07 TEMMUZ 1971


MEVLÂNA’yım ben!

Meydan’ı bilenden sor
Elini verenden al
Yolunu bulanı bil
Huzur dilersen
Olmuşu nurundan gör
Sahibini bil
Bildiğin gibi
Uyduğun gibi
Gönül kırmadan
Nadim olmadan yol al
Yer mi söylenir?
Söz mü dinlenir?
Gör, gördüğün yerde kalsın
Duy, duyduğun sende kalsın
Ver, aldığın sende kalsın
Verenin alışı çok olur
Almakla bitmez
Vermekle tükenmez
Kul ne derse desin
Kulağın senin olsun
Suyun akışına
Gözün bakışına
Gönül yatışına
Söz edilmez
Söz, edende kalsın
Duyan, rüzgar olsun
Yönünü sana çevirsin
Sadakat, Allah sevgisinden olur
Allah’ını seven
Kuluna sadık kalır

Bohça,
Kalıp olsun, sandık doldursun diye yapılmaz
İçine fistan koymaya
Düzen ile kaldırmaya gereklidir
Yapmasan da olur elbet
Allah’ımın emri değildir
Ne var ki düzenli olunur
Rahatlık görülür
Onun için her işini toparla
Bohça ile kaldır
Dağınıklık zorluk verir

Kale, bedeni değil
Beldeyi korumak için yapılır
Bedeni korumak da
Beldeye hizmettir
Yaprağın verdiği nedir?
Kula gölge
Kuru yaprak ne verir?
Kendini bakımdan uzak tutma
Meyveyi toplamak için
Ağaca bakım gerek

Güzellik;
Aynaya parlak yüzünden bakmakta
Her olayda hayır aramaktadır
Yumuşak yolun yolcusu olan
Geleni de bilir, vereni de
Veren, Allah’ım
Gelen, MEVLÂNA
Allah’ımın verdiğini
Kulunun görüşü
Yumuşak kul oluşundandır
Yumuşak kulun yardımına
Allah’ım yardımcı gönderir
Kuluna telkin yoluyla bildirir
Nasıl ki verişi gelişi bildiniz
Olayı mantık yolu ile çözdünüz

Merdane savaşan
Merdane kazanır
Sertlik, kırar
Kırılan, tamirden uzak kalır
 



Huzurun temenni edildiği yerde
Huzursuzluğa yer olmaz
Gayeden uzak kalınmasın
Olaya söz edilmesin
Mümin olanla
Yolunu bilen bir midir?
Elbet birdir
Hatalar olmasa
Düzen kurulmaz
Yol arasan bulunmaz
Gayeye ereceksin
Uyanı bulacaksın. Şüpheni sildin.

Serdiğin sohbette
Sözünü yumuşak de
Gönülleri fethetsin
Kuyudan su almazsın
Yolda durup bakmazsın
Verdiğini altın verirsin
Kalp takmazsın
Ne var ki, gönülde hoşluğu
Görgüde boşluğu düşünmezsin
Açmayı vazife bilirim;
Gönül hoşluğu nedir?
Görgü boşluğunu
Hoş görmededir
Hatalıya hatasını bildirmek
Görgü boşluğunu yüzüne vurmaktır
Yol ehli olmayan
Allah’ımı bilmeyendir
Görgü boşluğu odur
Yuvanın damında
Görgü boşluğunda olan yoktur
Demet demet çiçek dersen
Görgüsü boş olana versen
Çiçeği yayıntı sayar
Senin gönlünü kırar
Gönlünü kırma
Neden bilmez? deme
Allah’ım ona
Kendini bildirmek gerektiğinde bildirir
Sohbetin tadını
Gah tuz ile
Gah şeker ile değerlendirirsin
Değerini bilmeyene
Yolsuz dersin
Varsın yolsuz olsun
Cevabını senden almasın
Çünkü ne desen seni bilmez
Öylesinden bilgini uzak tut

Sohbetimiz yazı ile
Yol dönüşü verilir
Mümin olan bilir
Ulusu olmakla
Kaderine hükmetmek gerekmez

Asmayı diken bilir
Buğdayı biçen bulur
Gönlünü yaratan bilir
Kayguya yer yok
Oynamayan, yumak sarar
Oynayan, düğüm çözer
Almayan, su diler
Alan, destiye döker
Karışır çamur eder, etrafı bular
Güneş çamuru kurutmaz mı?
Kulu çamurdan kurtarmaz mı?


ALLAH’a ısmarladık

Lailahe illallah Muhammedür Resulullah