|
Sözlü Tebliğ
Durdum
dostun kapısına
Gel diyen olmadı
Vurdum
dostun kapısına
Gir diyen olmadı
Dedim; Dost
nerde?
Dedi; Köşede
Dedim; Yuvarlak ise?
Dedi; Durursun noktada
Dosttan geleni alırsın
Dostu gönlünde bulursun
Kalem verildi ise ele
Özüne bakın
Hale dönüldü ise
Sözüne bakın
Gönüldeki çerağdan
Mahyayı yakın
Kandiller yandı artık
Mumları dökün
Dostu gönülden buldu
Dönmeyin sakın
Allah Allah deyip
Yanmaya bakın
Bilgimi beslersem
Kinle nefretle
Ölüme giderim
Aşka hasretle
Kin tohumu ekersem
Zulmet biçerim
Sevgiyi esir edip
Zalimi seçerim
|
Yırtsam gaflet perdesini ömrümden
Desem güzeli silme kaderimden
Diyemem, sen söyle ben yazayım
Diyemem, yeşeren fidana ben ömür vereyim
Diyemem, senin yazmadığın mezarı ben kazayım
Diyemem, olmadı düzeni ben kurayım
Alıyla moruyla
Dağının karı
Ocağının koru ile güzel
Sazı ile sözü ile güzel
Ezi ile özü ile güzel
Dost kapısı kime açılır?
Dost
kapısına kim seçilir?
Tövbe Allah diyenler
Kulun elini tutanlar
Birbirine bakanlar
Kini silip atanlar
Bırakırsan seni beni
Bizde bulursun O’nu
İçinizden gayız otunu sökün
Deyin ki;
Ne olur dili ayrı söylerse?
Deyin ki;
Ne olur gözü ayrı bakarsa?
Dediği O’ndan
Baktığı O’na değil mi?
Yazı yazı buluverdim
Yaza yaza oluverdim
Ben kinimi siliverdim
|