19 HAZİRAN 1971


MEVLÂNA’yım ben!

Hoşnut olmayı bilin
Olana, ‘Gücüme gelmez’ demeyin
Güç, Allah’ımın verişidir
Kulun Allah'ına dayanışıdır
Kumun uyması
Rüzgarın durmasındandır
Rüzgar eserse
Kum da uçar
Her kul yönünü seçer
Seçilen yön;
Allah’ıma giden yol olsun
Kul Allah’tan geleni bilsin
Selam cümlenize

YUNUS’um geldi
Cümleyi selamladı
Gündür, aldırır
Gayedir, oldurur
Yaprağı dal erdirir
Rüzgar soldurur
Dal kırılmasın
Yaprak dökülmesin
Mevsimde dökülen yaprak, yerindedir
Elden dökülen yaprak, yersizdir
Onun için, dal kırmayın
Yaprağın ardından bakmayın

Gücün üstünlüğü
Ne bedende
Ne yumakta
Sadece gönülde
Geçen yaprak kapanır
Gelen filiz
Yerden değil daldandır

Asmayı MEVLÂNA budadı
Evet, ben
Verime hazırladı

Ahmak demedim duman alana
Gücünü kendinden bilene
Kul uyur, bilmez
Olayın gelişini
Kendinde bulmaz
Hoş gördük her şeyi
Dünyada tuzlu çorbayı
Maniyi kuldan değil
Gönülden bildik
Kula hata yaması vurmadık

Mümin yolun yolcuları
Ağaç yolun hancılar
Ağaç, Uluların bulunuşu
Ağaç yolun hancısı demek;
Uluların Yuva’ya gelişi demektir

Size sözüm, vursun sazım
Versin özüm, görsün gözüm
Yoldan olansınız
Sudan içensiniz
Suyu içen,
Sözü de su gibi versin.
YUNUS’um
Vermeyi dilersiniz
Ham söylersiniz
Suyun hamı olmaz
Ne su olsa içersin
Denir ki;
Tatlı suya alışan
Acı sudan içemez
Susuz kalsın da gör
Nasıl sudan geçemez
 



Saman yükü hafiftir
Merkebe yüklersin
Yürü diye beklersin
Olmasını dilediğin
Namaza dursun
Yaratanım desin
Sağına soluna
Müjde beklediğini bildirsin
Niyazın, huzuru getirdiği bilinir

Mevlâna’yım!..

Sehere saat verdim
Kulunun sevincine ortak oldum
Aymayı bilenden olun
Huzuru gönülden bilin
Hata kulda aramayın
Her kul kendinde arasın
Karşımda duranın hatası
Görmezsem beni
Görürsem onu yüceltir
Mevzu dağılması
Kulun hatası değil
Verenin ihatasıdır
Söze nokta koymasıdır
Suyun başı, yolun sonu
Kulun gönlü, kumun yoluna gönüllü

Her kul yukarıya el açar
Allah’ım der;
Öyle değil, böyle olsa
Bilse ki en hayırlı olan
Kendisine verilendir
Gören göz olsa
Elbet yanıldığını anlar
Ne var ki
Allah’ım görmeyi nasip etmemiş
Kul olayı günü gününe bilmiş
Hatta dakikası dakikasına
Çünkü bir dakika sonra ne olacağını
Allah’ımdan başka kimse bilemez
Nimet, verilendir
Mümin olan
Her verilene şükür der
Daha az alanı düşünür
Daha çok alana baktınmı
Huzurun kaçar
Huzursuzluk, olmayanı aramaktır
Olana şükret ki, çevresi genişlesin

Söz ile her olay kolay gelir
Olayın içine giren
Hangi yöne döneyim? diye bocalar
Bocalamaya ne hacet
Allah’ıma havale et
Yönünü buldurur

Selama selam veren, her kişidir
Selama bel büken, er kişidir
Ne var ki,
Selamına arkasını dönene
Selam gerekmez
Selam, Allah’ımın adınadır
Arkasını dönene selam verilmez
Selam sizlere.

ALLAH’a ısmarladık

Lailahe illallah Muhammedür Resulullah