14 OCAK 1970


MEVLÂNA’yım ben!

Suyun akışına uydum
Kulun görüşüne uydum
Ağanın yolunu uygun gördüm
Yuyanı su versin
Yudumu tez versin dilersin

Yumağını üzme
Uygun olmaz demesin
Allah’ına havale etsin
Verdiğin sözü,
Vermedin, tutmadın diye üzülme
Mutlak olan,
Günü gelen söz
Allah’ın izni ile verilir

Aldım elime
Verdim diline
Sundum sözümü
Yuğdum özünü
Olmuşu geçmek
Geleni karşılamak gerek
Güzel günün gelişine
Hazır olmak gerek
Yumak sarsam sizin ile
Sundum yazı vezin ile
Merdane olsam
Yufka açsam
Vermişten almışım
Veda etmişim
Dünyadan göçmüşüm
Denir ki;
Dünyaya bir daha gelsem
Geldiğim benden sorulsa
Olduğundan başka diler
Sanki öyle rahat eder
Gelmek olsa, yol açılsa
Dünya kulu dünyaya gelmek dilemez
Dilemez, çünkü;
Dünyadaki gaileyi gözü almaz
Dünyaya geliş de dönüş de bir
Bir dönsem diyen yok
Mümin olan ‘Yardıma’ der
Yolunu çeviren,
Yumağının çilesine
Musallat olandan kaçar
Amade olaydım
Bir gelişte olurdum
Geliş çok olsa da
Kulun dönük gönlü değişmez
Onun için Allah’ım
Kulunu tekrar tekrar
Dünyaya göndermez kul olarak
Ruhun gelişi olur
Kul gönlüne uyulur
Fani olarak asla!

Kullardan dileriz
Doğru yol deriz
Gücümüzce yardımcı oluruz
Allah’ım izin verdiğince
Allah’ın kuvvetine söz kimin haddine?
Sorduğunun cevabı mucize ise
Meleklerinden gelir
Aklı seliminize telkin
Bizlerden gelir
Yanılırsın, unutursun
Ah aklıma geldi dersin
Aklına getireni
Yoluna koyduranı düşündün mü?
Tesadüf dersin sevinirsin

Allah!
O'nun emrindeyiz
Olsam, YUNUS’a sözcü desem
Yoluna öncü demez misin?
Sen kimsin?
YUNUS kim?
Ben kim?
O da Allah’ın kulu
Ben Allah’ımın kulu
Allah’ımın sevgili kulları
Bütün yarattıkları

Mucizeyi;
Yolda, elde, gülde, suda görün
Görün ki bilin, bilin ki olun
Benim dünyada yaptığım bu idi
Sen de görürsen olursun
Duman koyan kullara
Yudum atan kullara
Yumak satan kullara söz etmeyin
Yumak satmak;
Vicdanına el atmaktır
Vicdanına el atmak;
Onu boğmaktır
Yumak öyle satılır
Kul kula esir kalır.

MEVLÂNA yol verir
YUNUS’um gününü anlatır
Masal diye değil
Yolunu bildirir
Beni senden bildiniz
YUNUS’u misafir dediniz
Onun için bana bağlandınız
YUNUS’uma katlandınız
Yol yola uymaz
Her yol kulu eğitmez
Kulu, yumuşak söz
Yumuşak öz eğitir
Yolunu buldurur
Benim dünyada oluşumun, verişimin
Günümden öğretişimin olduğunu bilirsiniz
YUNUS’umun uyduğunu
Eğriyi kaydırdığını da bilirsiniz
Yolunda,
Allah’ımın emrinde olmayana bildirir
Yadan merden sunar. (yadan: dikçe.)
Çünkü Allah’ını görmeyene şaşar
Şaşar kızar,
Yola getireyim der
Olsaydı dünyada günde
Vururdu cümleye künde
Gayesine yumak sarsa
Yumakta hata varsa
Ya Allah der
Yaratana sığınır
Yumağını sabırla çözer
Her kuldan öyle bekler
 



