28 OCAK 1970


MEVLÂNA’yım ben!

Geldim güldüm
GARİB’i gördüm
Neşesi bol olsun
GARİB kendini bilir
Dünyasının yolunu çizer
Ahiretini ihmali görülmedi
Olumunu harcamadı
Anında olsun
Gününe sözü geçsin
Gününü kul hazırlar
Yolunu çizer
Olayın hayır vermeyenine
Ulu’su mani çeker

Gelelim söze
Ağam dedi; ‘Vay bize’
Özün, sözün, olumun
Allah’ımın emrinde
İraden senin elinde
Neden harcarsın
Gönül üzersin?
Olgunluğun görülür
Hayat türlü örülür
Sorduğun yola verilir
Gönül ölçün alındı
Bu aleme verildi
Dünya ölçün durulur
Sana olmaz denilir
Olsun desem
Kararı YM olsun
Seni harap etmesin
Öz derim söz alırım
Yola rehber veririm
Diledin ben gelirim
Olgun gönül açılır
Olandan gün seçilir
Sunduk şarap içilir
Bu aleme galip gelmek
Dünyayı galip yaşamak ile bulunur
Galip yaşamak
Kula üstün olmak değildir
Dünya gailesinin üstüne çıkmaktır
Aramızda mağlup yok
Her kul bir yönden gelir
Aradığını bulur
Her yönden geleni alan
Yoluna rehber olan
Allah’ımın emrine uyan, ben.
Merdiven dedik getirdik
Yerine yerleştirdik
Başını çıktık,
Günden güne aşarız
Sunduk, ‘Yol münasip’ dedik
Şaşırandan el çektik
Sudan dileyen
Allah’tan istesin
Allah’ımın dediği olur
Olmuşsa olmuyor deme verir
Dünyanın hesabı
Dünyada kalır
Kulun borcu
Boynunda gelir

OMAR der ki;
Ağızdan olsa borcun
Aldığın yazı harcın
Ödeyemem diye dönen
Allah’ından dileyen bulur
Gününde öder
Borcunu dünyada siler

Sunduğumu aldın
Dile Allah’tan
Okuyun olacak
Allah’ımın işine söz yok
Olsa da güç
Sonu size sevinç

Dünyadan söz ettik, kulu eğittik
GARİB’i öğretmen ettim
Dünyadan söze
Ahiretten güce
Rehber gerek
Geldim GARİB’i yoluma aldım
GARİB ile cümlenize el verdim
Arka ön yok
Ortada Canan
Etrafında Canlar
Bir daire olduk
Elele verdik, olay bu.

Allah’ım her yerde
NUR; ölçüye sığmayan
Gönüller almayan
Yolundan çıkılmayan
Gönül münasip olanda ona varılan.
Allah’ım sana ulaşmaya çalışmadım
Çünkü varamam
Gönlümü sana verdim
Sarmaya çalışmadım
Çünkü saramam
Seni andım
Yürekten çağırmaya çalışmadım
Sesim eriştiği an
Gönlüm olaya şaşırır
Sesim çıkmadan da
Allah’ım sesimi alır

Dünyaya geliş
Kulun gönlünü eğitir
Olumu güzel olan
Dünyayı iyi bilir
Gailenin üzerine çıkar
YUNUS’um söz diler
Yaz dedim:

 



YUNUS’um
Hummalı günün gecesi
Güzel olur hecesi
YUNUS yaban ördek avcısı
Gayemiz av olaydı
YUNUS kendi avlanırdı
Yolumuz sazdan geçti
Sazın altındaki sudan geçti
Geçit versin saz dedim
Yolu versin söz dedim
Sudan uçtu ördekler
Alsam yoldan üvekler
Yoldaşım, ‘Gelmez.’ dedi
Eline kalmaz dedi
Ol yolunda yolun yolcusu
Bırak suyunda kalsın yumurtası
Suda kalır mı? demeyin
Su yanında bırakır
Günü gelir kakır
Yanındaki bilir, ayak iter
Yumurta gider suda kalır
Garib YUNUS görür alır
Nasibini Allah’ım gönderir

Yola düştük yoldaş ile
Yanımdaki haldaş ile
Ördek sözü açtı
Yumurtası kaçtı? diye sordu
Nasibi kadar dedim
Yavrusu kaçtır? dedi
Yaşadığı kadar dedim
Yavrusuna yol verir
Yolunu suda öğretir
Günü geldi mi yoluna salıverir
Adam yavrusu yol bilir, yön bulur
Sanki anaya babaya dayanmazsa devrilir
Zavallı gafil kullar nasıl da yanılır?
Umut verin yavrularınıza
Kötü misal değil
Allah’ın varlığını bildirin
Kendi büyüklüğünüzü değil
Büyüklüğünüzü ata olarak öğretin
Aranızda yolcu olmayan var mı?
Yolcunun pasaportu benden değil
AZRAİL’den geçer
Onun için, yolun sonunu değil gününü bil
Ömrün uzunu, geçirdiğiniz hayır günüdür
Hayır gün; size neşe veren,
Kötüden uzak olan gündür
Gailenin üzerine çıkılan gündür

Mümin olunca, günler yaşanır
Allah’ım ne güzel vermiş
Kulun dünyasını süslemiş
Görüp bulana,
Yarattın şükür diyene ne mutlu
Yuğdumsa sizi, bana ne mutlu
YUNUS’um ben
Sözünüze bağlandım
Aşkınızla dağlandım
Sazımı çaldım
Sözümü dedim
Su gördüm daldım
Yüzmeye değil sönmeye
Sudan içtim, coştum coştum
Suya daldım daha sarhoş oldum
Sizler için de diledim
İzin aldım, sizlere de dağıttım
MEVLANA Hazretleri gördü
YUNUS’um telaşın çok dedi
Dağıtayım bol sudan
Olandan çokça versem tez olur
Kulun gücü bol olur
Yanılma YUNUS’um
Kula kararınca verilir dedi
Sözü benden aldı:

MEVLANA’yım geldim
Gönülleri gördüm
YUNUS’uma uymuş
Ver daha demiş kullara sevindim
Amma size deyim
Tuzlu aşı yersiniz
Suyu gönülden dilersiniz
Mideniz aldıkça içersiniz
Gönül suyu da öyledir
Gönül kadar verilir
YUNUS’um ‘Paylaşalım.’ der aşırı gider suyu
MEVLÂNA kıymaz mı? demeyin
Ben de size vermeye geldim
Zararına olmasın
Günden güne artsın derim
Gönlünüzü alıştırırım
YUNUS’um unuttu geçirdiği ömrünü
Öyle olmasa
Yol izni gününden alırdı
Göçünden sonra tez gelirdi
Gelişi sözümle
Yuvamız yudumumuza yol açar

Hoş görür olmak, kulu saydırır
Yolunu sükunetle yürüyen, sükunet bulur
Olayı yaratan, olaylarla karşılaşır
Yuvanın sükuneti, kulları olgunlaştırır

GARİB uyumaz
Allah’ımdan niyetine geldik
Mümin kullara söz verdik
Allah’ım cümlenizden razı olsun
Aldım kulundan, vardım Ulu’na
Olana, cümle selam verene gönderdim
Allah’ım razı olsun
Yolları nurla dolsun dediler, duacı oldular

ALLAH’a ısmarladık

Lailahe illallah Muhammedür Resulullah