21 MART 1971


MEVLÂNA’yım ben!

Huyun en güzeli
Yumuşak yol alanda olur
Yolun en güzeli
Allah’ıma gidende olur

Söze başlamaya
Cümlenize selam demeye geldim
Naz ile değil niyaz ile geldim
Asude olandan
Hummalı olanı ayırdım
Cümleniz ile bir oldum diyene göz attım
Yumuşak olsun olmasın
Hoş söz ettim
Diledim, bekledim
Gönül yapısı da
Dünya yapısı da uyacak
Yolumuz açılaca

Kur’an’ı okuyan hafız
Allah’ımı andım der
Allah’ım; Okuyan, okumayan
Kulumun gönlünü gördüm, der
Okumaktan maksat; 
Allah’ımı anmak elbet
Ne var ki;
Kur’an’ın verilişinden maksat
Allah’ımın adı yanında
Yolunu öğrenmektir
Sadece okumak yeter mi?
Ezbere bilmek yolu açar mı?
Kur’an’ın gayesi
Yol göstermektir
Ona de ki;
Kur’an kula yol göstericidir de
Niye ölüye okunur?
Cevabı ona deme
Önce ondan bekle
Kur’an’ın yazdığı
Kulca tam açılamaz
Çünkü;
Doksan dokuzu ahirete
Biri dünyayadır
Onun için ölüye
Doksan dokuzu okunur
YASİN, doksanı içine alır
Onun için ölünün dileği YASİN’dir

Neden gelmesin?
Yumağın kaldığı yerde
Dönmek yasak mı?
Ruhun varlığı
Kâinatta darlık bilmez
Dilediği yere,
Dilediği veya dilendiği an
Elbet Allah’ımdan izin aldığında
Cumayı cümle kulu ile beraber geçirir
Gelmiş göçmüş cümle ruhlar
Cumayı dünya kulu ile beraber geçirir
Cumanın bayram dendiği bundandır
İbadetin cuma günü oluşu bundandır
İbadetten maksat;
Cuma gününün
Ayrı gün gibi gösterdiği
Ruhu nasıl selamlarsın?
Ona ne ikram edersin? Dua ile.
O aleme göç edene
Ne ikram edilir?
Elbet YASİN
Ruhu rahat bırak diyen
Ruhu hoş karşılarsa
Rahatı kendi bulur
Ruh gelmezse
Sen onun geldiğini ne bilirsin?
Kur’an’ın dediği şudur;
Öldü deyip yanan yakılan
Matemi gönlünü isyan ettiren
Elbet kul yakınına ağlar
Amma ağlamayı
Gönlünü karartmak derecesine getirirse
Ruhu rahatsız eder
Eğer ruhun her an
Yanında olduğunu bilse
Ne o kadar yakınır
Ne gönlünü karartır
Aşırı matem
Kul ile ruh arasına duvar örer
Sahibimizden geldik
O’na döneceğiz
Olmasını dilediği gibi olmaya çalışır
Elbet orda da eğitim görür
Mertebe niyaz ile değil
Gönül ile alınır
Dünyaya gelen ruhların bir kısmı
Öyle eğitim görür
Daha önce konuştunuz
Fal? dediniz sordunuz
Ne indir ne cin
Gelen, eğitime tabi tutulan ruhlardır elbet
Ruhun varlığı
Kainatta darlık bilmez dedim
Elbet Allah’ımdan dilerler
Aydınlara aracı ol derler
Allah’ım onlara
Dünya kapısını açar
Eğitilmiş ruhların himayesinde
Eğitilmemiş ruhları bilse
Doğruyu görse
Yolun eğridir demez
Daha güzelini versin
Doğruyu gösterdim desin
Hiçbir Ulu kula;
Sen kötü yoldasın demez
Diyen doğruyu bilmez
Allah’ım dahi kuluna
Kendini zorla sevdirmez
Kula düşer mi
Senin yolun kötü demek?
Öyle görse de demez
Ona güzelliği gösterir
Güzellikle uyandırır
Elbet nasibi olan uyanır
Allah’ına dayanır

Duman yumağını sarmasın
Olaya gönül koymasın
Aştığı meydan
Ona dünyanın dar değil
Çok geniş olduğunu gösterecek
Günde kendini darda görür
O günü elbet açar
Anahtarı elindedir
Dağarcık dolu
Kendini bilmez
Elim boşta der
Dağarcığa el atmaz
Atsın elini, tutsun aşını der, ona banar
Cümleye yetmez
Şüphe edersen elbet yetmez
Amma Allah’ımdandır bitmez dersen
Ne biter, ne tükenir
Ne taşar, ne tıkanır
Asmanın verimi bir yaza mı kalır?
Nerden alır?
Senin de alacağın Allah’ımdandır

