10 TEMMUZ 1971


MEVLÂNA’yım ben!

Hoş gördüm. Sadelikten.
Yuyanın canı gitmez
Yuyana sevgi yetmez
Canın, Cananın, Canların
Sevgisi hep bir olsun
Deyimi bilelim, güzeli bulalım
Sevgiyi bulmak için
Güzeli görmek gerekir

Sorulanın yerini, gününü
Senden değil benden alacaksın
Ne var ki, gelen ben değildim
Gelen de vazife ile geldi
İmtihan birinci gün verildi
Olay sükûnet ile karşılandı
Sen mal için değil
Can için üzüldün
Eğer izin verilmese
Kalem tutulmazdı
Olayın güçlüğüne
Sohbet ile yetin

Sohbet kula adım verir
Her adım öteye götürür
Suyun akışına baksan
Gidişine uysan
Kendini deryada bulursun
Çünkü her akan su deryaya varır
Akan suyun kimi uzundur, kimi kısa
Ne var ki, uzun olan
Daha çok toprak sular
Ne var ki, uzun olanın
Daha çok sabıra ihtiyacı olur
Kısa yol çabuk varır
Uzun yol diledik
Uzadık, uzadık kıyamete kadar
Hak ile bir olup Hakk’a döneceğiz
Kur’an, yolum
Ulum, kolum
Allah, aşkım

Aslımız nedir?
Can ile Canan, birdir
Can ile beden, ayrıdır
Neden canımı bedene mahkum edeyim
Onun hükmüne gireyim?
Beden sana uysun
Aşkıma tabi olsun
Yaprak ağaçta daha parlak olur
Çiçek saksıda ise çiçeği verimsizdir
Toprağa dik de gör, nasıl gelişir
Kökü de bedeni de hürriyete kavuşur
Mahkum olan daima verimsizdir
Her verilen alışıldığı gibi bakılır
Nasıl ki kulu çatıdan dışarda bırakmazsın

Cemiyetin hatası
Bir kula yüklenmez
Denenler, dünya gürültüsü
Senin sözün, onun gözü
Sevgiye ölçü vurulmaz
Yaratılana söz edilmez
Kendine güvenen
Beklemekten geri kalmaz

Hastalık dendi
Ne büyük hata
Kaderi öyle ise
Sokakta ısırır
Gine kudurur
 



Hata bildiğini yapma
Ne var ki,
Kendini uzak tuttuğundan
Öbürünü uzak tutmaya
Mecbur edemezsin
Söz ile anlatırsın
Yumağı bükmeye
Doğruyu göstermeye vazifen
Söz kadardır
Sözden ötesi sana düşmez
Hata ise, Allah’ım görür
Senin hata bildiğin
Belki hata değildir
Onun için,
Başkasına baskı
En büyük hatadır
Her kul kendini haklı bulur
Hatayı bulmak için
Karşındakini suçlarsan
Hata çözülmez
Daha çok düğümlenir
Müracaat kapısı Allah’ımdır
Kula eziyet eden
Yüce’den eziyet görür
Hummalı olmak kulu yanıltır

Yenice elekten
Tattırdı felekten
Ne aldın kelekten?
Yesin tatlı kavunu
Salsın ele sabunu
Ha onu, ha bunu
Ne dendi, ne söylendi
Dönüldü aynı yere gelindi
Her ne olursa olsun
Kul gönlü kırılmasın
Eş, kırılana göz yumsa da
Karşında el bağlasa da
Unutma, Allah’ım var
Elbet Allah’ım razı gelmez
Kul ne çekerse
Kendi suçundan çeker
Hiç bir kul
Öbür kulun hatasından yargılanmaz

Yumağın hatası
Büküşten ise düzeltemezsin
Sarılıştan ise, elbet düzelir
Uyan ile duyan bir olur
Gören ile bilen söz alır
Yaprak yeşil, huzur verir

Ağaç gölge duracak
Gölgeye sığınacaksın
Sazımız yok çalmaya
Davulunu vurmaya
Söz deriz, sohbet ederiz
Sözü sana bağlarız


ALLAH’ıma emanet olunuz
ALLAH’a ısmarladık

Lailahe illallah Muhammedür Resulullah