|
MEVLÂNA’yım ben!
Yüce’nin vergisine
Kulunun görgüsüne
Cümleye sevgisine
Gönül dolusu
Sevgimi ekledim
Cümleyi selamladım
Yolumuz birdir
Gönlümüz beraber
Ne darlıktan sakındık
Ne güçlükten yakındık
Günün olumunda değil
Günün yorumundadır hata
Gölgeyi yanmayız diye dile
Yeniyi almak için
Eskiden geçme
Yeniden aldığın nedir?
Düştüğün aşk
Doyulmayan Hak aşkı
Eskiyi atma dedim
Sevgini söyledim
Sevgi kainattır
Sevginin bittiği yerde aşk başlar
Zembil içindekini saklar
Onu sadece taşıyan bilir
Allah’ım dileyen kuluna sunar
Layık olan kulunu önce sınar
Sunduğunu asla geri almaz
Çünkü aldanmaz
Mutluluk O’nu bilendedir
Mutluluk O’nu sevendedir
Sadece O’ndan beklediğin
O’nun verdiğine
Eyvallah dediğin andan itibaren
Huzur senin olur
Günün gönlünce aydın olsun
Selamet eyvallah diyenindir bilinsin
Çiçekleri gördün mü?
Tane tane derdin mi?
Menekşeye eğildin mi?
Menekşe bütün güzelliğine rağmen
Boynu daima büküktür
Gene de önünde diz çökülür
Gül asla boyun bükmez
Niye?
Çünkü diğer çiçeklere sözcüdür
Yüce’den başkaya bakmaz, aramaz
Olan olmayan nedir? diye sormaz
Sorgusuzluk vasıflarından biridir
Güneşe duralım yanalım
Gölgeye dönelim
Ne var ki gölge ağaçtan gelsin
Dayanılmayacak üzüntüye
Kulunu bırakmaz
Düşenden sabrını mahrum etmez
Varsın O’ndan gelsin
Sabrı ile beni ihya etsin deyiniz
Gümüşü almak
Altını almaktan kolay mıdır?
Altını almak gönlüne uygundur
Gümüşü almak nasibine
Camiye gideyim mi?
Namaza durayım mı? dersen
Allah’ıma varabildiğince derim
Çünkü,
Allah’ım ne yapıda ne kapıda
Gönlündedir
Nerde olursan ol
Nasıl dilersen dile
Sadece Allah’ım de
Umduğun gibi olur
Gönlün Hak’ta
Yolun pakta
Yemeniyi giyelim
Bağ yoluna girelim dersin
Yemeniyi çoktan giydik
Bağı budadık
Gönlümüzü Allah’ıma adadık
Dünya haline uyulur
Olanda üzüntü duyulur,
Üzme
Gönlün işle günün olayı karışmaz
Selam ile geldik
EYÜP HAZRETLERİ:
Döşekte pamuk dinlendirir
Tarlada pamuk bellendirir
Nerde harcarsan
Orayı doldurur
Kırlangıcı gördün mü?
Yuvasına girdin mi?
Nasıl gireyim deme
Girmek, ayak ile değil
Göz ile de gönül ile de olur
Ayak ile beden girer
Göz ile nazar
Giren gönlün olsun
Kırlangıcı dahi hoşnut etsin
Gönlünü gördüm
Ulaşılmayan dağa varayım
Hak ile bir olayım dersin
Unutma ki ulaşılmayan dağ olmaz
Yola çıktıkta
Güvercine değer veren
Kumruyu huyu ile bilen
Bülbülü sesinden tanıyan
Kainatı sarmaya çalışandır
Kuyuya ses verme
Gönlünü bildiğince aç
Her olayı yerindedir de
Yediğince O’nu bil
Gördüğünce O’nu bul
Sevdiğince O’nunla ol
Meyhane yamayı siler mi?
Yolunu bilmeyen kulu derer mi?
Yolunu bilmezsen sorarsın
Günde dergahı nerde bulayım? dersen
Günde dergah gerekmez
Çünkü dilediğini bulamazsın
Gönlüne uyanı alamazsın
Sunduğum senindir
Her dileyenindir
Vermekten sakınmam
Benden değil Yüce’dendir
Dilediğin an
Dilediğin kadar sunmaya vazifeliyim
Kul kuluna vazifelidir
Müsaade yerinden geldiğinde
Sözüm değerini bulur
Kulun kaderi bir defa yazılır
Sabır koruğa erdirir
Kulu oldurur
Deme öldürür
|
Daha önce dedim
Kul kaderinden kaçamaz
Ermemiş buğday biçemez
Köprü yok ise sudan geçemez
Mümin kulun en büyük huzuru sabırdır
MEVLÂNA denildi
Ömrüne göz atıldı mı?
