|
MEVLÂNA’yım ben!
Yol dedik geldik
Bileni gördük
Seveni bulduk
Selam dedik
Vereceğimiz her gönüle
Sereceğimiz her dileyene
Sunacağımız bilgiler getirdik
Yol bizimdir sizin ile
Söz cümlenindir gönlün ile
Yaprak olduk dökülmeyen
Ağaç olduk sökülmeyen
Sohbet kurduk dağılmayan dedi
YUNUS’um sözü aldı:
Çimen de çiçek de
Ağaç da O’ndandır
Gemiye yol veren kaptan
Sadece gemisine hükmeder
Deryaya asla
Yerimiz nerededir?
YUNUS’un gönlünde
Taze çiçeği derdim
Güzel halini gördüm
Çiçeği sergiye koydum
Gelen alsın, seven görsün diye dedi
YUNUS’um yürüdü
Şuur bilineni eritir
Bilinmeyeni değil
Yuyan olduk
Sahile geldik
Deryaya bakanı gördük
Elimiz elinde
Gönlümüz sende dedik
Bildiğin gördüğündür
Sevabın ortağı çoktur
Günahın üstlenen yoktur
Sahip olduğun varlık
Darlığına göz yummaz
Kul kanar
Yol ehli kanmaz
Dört ile dördü aldığın
Dörtte biri bulduğun gerçektir
Ne demek? dendi
Dört yolda
Dört hali denedin
Hak olanı buldun
Salat-ı selam olsun
Resulünden aldığın selama
Cümleyi nasip kılsın
Dayandığın buldurur
Gönlünü aşk ile doldurur
İki alemde güldürür
Nefes suyun akışı gibidir
Geçit arayanı yerinde bildirir
Dost dediğin her kulu
Sana yolunu verir
Nasıl verir? dersen
Yerini bildiğin kadar
Yolunu da bilirsin
Göründüğün yerde bulunduğun
Sevildiğin yerde
Halin ile kaldığın gerçektir
Derdest olduk
Selamı gönülden aldık
Nefeste söz alanı
Nefiste öldü dedik
Dağda bülbül arayan
Bağda avını sorana
Her var olan güler
Dağda bülbül barınmaz
Bağda avını soran aranmaz
Yerli yerinde olsun
Hoca denildi niyaz edildi
(HOCA NASREDDİN)
Gülen ile ağlayanı
Birbirine bağladı
Her kulunu sözü ile eğledi
Selam gelene
Selam bilene
Selam her olayı hoş görene
Hurma yerde olmasın
Soran gönülde kalmasın
Dört duvara gülmesin
Diktiği gül solmasın dedi
HOCA sert geldi yumuşak yürüdü
|
Desti elde dolmadı
Nasip dedi almadı
Verdik diyeni bilmedi diyene de ki;
Nasibimi ne gölden
Ne dereden aradım
Deryaya gözümü açtım
Deryada kendimden geçtim
Her sözü meyve misali açtım
Meyveyi açarsan
Çekirdeğini görürsün
Oluşan meyvesini
Kainatta öylece bulursun
Daima kökten çekirdeği arasın
Toprağı bilgim ile taradım
Can bedende oldukça
Kafes bende kaldıkça
Sesim her dileyene ulaşır
Kafesim elden ele dolaşır
Selam olsun
Seven sevende kaybolsun
HOCA dediler
Hoş söze güldüler
Karaya ak dermişim
Ne bilsinler ben karayı da
Ak görmüşüm
Gördüğümü söylersem
Dosta doğru eğlersem
Gülen ile ağlayanı
Birbirine bağlarsam
Destim mi kırılır,
Ağacım mı eğrilir?
Doğru diyene
Kainat eğilir
Selam olsun
Dost diyen
Dostluğunu cümleye yaysın
Eğilen dalı kırma
Destek koy düzelsin
Dostsuz sofra kurma
Zengin fakir doysun
Yumuşak yoldan kalma
Halini gören alsın
Sende görsün
Kendi olsun
Söz dileyen
Demde yaprak oluşur
Gelen giden alışır
Verdim bilmedi
Aldım yetmedi dersen
Her bildiğin karışır
Senin alacağın düzendendir
Senin bulacağın yazandandır
Yumuşak olayım
Öylece güzeli göreyim diyesin
Güzel hale uyasın
Ses vereni duyasın
Gölge yerde ise
Güneş yüksektedir
Konuyu kendin ele
Yol bilene
Yol tarif gerekmez
Eylem düzeni değiştirmez
Yazanı hiç şaşırtmaz
Selam ile geldik
Gönüllerde bir olduk
Selam ile yürüyelim
Aşk haline bürünelim
Aşkı ile görünelim
Geldik gidenden selamlayalım
Elini ver diyeni
Yolumuz birdir diye
Ağırlayalım, ağırlayalım…
Allah’ıma emanet olunuz
Allah’a ısmarladık
Lailahe İllallah Muhammedür Resulullah
|