|
MEVLÂNA’yım ben!
Meydan’ı bilenden sor
Elini verenden al
Yolunu bulanı bil
Huzur
dilersen
Olmuşu nurundan gör
Sahibini bil
Bildiğin gibi
Uyduğun gibi
Gönül kırmadan
Nadim olmadan yol al
Yer mi söylenir?
Söz mü dinlenir?
Gör, gördüğün yerde kalsın
Duy,
duyduğun sende kalsın
Ver, aldığın sende kalsın
Verenin alışı çok olur
Almakla bitmez
Vermekle tükenmez
Kul ne derse desin
Kulağın senin olsun
Suyun akışına
Gözün bakışına
Gönül yatışına
Söz edilmez
Söz, edende
kalsın
Duyan, rüzgar olsun
Yönünü sana çevirsin
Sadakat, Allah sevgisinden olur
Allah’ını seven
Kuluna sadık kalır
Bohça,
Kalıp olsun, sandık doldursun diye yapılmaz
İçine fistan
koymaya
Düzen ile kaldırmaya gereklidir
Yapmasan da olur elbet
Allah’ımın
emri değildir
Ne var ki düzenli olunur
Rahatlık görülür
Onun için her
işini toparla
Bohça ile kaldır
Dağınıklık zorluk verir
Kale, bedeni değil
Beldeyi korumak için yapılır
Bedeni korumak da
Beldeye hizmettir
Yaprağın verdiği nedir?
Kula gölge
Kuru yaprak ne verir?
Kendini bakımdan uzak tutma
Meyveyi toplamak için
Ağaca bakım gerek
Güzellik;
Aynaya parlak yüzünden bakmakta
Her olayda hayır
aramaktadır
Yumuşak yolun yolcusu olan
Geleni de bilir, vereni de
Veren,
Allah’ım
Gelen, MEVLÂNA
Allah’ımın verdiğini
Kulunun görüşü
Yumuşak kul
oluşundandır
Yumuşak kulun yardımına
Allah’ım yardımcı gönderir
Kuluna
telkin yoluyla bildirir
Nasıl ki verişi gelişi bildiniz
Olayı mantık yolu
ile çözdünüz
Merdane savaşan
Merdane kazanır
Sertlik, kırar
Kırılan, tamirden
uzak kalır
|
Huzurun temenni edildiği yerde
Huzursuzluğa yer olmaz
Gayeden
uzak kalınmasın
Olaya söz edilmesin
Mümin olanla
Yolunu bilen bir midir?
Elbet birdir
Hatalar olmasa
Düzen kurulmaz
Yol arasan bulunmaz
Gayeye
ereceksin
Uyanı bulacaksın. Şüpheni sildin.
Serdiğin sohbette
Sözünü yumuşak de
Gönülleri fethetsin
Kuyudan su
almazsın
Yolda durup bakmazsın
Verdiğini altın verirsin
Kalp takmazsın
Ne var ki, gönülde hoşluğu
Görgüde boşluğu düşünmezsin
Açmayı vazife bilirim;
Gönül hoşluğu nedir?
Görgü boşluğunu
Hoş görmededir
Hatalıya hatasını
bildirmek
Görgü boşluğunu yüzüne vurmaktır
Yol ehli olmayan
Allah’ımı
bilmeyendir
Görgü boşluğu odur
Yuvanın damında
Görgü boşluğunda olan
yoktur
Demet demet çiçek dersen
Görgüsü boş olana versen
Çiçeği yayıntı
sayar
Senin gönlünü kırar
Gönlünü kırma
Neden bilmez? deme
Allah’ım
ona
Kendini bildirmek gerektiğinde bildirir
Sohbetin tadını
Gah tuz ile
Gah şeker ile değerlendirirsin
Değerini bilmeyene
Yolsuz dersin
Varsın
yolsuz olsun
Cevabını senden almasın
Çünkü ne desen seni bilmez
Öylesinden bilgini uzak tut
Sohbetimiz yazı ile
Yol dönüşü verilir
Mümin olan bilir
Ulusu
olmakla
Kaderine hükmetmek gerekmez
Asmayı diken bilir
Buğdayı biçen bulur
Gönlünü yaratan bilir
Kayguya yer yok
Oynamayan, yumak sarar
Oynayan, düğüm çözer
Almayan, su
diler
Alan, destiye döker
Karışır çamur eder, etrafı bular
Güneş çamuru
kurutmaz mı?
Kulu çamurdan kurtarmaz mı?
ALLAH’a ısmarladık
Lailahe illallah Muhammedür Resulullah
|