Aymayı Yüce’nin emri ile bildim
Onu ŞEMS’te buldum
Dünyayı böldüm
Bölüşte hatalı olduğumu bildim
Biliş de buluştur
Güzellikte aranan nedir?
Ne sınırı vardır
Ne derinliği
Kanala dolan çöpe söz edersen
Hatayı kendinde ara
Çöpü kanala gelmeden temizle ki
Sana zarar vermesin
YUNUS’um geldim
Sözde en güzeli buldum
Yar ile bir oldum
Şarda zirveyi bildim
Şarda zirve nedir?
En yüksek ağacın doruğu
Gönlümce gezdim
Her sese kulak verdim
Ses çoğaldıkça
Niyet azalır
Ses çoğaldıkça
Birbirine sarışır
Hiçbiri sahibini bulamaz
Ses alan sorumlu olamaz
Zirve de zorlu dedim
Bağ yoluna koyuldum
Güneşte durdukça soyuldum
Can evim
Canan yuvam
Birbirinize yetersiz dedim
YM dedi
YUNUS’um yürüdü
Sohbete yol açtım
Yol dileyene diyeceğim şudur;
Almaktan kaçınma
Vermekten bıkmam
Sözünü sakınma
Hak yolundan ayrı kalmadıkça.
Tereddüt edecek kul
Zaten yolumuzu bulamaz
Allah’ıma emanet olunuz
Cümleniz selameti bulunuz
Halkayı halkaya geçirirsem
Ele geçen
Kayguyu silendir
Sudan alan
Suyun aktığı yere durandır
Varsın çamur desin
Toprağa söz etsin
Güneşin yakışına bakar
Çamur topraktan suya akar
Kaygu niye?
Kilden olan çamur kaydırır
Sanma zararlıdır
Hatayı ne kulda ne suda ara
Kulun yaratılışıdır
Kil nasıl toprak çeşididir
Kul da öyledir
Kilin yapısı
Alınca kaygan olursa da
Yeterince verirsen
Testiyi ele alırsın
Kışta karı
Yazda gölgeyi ararsın
Sebebini sormazsın
Kanuna karşı durulmaz
Kulun eline
Kaderinin yazısı verilmez
Verilse okumayı bilmez
Okusa çizmeye gücü yetmez
Olacaktan kaçılamaz
Ne kadar gayret olsa
Çizgiden çıkılamaz
Kutuya gideyim
Ölümden korunayım diyen
Yıldırımı düşünmez
Dünyayı misafirhane diyen
Konuğun hatasını hoş karşılar
Gurbete uzak diye bakma
Uzaklık bedendedir
Gönüller yakın olsun
Aradaki mesafeyi örtsün
Amelini düşünen
Geçitten geçende
Dönüp arkasına bakandır
Gücünü sakınan
Verenden şüphe edendir
Kulun değerini kul veremez
Allah’ımın gördüğüne eremez
Katında hoşa gitmez
Şekerin tadı
Ağızda oldukçadır
Biberin tadı
Daha uzun sürer
Çünkü canını yakar
Onun için üzücü olay
Daha geç unutulur
Olayın çözümü
Sende bende olsa
Elele verir dünden çözerdik
Kaderine daha güzel yazı yazardık
Desem yersiz
Allah’ım kulu için
En güzel yazıyı yazar
Yazıyı bozmak
Ne sende ne bende
En güzeli Allah’ım yazar deyip uyanda
Taş taşa vurursa kırılır
Vurula vurula ufalanır
Suda değerini bulur
Kaderin bağına söz etmek
Örümceğe neden ağ örersin? demeğe benzer
Gelenle gülenle beraber olduk
Cümlenize aydın gün diledik
Olandan ayrı kalınmaz
Şer denilene
Allah’tandır denilende
Huzursuz kalınmaz
Allah’a ısmarladık
Lailahe illallah Muhammedür Resulullah
|