğrulan kuldur
Olsun da görelim
Allah versin bilelim diyen
Dünyasına küsendir
Dünyasına küsmese
Etrafına bir baksa
Allah’ımın verdiğini görür
Gördüğüne kapılır
Allah’ının varlığına
Sorduğunun darlığına erer
Allah’ından af diler

Gönül madde ile ölçülmez
Madde kula her zaman saadet vermez
Rahatlık demedim
Adının Yuva’da anılışı
Duaya sebep ise
Mesut kulsun
Allah’ının sevgili kulusun

YUNUS’um der ki;
Yuvamı özlemek gelse içimden
Yanardım anamın hasretinden
YUNUS oldum büyüdüm
Yuvam dedim aradım
Olaydı bilmem mesut mu olurdum?
Öyledir, olmayana kul meyleder
Kendinde olana sarılmak değil
Olmayanda saadetin olduğunu sanır
Asıl olan, olduğunla yetinmektir
Güzelin duyumu
Mümin kulun duyumuna uysa
Güzellikler kula umduğunu buldururdu
Öyle yuvada huzur bulunurdu

Yolcusu olsun yolun
Ağızdan değil kulun
Allah’a açıktır elin
Yoldan olsa kula dert
Hayat gelir ona sert

MEVLÂNA’yım söz bende
YUNUS’um yanımda
Yumağını sarana şifalar diler
Yumağın sarılışı yumuşak olan
Adına GARİB denen kulun yanındayım
Her zaman gönlündeyim
Olduğunu bildirdim
Yanıma gelen dedim
Niyazımı ettim
Duman Yuva’ya girmez
Gününüz dumanla kararmaz

Gelişin görüşü var
Allah’ı bilişi var
Cennetin şarabından
Mümin kulların içişi var
Bilensiniz bunları
Kur’an’dan yazıları
Daha öte diyemem
Günden sözü veremem
Bilinenden ötesi
Söylenmek gerekseydi
Allah’ım bildirirdi
Sözü Hz. MUHAMMED’e verirdi

Olmaya yüz tuttuk
Secdeye diz büktük
Alnımız yere koyduk
Allah’ım dedik
Güzelliğine vardık



Elden güzelin adına
Olmuşun duasına
Duamızı kattık
Aman demedik
Zaman bilmedik
Allah’ımın adını gönüle koyduk
Ağızdan andık, andığımız bildik

Niyetlerin gelişi
Suyundan içişine göre kuvvetli olur
Niyetler öyle gelir. İman.
İmtihan etmeye
Yolundan gün sorana
Günümden dil sorana
Sözün kısasını derim
Gönlünü sınarım, açık derim

Yiğidin yakası açık olsa
Yenine kar dolsa
Üşüdüm demez
Yenini silker
Yumuşaktır der

Merdivenin çıkışı mı? Olur ya.
Yavaş yavaş çıkarız
Hep bir olduk
Yumakları Hak yolunda dolarız
Biz de size yardımcıyız ya
Olumunuzun size kazandırdığı lütuftur
Allah’ımın lütfu
Bizlerden değil
Gönüllerinizden buldunuz
Ne var ki bize dayandınız
Huzura vardınız
Merdivene çıktınız
Çıkmayı bildirdim
Size ışık verdim
Benim yaptığım bu kadar
Gerisi gönüllerinizin hediyesi

Olumun gönül yolunu açar
Yanılmak olur kula
Dönüş gerekir yola

Olayın gelişi kula üzüntü vermesin
Allah’ım verdi, gine düzelir desin
Üstünde durmasın
Ancak gayenin oluşu
Seni buluşu sabır ister
Ummak güzel, bulmak güzel
Sabır hepsinden güzel
Sabır her yerde gerek

Allah’ım bilir
Çağrılan gelir
Geliş bilinse ne olur?
Dünyanın tadı bozulur
Allah’ım her işini uygun bilir
Yoluna koyar
Oyunu yola veren
Yoldan hayır bekleyen bulur
Olsun diye bekledim
Yolunuza yolumu ekledim
Gönülleriniz yolu buldurdu
Niyazınıza geldik yol verdik
YUNUS’um diledi söz istedi
Kısa olsun dedim
Sözümü edeyim
Üç yaprak doldurayım dedi

Geldim, YUNUS’um
Yumuşak gelsem
Olumum sert
Kalemim yumuşamaz
Olgun yolun diyene
Olmuşum ben de bilmedim
Allah’ımın verişini çözmedim
Acz kulun öyküsü değil
Ululuk kulun uykusu değil
Rüyası bol olan
Rüyada taç giyen
Uyanır, tahttan düşer,
Kafası şişer, ümidi boşa çıkar
Rüyada olsun tahta çıkarma
Odunu taşıyana
Büyük umut verme Allah’ım dedim, niyaz ettim
Niyazım dünya içindi
Ahiretimin yerini düşünmedim
Çünkü gönlümü layık bulmadım
Benim görüşüm
Kıymet verişim
Allah’tan sorulmazmış
Allah’ım kuluna
Gönlün nedir? demezmiş
Yumağını sarana
Hak yolunda gidene
Allah’ım var diyene
Mertebesi verilir
Ahiretin kapısı açılırmış
Düşünmeyi, ahirete konmayı
Manaya asilik olmasın diye düşünmedim
Boyun eğdim, karar bekledim
Olmuşum bilmemişim
Üç yaprağı geçmişim
Olmuşun adına
MEVLÂNA Hazretlerine sözüm
Bu yaprağa kadar

MEVLÂNA’yım
YUNUS’umun sözüne
Yolu açık özüne
Yamalı fistan giyse
Saray layık gönlüne
 

ALLAH’a ısmarladık

Lailahe illallah Muhammedür Resulullah