24 OCAK 1970


MEVLÂNA’yım ben!

Gelişim yok yazışım var
Yarışım yok erişim var
Gelenlere çok sözüm var
Dimağına, niyazına
Yumaktaki düğümüne
Yuva'da söz edersin
Halinden şikayetçi olursun
Dünya sözünü
Diline dolarsın
Andığını eline sorarsın
Ne yuvanda sözünü et
Ne yolunda gözünü kırp
Olaya seyirci kal
Sorarlarsa;
Günümün anı yok
Gecemin zamanı yok, de
Nimetten ziyade kısmet
Niyetine uysa daha iyi olur sanma
Allah’ımın verdiği
Hepsinden hayırlıdır
Sunduğumu aldın
Yanılmayın. YM.
Andığına, yujmuşak olduğuna
Yuğanın sunduğundandır
Yolunu Yuğanına bağladın
Sunduğuma uydun
Adnan dünden uyanık
Suyunu verdiğin
Yolunu andığın kişi

Yumağını sararsın
Yolumu gözlersin
Nidaya ne hacet
Gönülden uyarsın
Yumuşak oldum
Yolumu buldum
Kalemini bana bağlamadın dersin
Gaye kalemden ziyade
Gönül bağı
Kalem her kula gelmez
Her kul cevaba ermez
Dilesen de yetmez
Allah’ımın verdiği
Layık gördüğü kulundur
Yazı, söz, görgü
Yazgı, yazgının sözü, alimde gözü
Yayılır dökülür, cümleye bildirilir

Yumaktan dedik
Yolun gidişine uyduk
Yamadan, yumuşak sözden demedik
Olmuştan söz etmedik
Denir ki;
Kul yamalı giyerse
Dünyasından geçerse
Erdiğine delildir
Gördüğünüz Velidir
Suyuna dalmış Ulu'dur
Olmuşun, sırmalı fistan giymişi yok mu?
Olmaz mı?
Allah’ım ölçüye vurmaz mı?
Ağmanın, değmenin
Gözünde kara perde
Görgüsü nerde?
Nerde olacak gönlünde
Allah’ını bilen
Bütün gönlü ile bağlanan
Geleni gideni O'ndan bilen
Elbet yolunda erer
Velilik mertebesi alır
Ne giydiği ne gördüğü
Onu yolundan çevirmez
Okunuşunu sorarsınız (La Havle'nin)
Allah’ım verdiğin kuvvetine sığınırım
Yüceliğine güvenirim
Allah’ımın yüce katı
O'ndan gelen kuvveti
O'nun yolunda sarf edeyim

Olmayana söz yok
Gelene niyet
Gidene kısmet derim
Allah’ım dilerse oldurur
Gidene sebep yaratır
Gelişin hayır oluşu
Allah’ımın işi
Oymuyan gelse
Sana ‘Yol’ dese
(Oymuyan; yolun doğrusunu bilmeyen)
Dese ‘Yolum yolundur.’ ne dersin?
Elim senindir
Denmez ki ‘Yolumuz uymaz’
Büyüklük budur

Gönülün ölçüsü;
Kuluna göre söz edende değil
Her kulu bir tutandadır
Olmuşu yolunda görmek
Seni sevindirir
Ham kulu görmek yerindirmesin
Kulun Yaratanı da
Yaratılışı da birdir
Ne var ki, kulun bazısı dönüktür
Dumanı başını sarmış
Gözünü kapamış
Ona yardımcı olmak
Kulu kazandırmak
Kula sevinç vermeli
Vazifemiz;
Allah’ımın aşkına
Gönülleri şaşkına yol vermek
Yola uyan, Allah’ını bilen
Her kulun vazifesidir

YUNUS’um Yuva’da
Elleri havada
Allah’ım der, dua eder
Benden söz ister
YUNUS’uma söz vermek
Benim iznimle değil
Ben köprünün başında sunarım
Yolları bağlarım
Allah’ımın izni olanlara
Sözü veririm
Olmuşa yol vermektir vazifem
Allah’ımın YUNUS kulu
Olduğu günde aldı yolu
Yolda buldu mümin kulu
Elinde yasemin dalı
Günden sözleşti
Yoldan halleşti
Allah’ım diye söze girişti
Sözü YUNUS’um aldı:

YUNUS’um
Yuvanın havasına
Yolumun yarısına
Geldiğim günün
Gününde buluştuğum
Mümin kulun dileğine uydum
Yuva'dan değil
Dergahtan açıldım
Pir’imin izni ile yola düzüldüm
Pir’im dedi ki;
Kul geldi, gönülden yundu, diledi,
Dergahtan yol istedi
Göndermek vazifemiz
Rehberlik sana düştü
YUNUS elini açtı
Allah’ım şükür dedi
YUNUS kulunu layık gördün
Kuluna hizmet ettirdin
Yoluna yola düştük
Yolda güneşten yanmış
Ağacın gölgesine sinmiş
Anasını unutmuş
At yumuşak olmuş
At yumuşak olur mu? demeyin
Sertine, oturun sırtına görürsünüz
Yumuşak huylu
Anasını unutmuş dedim
Sırası gelmiş
Koşuma hazırlanmış
Sıcağın tesirini sırtında görmüş
Ağacın gölgesine sinmiş
 