Gümüşü dilersin, cümleye diye
Altını dilersin, cümleye diye
 



Olsa da olmasa da
Gümüş sana gelmese de
Altın sana yetmez mi?
Yolunu açmaz mı?
Ok yaydan çıktı
Hedefini buldu
Sen şimdi oku ararsın
İbadeti ne için yaparsın?
Allah’ını anarsın
Aşk ile yanarsın
Belki buluşturur diye
Her yana bakarsın
Oku, attığın hedefte ara
Unutma ki,
Ne sağa, ne sola, ne geriye döner

Koşma ile değil
Adım ile gidersen
Hem güzelliği görür
Hem yorulmadan varırsın
Koşan çabuk yorulur
Yorgunluk kulu şaşırtır
Sanıldığı gibi değil
Her kulu açlık ile
Hırpanilik ile varmaz
Dileyen, yolda yolcu görür
Allah’ım verir
Ben Allah'a varacağım diye
Aracı neden aranır?
Allah’ımdan dile
Yolunu açar, rehber de gönderir

Mesnetsiz duvar olmaz elbet
Amma mesnet
Mimarından çıkarsa sağlam olur
Kalfa elinden çıkan hesapsız gelir
Sağlamlığı kaderedir
Planın dahilinde olan çizgilerdir;
Doğum-ölüm-evlenmek.
Kulun alacağı
Kaderim bana verdi diyeceği
Doğum-evlenme-ölüm haricinde
Danışıp da yaptığın her olay
Doğruyu buldurur
Onu sen mantığınla bulursun
Binanın iç duvarlarıdır
Suyunda değişen olmaz
Kiminle evlenecek yazılıdır
Doğuşu yazılı dedim
Elbet yazılıdır, doğacak olan
Yaştan baştan dilesen
Ömür boyu yalvarsan
Ne günün geçer
Ne dakikan uzar

ALLAH’a ısmarladık

Almayı dileyene
Yolumu bekleyene giderim
Asmaya koruk da yakışır, üzüm de
Ne var ki, kul üzümü bekler

Ulular anıldığı yerde
Anıldığı an bulunurlar
Topluca anılırsa
Meclisi kururlar
Andığınız an
Muradınız ile anın ki
Cümlesi alsın
Yüce’ye iletsin
Kefil olan, olduğu kulun gönlünü bilendir
Almayı bilene
Veremem demez
Olmayacağı kula müjdelemez
Ulunun kulu olmaz
Ulu kula vasidir
Ay ışığı nasıl her yuvayı aydınlatır
Ne var ki, penceresi açıksa

Dünyanın yaşını öğrenmek istersen, yıldızları say

Yanan ile bir olma
Pir'i olamazsın
Her kul kendi ateşi ile yanar
Pir’in ateşi ancak sana ocak gelir
Seni ısıtsa da dışta kalır
Eğer sen ateş almadınsa
Pir ile kendini bir görme
Bir görürsen
Ateşi tazelemeyi unutursun
Sahile çık, denize bak
Ne görürsün?
Dalga yok ise
Gök ile denizi birbirine karıştırırsın

İğne battığı yerden kan akar
Damarı kim diker?
Elbet Yaratan
Yumağın ölçüsünü veren kim?
Elbet Yaratan
Ne demektir? dendi
İğne neden batar?
Kaderin çizgisi değildir
Kendi çizginin hatasıdır
Eğer ölüme sebep ise
O kadere bağlanır
Yumağın kopması şudur;
Allah’ımın emri hilafına
Hayatına son vermek
Sahibimden su aldım
İzni ile verdim
Dönük kul kadere girse
Sorgusu olmaz
Günah denilmez
En büyük isyan
Allah’ımın varlığını inkar

ALLAH’a ısmarladık

Lailahe illallah Muhammedür Resulullah


Akıl hastası;
Allah’ımın verişidir
Kulun ömür çizgisidir
Delilik, kulun dünyadan kopuşudur
Delinin mertebesi
Dünyadan kopma ile verilir
Delinin dünyada çektiğindendir
Elbet mertebesi yüksek olur

Kendinden ölçsene
Doğruyu mu buldun?
Eğriye mi saptın?
Madem ki Kur’an’ın dediğini yaptın
Demek ki doğruyu bildin
Müslüman dini
Mantık dini değil midir?

Neden deliye gülünmesi günahtır?
Kulun gayesi varmak ise
Ne deliye gülünsün
Ne ölüye matem derecesinde ağlansın

ALLAH’a ısmarladık