08 ŞUBAT 1970


MEVLÂNA’yım ben!

Yumuşak niyete
Niyazda Allah’ın verdiği diyete
Minarenin duyuluşuna ses yayılır, kul ayılır
Mimar yapısı, cami kapısı
Allah niyetine açılır

Yumak saranın
Ağız kötüyü açmasın
Kulun yolunu seçmesin
Allah’ın verdiğini değil elbet
Amma kulun hatasını demesin
Yudum alan meclis kurana yaraşmaz
Niyetler kötü olmasa da
Merdiven bulan
Çıkayım diyen, demesin

Dayak yok nasihat
Kötülük yok, gayede yok
Allah’ım yarattığını affeder

Yolun çıkışı münasip
Sözümüz dünya yolu
Dünyada eğilen kulu
Olmuş olacağa bakar
Münasip yol gösterir
Olay bu. Layık olan.
Teselli değil
Sözümü masal bilmeyin

Meclisi kuranlar
Allah'ım diyenler
Şüpheyi atın artık
Sözün her gün gelişi değişmez
Uygun görülmeyene
Olmuşsun denilmez
Allah’ına olan aşkından
Şüphen var mı?
Size defalarca
Allah’ımın büyüklüğünü
Affının çokluğunu söyledim
Gönüller bozmadıkça
Niyetler tozmadıkça
Kulun yolu değişmez
Şeytan ona erişmez
YUNUS’a verdim sözü:

YUNUS’um geldim
Suyumu verdim
Bana ne hacet
Vereni gördüm
Yanmışsa yumak sararken
Bir yudum da benden alsın
Duacı olsun dedim
YUNUS’a yumuşak sorun
Yattığı yerin kıymeti değil
Vardığı yerin kıymetini düşünün
Olmuyor, niyetler uymuyor

Manastıra çıkana dedim
Ne ararsın?
Dedi;Tanrı’yı
Dedim; Yuvan mı?
Dedi; Dergahına sözün mü var?
Dedim; Açıkta kaçıkta değil
Dedim; Yakında uzakta değil
Dedi; Allah’ıma yakın gitmek için yüksekte
Dedim; Gönlünde değil mi?
Aşağı inince orda mı kalır?
Benimle gittiğim yere gelir
Yanımda gönlümde taşırım
Binayı başımı sokmak için ararım
Dedi ki; Camiler nedir?
Dedim; İbadethane dağa çıkmaz
Ovaya durmaz. Cümle kula açık.
Olsun diye çıkmaya
Dünyadan uzak kalmaya ne hacet?
Yolunu buldun mu?
Allah’ı andın mı?
Sudan ansan
Denizi geçsen
Kuşa baksan göğe çıksan
Hepsi gösterir
Varlığını bildirir
YUNUS’un yolu
Olmuşu bulur



Geldim söze
Dedim size
Dünyaya ne geldiniz?
Allah’ı ne bildiniz?
Derde düşüp döndünüz
Yalvardınız, yandınız
Allah’ım aşkına
Döndünüz şaşkına
Sorduğun olsa da
Duyanlar sorsa da söze uyma
Yanımızda oturan
Yazayım diyene
Yazmak kolay, uymak zor
Dilemek kolay, ermek zor
Yalan değil hakikat
İçinden geçeni sokağa at
Suyun gelişidir asıl olan
Su nerden olsa akar
Yeter ki yolunu bahçene çevir
Öyle sebep sorma
Allah bilir, layık olana verir
Dünyadan göçmek kolay
Bir nefes yeter
Gelmeye varmaya
Yüz surat ister
Münasip olsun yolun
YUNUS’u bilsen
Dersin; Ver elin
Yalnız kitaba bakar
Yazıyı okursun
Okuyup geçersin
Açsan bilirsin
Sunduğumu aldın
Gündüz düşündüğün
Yumuşak değil
Olması hiç mümkün değil
Masanın ayağını düşün
Tekle durmaz, dört olur
Olmuşsa, biri çıkmışsa yıkılır
Yıkılan masada ne iş görülür?
Allah’ımın verişi kula düşmez
Kul kula söz etmez
YM oldu, kulun kıvılcımı yandı
Münasip dedi, kulu uyardı
Duygusunu anlattı
Allah’ım dedi, sana hatırlattı
Ağız bükme, kulak çekme
Aman deme, zaman bölme
Dünya yuvarlak bir top
Kim düşer kim kalkar Allah’ım bilir
Dönük kulunu terbiye eder. Duacı ol.
Sana söz dedim
Yanıldığını bildirdim
Sözümü MEVLÂNA Hazretlerine bağladım

Selam gelenler
Sözüme gülenler
Sözümü bil, bu gece bul
Düşünsün bulsun
Hakikate ersin
Korku koymasın
Kitap bakmasın, düşünsün.
Allah’ın varlığını
Dünyanın darlığını
Gelenin çokluğunu
Gidenin yokluğunu
Yudum verdim
İç sen dedim
Suyu gördü
Gözsüz baktı
Sözün gelişi
Sudan verişi
Günde demez
Gelende gösterir
Gelişi boş değil
Yol açılır, sebep verilir

(Resim verildi)

Kimdir? dersiniz
OMAR HAYYAM
 

ALLAH’a ısmarladık

Lailahe illallah Muhammedür Resulullah