05 ŞUBAT 1970


MEVLÂNA’yım ben!

Yolumuz hikmettir
Allah’tan sebeptir
Neden? derseniz
Sondan, YAHYA yolundan

Allah kulundan geçmez
Günde gönderir
Sadakat gösterene
Yolunu bildirir, bildireni gönderir

Suya giden su doldurur
Kumdan geçen hacı olur
Saatini sorarsan vaktini eyler
Öyle de böyle de boş geçer
Yoğunluk yabanda
Azınlık çobanda
Yabanı sorarsan
Yaban; günaha girmek
Dünyaya başına karışmak
Yaban; olumu çamurla karışan
Çoban; dünya gailesinden uzak kalan
Madanda, Muaviye’dir galip
Adına Allah’ım talip
Kazandı denilir, kul adı söylenir
Allah’ımın verişi unutulur
Atanın sözünü unutma
Öğüdünü gönlünden çıkarma
Derya deryadan içre
Dünya alemden içre
Dünya alemde
Alemin elinde oyuncak
Oldurduğu, Yuğan’ına sordurduğu
Sadakate erdirdiği kulun yolu açılır
Dünyanın dönüşünde dışarı çıkılır
Olduğun andır bu
Dünyanın dönüşü Nasıl durmazsa
Kulun görüşü de karışır
Yolunu ALLAH’ına.

Masanın yolun sonunda aldığı
Kula verdiği nedir?
Kullar sorarlar;
Uluların hangisi en yüksek?
Mertebededir derim
Bütün nehirler deryaya akar
Yanılınmasın
Nehrin küçüğü büyüğü olur
Amma netice aynıdır
Nehir ne kadar büyükse
O kadar kolu olur
Koldan maksat, müridi olur

Açtık konuyu
Suyundan dedik
Deryaya dalan YUNUS’a sorduk
Deryada ne buldun?
Dedi; Koştum koştum yandım
Deryadan içtim kandım
Vardığım yolu düşündüm
Allah’ım dedim
Sen kuluna neler verdin
Kulun sana ufacık gönlünü verdi
Onu ihya ettin büyüklüğünle
Beni yolumun gelişine hazırladın

Yanımıza geldiniz
Dedemiz dediniz andınız
ALLAH’ım
Duanıza duacıyım
Diledim yolunuza geleyim
Gelende sizi karşılayım

Sözün sonu da başı da Allah’ımda
Dileğimi söyledim
Dilekler Allah’ımın uygun kullarına nasip oldu

Miğfer giyse yüzü örtse
Sözünü sakınmazsa
Kanı da dokunmazsa
Ne yol alır, ne kul verir
Andığımız niyetin duacısı olalım
Aldığımız niyete koruyucu verelim
El açalım yüz sürelim
Allah’ım diyelim
Sunduğunu andım

Ağanın niyetine
Diledim Allah’ımın adına
Sebebi senden
Senin nurundan
Allahımın verdiği hamurumdan
Şüphem yok
Yanılmışsam döndür beni
Aldanmışsam çevir beni
Verdiğine inandım
Elimi sürmeden kaybettim
Alnımın terini akıttım
Emrine uydum
Olana senden dedim,
Boyun eğdim
 



Senden dileğim
Hatamın affı
Olayın hakkıma dönüşü
Sen bilirsin Allah’ım
Ağaya dedim
Duasını verdim
Allah’ımın emridir
Kem gözün zehridir
Akanını akıtmaz
Terini döker
Umduğunu alamaz
Belini büker
Duacı olsun
Kem göze duvar çeksin
Dualar karşılar

YUNUS’um der ki;
Adımı söyle, üzülmesin nafile
Dünyanın geleceği
Bir kulun vereceğine yetmez
Olmuşa ham ne dese bükmez
Aldığını anında verirsen
Sözünden çıkmaz
Allah’ım ağaya olduğunu bağışlasın
Adağını tez gelenden nasip etsin
YUNUS’um söz aldım
Yandım dedim saz aldım
Sazı geçtim suya vardım
Suyun akışına ayak uydurdum
Uğrak dedim sudan çıktım
Sığındığım yere geldim
Sığınmak derim, kul düşünür
Sanki sığınan yalnız benim
Hangisi mülkünü ahirete getirmiş?
Herkes bir yer bulmuş sığınmış
Her fakirim diyene bakma
Fakirlik, gelen kulun cümlesinde
Ne var ki,
Kulun kimi emanetçidir, kullanır gelir
Dünyadan geçen Veli bunları düşünür
Allah’ın emanetini
Hak yolunda mı kullanırsın?
Olmuşa sen mi yaranırsın?
Allah’ımdan aldığım
Üç münasip böldüğüm
Sağıma soluma baktığım
Borcumu ödediğim gündür huzurum
Borcum Allah’ıma bitmez
Kul olsa affetmez
Yüce’nin affı da yüce olur
Ağızdan anılsa
Ömürler gece olur
Sandığın yapısı
Anahtar ve kapısı
Meshine sözüm değil
Mesh; saatini bilen
Üstünden sıyıran
Yetmez yolun gidişine
Anlatılanı alan yola öyle çıksa
Mesh edilmez
Aslına uyulur
Verilen duyulur, ayağa varılır.

Aşka düşenin sabrı Aşka olmaz
Varanı aldım
Dünyaya döndüm
Sözümü sakınmam
MEVLÂNA Hazretleri gibi
Yumuşak bakınmam
Gerekirse koldan
Gerekirse gönülden çekerim
Bu yola atarım
Gelmeyene yanarım
ÇAKIR’ı uyandırdım
Gönlüne sert akım verdim
Yumuşak söz yumuşattı
ÇAKIR’ı uyuttu
Akıma kapıldı
Sözüme atıldı
Söyle CAKIR ne dersin?
Katibi sana değil
Allah’ıma adandı
Yolumuzu dileyene
Eli ile nasip verdi

YUNUS’u cahil demen
Dediğimi bilirim
Muganni olana
Sözümü esirgerim
Yollara baksan ayrı
Vardığına baksan aynı
Mazeretine yol vereni
Olumu düğümle sardığını bilsen
Kula el vermez misin?
Söz çok defter yok
Şükür defter hazırmış
..................................................................................................
(Bu günkü kayıtlara göre bu tebliğin sonu bulunamamıştır.)

Lailahe illallah Muhammedür Resulullah