|
MEVLÂNA’yım ben!
Güzel günde buluşalım
Sohbet ile oluşalım dedik
Cümlenizi selamladık
Her gün güzeldir elbet
Ne var ki
Ramazan özeldir
Kuluna verilir
Yeniden değil
Gününde verdiği gibi bilinir
Gece gündüz aldığın
Özünde kaldığın
Hal ile bildiğindir
Nefsine tarak vuran
Nefsine sahip olandır
Yazda kışta oluşur
Bilen kulu alışır
Cümlenize hayır olsun
Gayrıya denilen
Bizden gelmez
Niyazımızda,
Kainatın dışında kalan olmaz
Doyum dileyene
Huyundan dedik
Katı geldi hamuru
Rahmet diledi çamuru
Gel dersem alır mısın?
Al dersem bilir misin? dedi
YUNUS’um söze girdi:
Hamur söze giriştir
Çamur sözden alıştır
Bulayım diyen sorar
Bağışlayan Allah’ımın adıyla diyelim
Yerden göğe niyaza duralım
Alıştır veriştir paylaştır
Üç ayın özünü verdik
Aymayı bilene
Gökyüzü düzensiz gelmez
Saymayı bilene
Yeryüzü düzensiz denmez
Aykırı gelen kuldan sorulmaz
Yorulana de ki;
Dost yolu yürüyene verir
Post yolu serilende görülür
Hay diyelim
Gönlümüzü diri tutalım
Gönül ölür mü? denildi
Demde yerini bilmeyen uyuyandır
Gönlünü uyutana
Ölgün denilir
Derman dileyen
Yoldan sorana
Yerinde yolu açılana
Selamımızı ilettik
Aşk yoluna postu serdik
Her dem yanmada gördük
Gönlünü örümcek ağı sandık
Olmaz denileni
Oluşurken bulduk
Örümcek ağı eleştirilmez
Çünkü o halde
Hiçbir kulu çalıştırılamaz
Erkan saygıda olandandır
Erkan kendini bilendendir
Gördüğüm söz düzeni
Bildirdi bana Yazan’ı
Sildirdi yozanı
Kahretme gönlüne
Uymazsa düzen
Kahretme sesine
Vermezse sezen
Kundak açmaz
Her halde konuyu süzen
Diyelim;
Güzeldi her halde Yazan
Bil yerinde aldığın sözü
Bil Hak’tandır gördüğün yazı
(Soru: Bu iki paragraf aramızdan birine mi verildi?)
Cümleye dedi
YUNUS’um söze genişlik verdi
Düzenle söyleşiriz
Yazan’la halleşiriz
Sen versen bilişiriz
Karşılıklı konuşuruz dedi
TABDUK sözü devretti
|
Kavramadan seyir olmaz
Bilemezsen hayır denmez
Aşıya verilen ağaçtan
Delice diye söz edilmez
YUNUS aldı sözü
Bildiğim delice özü dedi
Kendine alındı
Deliceye yer gerek
Toprak kurudu kar gerek
Bilmeyene zor gerek
Vardım bildim
Aşımı aldım verdim
Elbet meyvemi
TABDUK yarıveremezsin
Aşıdan diye göremezsin
Öz olmazsa aşıyı alamazsın dedi
YUNUS’um konuyu demden aldı
Günde verdi
Denize ayak atan
Sudan şikayet etmez
Her suya boyu yetmez
Bilmeyen bilene
Sanılmasın katmaz
Noktayı dahi verse
Delice de aşı alır
Vergiye dönüşen her olay
Aşı almış deliceye benzer
Demir tavlanır hallenir
Dilenen şekilde sergilenir
Kuluyuz bilir bizi
Kuluyuz korur bizi
Kuluyuz sever bizi
Sergilediğimiz bizedir
Sevdiğimiz özedir
Seni seversem sana değil
Kendime hizmettir
Yedik suyu içtik
Şükrüne yol açtı
Kulunu sözü ile seçti
Söz ile dağılan toplanır
Her günde olum beklenir dedi
YUNUS ile TABDUK yürüdü
Genişletti denilen odur
Karşılıklı söz aldılar
Sohbete öyle girdiler
Aşmadığın yol senin olmaz
Almadığın söz sana vermez
Gülbahçesi ayandır
Gidişe yol yayandır
Bülbül olsam vermezsem
Gül dalına konmazsam
Yaprak söze girer mi?
Gül sevgime güler mi?
Altın kafes verseler
Gönlün burada deseler
Dost adına yanardım
Aşkım bilene sunardım
Çare sözde değil özdedir
O’nu gören gözdedir
Sus diyene yanarım
Gelsen diye anarım
Gün bu gündür bilinir
Yılda bir ay sorulur
Cümle ile karılır
Yazan öyle verdiyse
Çözen budur dediyse
Kainat ona uyar
Gelmiş gelecek yerini bilir
Bildiği gibi verir
Söze gerek yok açıktır
Yoğurt verdiğimiz
Şifa dilediğimiz
Yeniye yol alır
Kutlu olsun
Mutluluk versin
Her basamak ileticidir
Asla bırakmaz
Allah’ıma emanet olunuz
Allah’a ısmarladık
Lailahe İllallah Muhammedür Resulullah |