Sahibini gördüm
Yükü sırtına vurmuş
Yoluna düşmüş
Sordum;
Atın var, yükün sırtında?
Dedi; Atım varsa, Allah’ım da var
Taze ata semer vurmak
Yükünü sarmak
Canına kıymaktır
Canını emanet aldım
Emanete hıyanet etmem
Dili yok dersen
Allah’ımdan şüphe etmem
Allah’ımın mümin kulu
Yaratanım, Yuğanıını nerden buldu?
Gönlü yuğulmuş
Allah’ımın eli ile
YUNUS’un dili ile söylense ne kıymeti var?
Olduğu günü düşündüm
Anlat bana yolunu dedim
Anlatmak ağız yolu
Hissetmek gönül yolu
Dur dedi, olumunu anlattı
Günde geldim tarladan
Tayı aldım obadan
Yumak sarmak
Gönül yunmak olur Allah’tan
Ağaca bağladım tayı
Elime aldım kovayı
Suyunu vereyim
Yemini koyayım derken
Olduğundan büyüdü
Çok hizmetimi gördü
Yavruladı, yavrusunu korudu
Ona olduğundan çok iş gördü
Yavruyu almayım
Ona yük sarmayım diye
Kul gibi yüzüme baktı
Gününden evvel göçtü
Yavrusu hatıra oldu
Ona ben ana oldum
Yükünü sırtıma vurdum
Allah’ım dedim
Yüzümü örttüm
Kendimden geçtim
Kuluna sevgim çok
Yoluna aşkım çok
Yoluna aşığın çok
Ne Yücesin Allah’ım

YUNUS’um coşar
Kendinden geçer
Sözünü orada bırakır
Anlatmak kula yetmez
Kul bu hale dayanmaz
Olgun elma ağaçta kalmaz
Ham elmada lezzet olmaz
Ne koparmaya el varır
Ne yemeye dil varır
Bırak olsun
Güneş görsün, çabuk ersin
Güneşine yol açarsan
Sen de hayır etmiş olursun
Kulun yapacağı bu kadar

Oymuyan yolunu bilmeyen,
Yol dileyen diye arkanı dönme
Yolunu söyle, elini uzat, doğruyu anlat
Demesin; Ya dünya, dünyadaki tat?
Dünyanın tadı, ahiretin adı
Doğru yol ile, açık gönül ile olur
Allah’ım iki aleminde
Kulun gönlüne göre mükafatını verir
Yeter ki yolunca gidilsin
Haramdan kaçılsın
Haram olanı sorarsan
Hak yemek, kul hakkına el uzatmak
Cebindeki paranla
Dileğince yaşarsın
Olduğunca harcarsın
Yanılmayın, ham sofuya kapılmayın
Ben günün de dünün de insanıydım
Günümde çok söz aldım
Neden söz demedim
Kulun gönlü dönük
Kendi gafil dedim ona uydum
Anında değil,
Günü gelende yoluma aldım
Çünkü onun yolunca onu ikna ettim
Andığı oyunsa oyna
Saati gelende fırla
Yunuldun gayri
Allah’ından dile dedim
Yoluma yavaş girdi
Girdi koşturdu
Öyle oldu yolumuz
Yol verdi MEVLÂNA’nız
Günde de öyle olur
Gönüller yoluna göre yunulur
Kıbleye dersin dönersin
Uykuda ayağını sorarsın
Başı koysan, daha hayır

Ham sofuya kapılma
Yoluna hurafe koyma
Yönün gönlünde olsun
Allah’ın seni bilir
Gönlünü aç, yalandan kaç
Dünya miraç değil
Beden miraca çıkmaz
Gönlünü hazırla
Beden kafes
Kuş kafesle uçar mı?
Günün yine gelişi
Ham kulunun erişi
Dünyada olsun
Toprakta kalmasın
Anlaşılmadı dediğim
Elma erince düşer
Kul eline geçer
Yiyeni, yolmuş diyeni bilinir
Ham elma, vakti dolanda
Ağacı silkilende ham kalır
Toprağın malı olur
Kulun ermişi
Allah’ını bilmişi
Huzura varır, tadını verir
Ham kul yerde kalır ele gelmez
Ağıza tat vermez
Olmuşa tat veren Allah’ım
Hamına el vermez
Kul eli değmez
Elbet Allah’ım elini uzatıp almaz
Kulu sebep yaratır elini uzatır

Mevlâna’yım!..

Bundan öte
Ben değil Allah’ım var
Ben O'nun kuluyum
Emrindeyim
Kulunun gönlündeysem
Huzurum artar
YASİN sordunuz
Anmayı dilediniz
Dileğince okursun
Allah’ının rızasını dilersin
Allah’ım dersin
Sana niyazım açık olsun
İçimden geleni versin diye
Dilimce okurum
Gönlümce varırım
Dilim olmayanda
Masal gibi uyurum
Uyku dünya görgüsü
Kulun gailesi
Bildiğince okursan
Gönlünü açarsan
Sevabın olur, makbuldür
Allah’ını anmak
Olumuna uymak vazifendir
 

ALLAH’a ısmarladık

Lailahe illallah Muhammedür Resulullah