|
MEVLÂNA’yım ben!
Has bahçenin Gül'ünden
Büyük nehir suyundan
Ne aldık? Kime verdik?
Seven önüne serdik
Gelen kulun gönlüne girdik
Sevdik, sevildik
Allah’ım
razı olsun
Cümleniz huzur bulsun
Kâbe rüyanız olsun
Gidiş hakikate ersin
Sabır anahtar olsun
Aşkınız kilit
Açılan kapıdan
Canlar geçsin
Canana
varsın, Amin.
Aslını bilen,
Aslına varan birdir
Bedene girenle
Dünyaya düşen bir değil
Çiçeği derersin
Demet edersin
İple bağlarsın, hapsedersin
Ne var ki,
İpliğin de aslı nedir?
O da çiçektir
Asıl olan vazife edilendir
Vazifeyi
bilendir
Ruhunun aldığı
Gönül dediği
Aşk ile beslenir
MESNEVİ, aşkın
salatasıdır
İştahını açar
Huzur, bedenin salatasıdır
Dağılmasını önler
Çiçeği bağlar
Her kul bilse
Kendini bağlayan ipe söz etmese
Huzuru bulur
Kulu bağlayan;
Beraberlik, bağlantı
Huzur alan yolumuzu bulur
Çünkü huzurun nereden geldiğini bilir
Sohbeti açar,
Demeyin MEVLÂNA sohbetten kaçar
Sohbeti kıyamete kadar
susmadan sürer
Ne var ki, kulun bedeni var
Kıyamete kadar sohbete
Kulun
bedeni dayanmaz
Uykusu gelir, işi olur
Hep nasıl oturur?
Ruhu oturma ile
beslenir
Sohbet sohbete eklenir
Beden dünya aşına
Bedenin dinlenmesine
Gereken zaman ayrıdır
Güçlük, çözmeye çalışmadadır
Allah’ıma havale edersen
Güçlüğü yenmiş olursun
Hatır almak
Kulu sevmek
Allah’ımın lütfuna ermektir
Sevdiğin kadar sevilirsin
Gördüğün, yerde kalsın
Duyduğun, sende kalsın
Bildiğin, bana gelsin
Cümleye dağılsın
Bildiğin eğer kulun hayrına ise
ALİ’yim geldim
Sözü aldım:
Er ile ar bir olmalı
Yudum alan bunu
bilmeli
Kuluna ettiğim söz
Allah’ımın verişi değildir
Eğer kötü dersen
Yerimi veririm
Dinlenmeye vakit olmadan
Gelen etrafa bakmadan
ALİ’yim.
ALİ oluşum
Müstesna yaratılışımdan değil
Aşkım söylenir
Bedenim dinlenir
Ruhum demlenir
Soluk alanla veren hep birdir
Aradaki
beden farkıdır
Sen ile ben gibi
Anladığın gibi değil
|
Hasır neden yere
konur?
Bedeni rahat ettirmek için
Hasır olmasa da oturulur
Kul her zaman
Rahat etmeyi düşünür
Onun için çalışır didinir
Bir saatlik oturma için
Bir ömür koşunur
Huzur aldığın gibi
Kula da vermeyi bil
Almaktan çok vermeyi bilen
Huzuru aldığı kadar aldırır da
Ne var ki;
Ben alayım, senden bekleyim
diyen yanılır
Beklediğine yük olur
Yükün verdiği ağırlık
Belki o kula hafifletilir
Sana vereceği ağırlığa dayanabilirsen
Günümüz, günlerin en güzeline bakar
Güneşin verdiği
Kendine değil
hep sana
Toprağın verdiği
Kucağında beslediği, hep sana
Hep sana verilir
de
OMAR der ki;
Hep bana diyen
Hepsini bölüşendir
Hepsini bölüşen
Dünya diye savaşandır
Dünya diye savaşan
Boşuna uğraşandır
Dünya;
ne sende, ne bende
Ne gelende, ne gidende
Dünyaya gelende
Aşkı gönüle
doğanda
Dendiği gibi, döndüğü gibi
Kâinat senin, sen kimin?
Şarabı
içersin
Sen mi içtin?
Şarap mı seni içti?
Sen içti isen
Suyun akışına uydu
isen, güzel
Şarap seni içti ise
Çukurunda boğdu ise, büyük kayıp
O zaman,
Dünya diye savaştığına yanarsın
(Resim verilir: GARİB)
Adı inen verdik
GARİB’i çizdik
Yapanı sorana deyim
Adını vereyim
Hz.OMAR.
Korunduğunu bildireyim GARİB’in
Elbet ses ile değil, öz ile
NUMAN der ki;
Gelenle gidenle
Sohbet edenle
Hep beraberim
Cümle
ile geldik
Selamladık durduk
Aldık, verdik, ilettik
Cümlesi duacı oldu
Dendi ki;
Kuruntu edilmesin
Dünya sargısı sarılmasın
Açılacak, çözülecek
Aydınlığa çıkılacak
Her sorana dedim
Günün güzelliğini
Gelen güne
bağladım
Hayır cevabı almayı dileyen alacak
Hepinize dedim
Her olayın
açığı olsa
Gökyüzüne bak derdim
Gelenlere sevinin
Gönülleri yıkayın
Cümleniz Allah’ıma emanet olasınız
Cümlemiz, cümlenizle
Sizde
sevdiklerinizle, çocuklarınızla
Cümleniz cümleyi severseniz
Bir demet
çiçek olursanız
Bağınız ben olayım
Olgunluğun görüntüsü
Verilenin
bilintisi
Dileyen alır
Dileyen demetten dışarıda kalır
ALLAH’a ısmarladık
Lailahe illallah Muhammedür Resulullah
|