Yol dedim, yolcu dedim
Yolunu Yuva’ya bağladım
YUNUS’um da yol verir
Bilmeyeni çevirir
Öyle kul var ki
YUNUS’uma göre olur
Yumuşak desen bilmez, yola girmez

Geldim, YUNUS’um, dedim
Yolunuzu çok sevdim
Niyet eden,
Yuva’nın yanılmışa
Yol vermiş kuluna
Olumunun paklığına
Yudumdan vereyim dedim
Gayeyi olduran
Olanı verdiren Allah’ıma emanet edesin
Ona havale et ki huzur bulasın
Aldatmak yol vermez
Kula hiç huzur vermez

Merde sertlik olmaz
Sundum gönülden
Dumanı dağıttım
Dumansız olalım
Merdiven çıkalım
Ya Allah dedik
Basamak çıktık, adım attık
Kanat diyene; İnşallah derim
Münasip yolda olana; Maşallah derim
Günün yoruşu
Dünden çok mudur?
Kulun görüşü
Dünden az mıdır? Değil.
Günümde çalışana
Yorulup aşınana
Açlık mı kalırdı?
Yumağını sürgünde mi verirdi?
Dün de nasibin kadar yerdin
Gün de nasibin kadar yersin
Gayeler değişmez
Güne uymak Allah’ı unutturmaz
Kulunu unutur mu ki Allah’ım
Kulu O’nu unutsun
Günde yedin aşını
Açtın başın ile kaşını
Başına taş mı yedin?
Aşını taş mı yedin?
Kul yanılmasın
Allah yakar demesin
Kötüden kaçsın
İyiyi görsün
Yaratılanı sevsin
Gönül açsın
Haramdan kaçsın
Haramdan maksat;
Kul hakkı, dünya gözü değil
Niyetin kötü ise
Diyetin katı ise
Yuvanda aşın acı ise
Allah’ına yönelmeye
Doğru yolu bulmaya bak ki
Yumuşak olasın
Huzuru bulasın
Allah’ımı görmeye
Yola düşmeye değmez
Kolunu aç, damarını seç
Yenini aç, kalbini saç
Saçına bak
Yerden aldığın
Yere gömdüğün ekine bak
Yetmez mi Yaratanı görmeye?
Gözün var.
Gözü olmayan bilmez mi?
Kalbini yoklamaz mı?
Yolu olan görmez mi?
Gözünü açmaz mı?
Açsa görse, ne mutlu

YUNUS’um, yola düştüm
Yolda kayguya düştüm
Gece olsa gün bitse
Kurt gelse yoluma çökse dedim ürktüm
Yoldan yolcu diledim
Önüme çıktı bir it
Yolumu yol etti
Benimle gitti
Korkumdan utandım
Allah’ım dedim
Kulundan, koruyucu dilemeyen
Benden sana ne fayda?
Yolu bilmeyen it kadar olamadım
Yolcu oldum gönlümü koruyamadım
Sana sığınaydım dert etmezdim
Söz değil masal değil
Faniliğim neticesi
Onun için derim
Yanılmak değil,
Yanıldığını bilmemektir Allah’ımı inkar
Yanılmak kul için
Ayılmak mümin kul için
Olmuşu anlatmaya geldi YUNUS’um
Gönüllerinizi hoş etti YUNUS’um

Yumağımız günümüzü sevdirir
Büyük olanı saydırır
Günü büyük, mertebesi değil
Allah’ımın yolunun
Aşk dolu kulunun
Mertebesi sayılmaz
Ağası olmaz
Dünyanın gayesidir
Kulun kula üstünlüğü.
Unutulmasın;
Allah’ımın dünya için verdiği
Dünyada alınan
Sahip olunan dünyanın malı
Sahibi tek
Kul yanılır
Benim, der
Hani ne ile geldik
Adımızı ne ile andırdık?
Gelmek dönmek çıplak
Ruhu olan pak
Dünyadan kazançlı döner
Buradan mertebe alır

ALLAH’a ısmarladık

Lailahe illallah Muhammedür Resulullah