22 OCAK 1970


MEVLÂNA’yım ben!

Yolu yola bağlayın
Niyetleri eyleyin
Yumuşak günden
Yumuşak sözden dönmeyin
Aynanın yüzü görüntünü verir
Gülenin yüzü neşe verir
Olmayan yok olacak
Duaları yerini bulacak

OMAR der ki;
Yuyulunca kulun dilekleri özleşir
Özden dileği olan
Tez vakitte kavuşur
Dileğin oluşuna
Yuvanın suyunun akışına uyarsan
Elini açıp şükür edersen
Yenisini dilemeye yüzün olur
Dileğin yuvana hayır getirir
Sunduk yolun doğrusunu
Yuvanıza, uyanın gelişine

Allah’ım oldurdun
Kullarını bize buldurdun
Günden güne yolun
Yudumunu arttırır
Güzel yola baktırır
Yalnız dünyanın derdine
Gayret gösterseniz desem
Onun da günü gelir
Sözün değeri;
Kulun yolunu
Olduğu güne
Durduğu ana uydurmaktır
Kulun dünyasını
Değiştirmesi istense
Cümlesini hayır defterinden
Silmek gerektir
Halbuki her kulun
Olduğu gibi bir yuduma meyli vardır
Günün kulu yolunu aramayı
Onun için yarına bırakır
Yumak sarılırken
Dünya yaşanırken
Ahireti de düşünse
İki yöne de baksa
Makbul kul olur
Allah korkusu bilir
Günün çekişi dünden
Dünün kulu
Güya yolu Allah yolu
Yol, dünde günde değil gönlünde
Allah aşkı
Allah korkusu olandadır
Dün, gün, yarın yok
Allah’ım her günün
Cümle gelmiş, göçmüş
Gelecek kulların Allah’ıdır
Öğmür, dünün deyimi
Ömür, esmimin gün değeri
Nedir, dünden güne ne getirir?
Dün dediğimi
Bu gün de derim
Arada ne fark görürüm?
Farkı ayıramadım
Dünü güne kayıramadım
Ben ki ayıramadım
Yaratanım nasıl ayırır?
Eski kulum, yeni kulum nasıl der?
Allah’ımın ayırdığı kul
O’nu her yerde
Her günde anan kuldur
Gönülden aşkla anan
Allah’ımdan geldim diyen

OMAR der ki;
Allah’ımı bildik
Kendimizi bulduk
Kul korkusunu gönülden attık
 



Oymuya uman
Yudumunu vermez
Yolu eğri olana
Kul esir olmaz
Allah’ım izin vermez
Yeter ki,
Senin de yolun doğru olsun
Yumağını sararken
Gönlü coşana 'Oymuyan' deriz.
Tumana yudum
Dileyene şarap veririz
Şarabın tadına
Tuman denilmez
Yudum alanlar
Talan edilmez
Gönlü yananlara
Destek olmak gerekir
Yandığını bilmez
Gayesine ermez
Yumuşak yol verilir
Gönlü serinletilir
Ayyaş denilir öyle kula sizce
Abdal denir bizce, meczup değil
Allah aşkyla dolmak
Sarhoş olmak
Sarhoşa siz ayyaş dersiniz
Olmuşa, yol bulmuşa
Gönülden Allah’a vurulmuşa.
Yuvamız öyle kullarla
Meclisi kurdu dedim size
Dünyayı silin
Ahiret kaygusuna düşün demedim.
Denmez, denmesini Allah’ım istemez
Anmasını bilin
Ahireti unutmayın ki
Doğru yoldan çıkmayın
Ahireti bilen, eğriye bakmaz

Giymiş yeşil fistanı
YUNUS’um yazmış destanı
YUNUS Yunus olalı
Yolu Yuva’ya geleli
Yazımızı yazalı
Yumuşak oldu çıktı
Yolunu öyle verdi
Sözü yarına bıraktı
Dumanını sorana
Bulut mu? dedi
Destanını sorana
Yiğit mi? dedi
Yatımını sorana
Sert diyecekti yuttu
Yolumu bilene sorun dedi
Yattığı yer mühim değil
Durduğu yerdir mühim olan
Ona üzülür, sorana kızar
Anmak gerekse
Ağaç bul an beni
YUNUS’un kabri de, çağır beni
Gelirim, duana cevap veririm der
YUNUS’um böyle açık gönüllü
Yayan gider
Eşeciğine yular vurmaz
Adımına ayak uydurur
Her ağaca ‘Benimdir’ der
Gönlünden bir tutam bırakır
Elbet anıldığı yer
Bir tutam toprak değildir

OMAR der ki;
Her kul toprakta yer alsaydı

Gelene yer kalmazdı

ALLAH’a ısmarladık

Lailahe illallah Muhammedür Resulullah