|
MEVLÂNA’yım ben!
Niyazınız YUNUS’um misali oldu
Yeniye yol açıldı
YUNUS misali niyaz nasıl? denilir
Saz ile söz ile
Helva karar yoz ile
Sohbet arar öz ile
Sazı sözü yozu öze katar
Öylece aşkına cümleyi tutar
Ayak ile el ile
Gönül yandı kor ile
Yandı sönmeyen
Sevdi dönmeyen
Elbet niyazı
Sonsuza açılır
Cümle ile geçilir
Dolsa sepet gelse
Sebep denilir
Korda yanan sorulur
Kardan donan aranır
Yoğun nimet;
Ne korun çoğu
Ne karın kıtlığıdır
Meyhane bal ile dolsa kime ne?
Kovan şarap olsa neyine?
Bal kovana
Şarap sevene gereklidir
YUNUS’um der ki;
Balı kovandan alırsan
Ser'ini sarandan koru
Donuk su, şekilde ayrı
Özde birdir
Akan suyun yeri
Nidanın eriştiği yerdir
Doğuş yoruma bağlanmaz
Yağış dilenen yerde görünmez
Oluşuna bağlıdır
Nasıl? dendi
Kurak dediğin yer
Yağmur alamayan yerdir
Demek ki;
Dilenen yerde değil
Oluşan yerde akışır
Oluşan yer neresidir?
Ağacın bol olduğu
Kökünün derine indiği yerdir
Yazımız da öyledir
Niyazın yeri budur
Elele veriniz
Hep bir olunuz denilen odur
Doğuş odur
OMAR der ki;
Aradan çekilen
Çokluğu terk edenden ise çağırınız
Yüce Allah’ım öyle diler
Affediniz hatası var ise
Nidaya ses vermezse
Ömür bitecek
Yolun nasıl yetecek? deyiniz
Giden yoruma uyarsa
Gönlünü aramıza koyarsa
Selamet dileyiniz
Her fırsatta arayınız
Mevlâna’yım!..
Her kim olursa bizi terk edeni
Biz de ederiz demeyiniz
Sağ ile solun niyaza girdiği
Kainatı sardığı daha önce verildi
Her kuluna sohbet sofrası açıldı
Allah’ım kaşık alanı
Soframıza geleni bol etsin
Veriniz dediğimiz odur
|
Her kul bir ağaç dikse
Her ağaç bir olur
Rahmeti arttıkça artar
Her ağaç yerde dalda
Bin canı besler
Gerçeği görebilsek
Ömrümüzü öyle örebilsek denilir
Ömrünü gerçek ile örersin
Ne var ki
Hayal ile dürersin
Sevgi ile sararsın
Ördüğün huzur verir
Gördüğün hazır gelir
Allah’ım her dileyen kuluna verir
Ne var ki
Daha önce dediğim gibi
Ağaca ağaç ekleyelim
O zaman;
Rahmetini bol bekleyelim
Miyar ağacın büyüğü küçüğü değil
Olduğu yerde kendini bilen
Yaraşayım diyendir
Yaraşmaktan maksat
Yolun düzünde de olsa
Taşın kökünde de bitse
Olan olduğu gibi güzel
Yazan verdiği gibi güzel denendir
Çınarın yanında
Çimen de biter
Rahmetinden o da nasiplenir
Ne var ki
Cümlenin aldığı nasip ile
Çınarın nasibi elbet bir değil
Ne var ki
Çimene aldığı nasip yeter
Etrafında türlü ot biter
Az alan çok alan değil
Aldığı ile kendini besleyendir
Önemli olan
Çınar nasibini çimene verir
Çimenin aldığı kime ne verir?
Nasip vermezse de hal verir
Hal ile sevdirir
Dumanı dağıt
Gemiye dumansız git
Niyazın olumludur
YUNUS’um der ki;
Anılandan olayım
Silinenden değil
Sevilenden geleyim
Sanılandan değil
Dayandığın dal yücedir
Beğendiğin hal nicedir?
YUNUS’um dersin
Halini silersin
Olayları bölersin
Anda uyanır
Yar der dönersin
Ne haldir?
Yolumuz yolunuz oldu
Haliniz uysun
Yeniyi gönlünüz duysun
Güzellik bildiğine uymaktır
Allah’ıma emanet olunuz
Allah’a ısmarladık
Lailahe İllallah Muhammedür Resulullah |