02 NİSAN 1982


MEVLÂNA’yım ben!


Kuşlar öte öte gelir
Kuzular döne döne bulur
Kullar seve seve olur
Cümlenize selam olsun
Hak adını her kulu
Dilinde tespih etsin

Gönülden geldim sana
Rahmetin verdin bana
Zikrine doyamadım
Şükründen bir an
Ayrı kalamadım dedi
YUNUS’um anında söze geldi:

El yerden aldığı gibi
Gönül Hak’tan bulduğu kadar
Yerini görür
Koşuya alışan at götürülür
Yük veremezsin koşacak ata
Koş diyemezsin yükleyeceğine
Her gün geleceğe yön verir
Her kul kendinde olan ile
Seyrini bulur dedi
YUNUS’um sözü
LOKMAN’a verdi:

Varlık dardan alamaz
Güçlük kimsede kalamaz
Aşacak denilen
Kendinde olanı bilemez
Ezileni derleyelim dediğin düzenden
ayırmayalım dedi
LOKMAN yürüdü

Dosdoğru andığımız gün
Biliniz ki kuşak beldedir
Dosdoğru anmak nasıldır? denilir
Çevirmeden gönlünü
Devirmeden görgünü
Aç gözünden sargını
Ezileni değil
Eksileni düşünürsen
Kendine dost kapısı açarsın
Her sayfayı
Bile bile geçersin
Azdan gerçeği
Çoktan her yaratılanı bilirsin
Öyle oldukta
Dosdoğru andığın
Gerçekte kaldığın görülür
O an sende oluşan
Senin ile buluşan kabının
Yapında oluşturduğu
Hakikat çemberini aşmış
Kendinde bulduğun hale
Şaşmış olduğun görülür

Gel desem gülersin
Gelenin görenin
O’ndan olduğuna
Adın ile şahit olursun
Az verdik çok gördük
Olumsuz denilen her olayı
Oluşan tezgaha serdik
Gördük ki;
Kulu kulluğa hizmettedir
Kulu yolluğa azmettiğindendir

Az yedim az uyudum
Gönül ile çıktığım seferden
Gönül huzuru ile döndüm diyene
Allah’ım senden razı olsun dedik
Dayandık özüne
Güvendik sözüne
Senin ile olduk Allah’ım
Senden gelen ile dolduk Allah’ım
Senin yoluna geldik
Seni bulduk Allah’ım diyelim
Her niyazımızda
Cümleye katılalım

Akdeve yolu açar
Her kulu sözü seçer diyelim, bilelim
Sözü ALİ aldı
Dost adına selama geldi:

Kapılar hepimize
Kapılar hepinize açıktır, açılacak
Koşuya atılan seçilecek
Ham gelse kaygu değil
Güneşte beklenecek
Son söz elbet Allah’ımdadır
İlk söz gibi
Doğru O’ndan gelendir
Doğru O’nu bilendir
Sevdim O’nu,
O’ndan geleni diyendir
Çağrı olay değildir düzendir
Dayan, gelen O’ndandır
O senden
Sen O’ndan
Yapı ayrıda değil
O senden ne demek? dendi
 



Resulü adını cümleniz ile birledi
Alacağım
Her kulun ile olsun Allah’ım dedi
Her zerresi cümleniz ile kaynaştı

Öyle oldukta
Hak ile Hakk’ı bulmuş
Resulü ile Hakk’a kavuşmuş oluruz
Kapımız o, yapımız o
Ondan maksat nedir? denilir
Resulü
Her halka birbirine eklenir
Resulü bağlamazsa
Nokta nasıl bulunur? dedi
ALİ söz ile değil
Özden gelen sitemlere güldü
Her şaka gerçeğe zerre zerre yaklaşır
Her zerre birbiri ile koklaşır
Kulu neden acizim diye bekleşir?
Elele verdiğiniz an
Kayguyu sildiğiniz görülür

Beden değişmez diyene
Değişir demek yaraşmaz
Ben benliğimi silersem
Az ile oluşurum
Benliğimi beslersem
Çok ile savaşırım
Dendiği gibi alalım
Resulünün selamını
Gönüllere yazalım
Her sözü noktayı bildirir
Alalım sevinelim
Üç öğüdü ile
Günlüğümüzü dolduralım;

Saracağın her yara
Kendinde olduğu zannı versin
Soracağın her soru
Kainatı ilgilendirsin
Sadece tevazu, edep, hoşgörü
Belleğini her zerresi ile zaptetsin

Görgü sende olur
Bilgi benden gelir
Allah’ımın emri öyledir dedi
ALİ cümlenizi selamladı

Kuşların ötüşüne
Kış dedik bitişine
Yazda gözü bağladık
Cümleden sözü bekledik
Her kulu azdan çoktan demesin
Görevini asla askıya almasın
Askı göreve değil
Kendine kalır
Dediğimiz her söz
Gün gün okunur, dokunur
Açılan tezgahta
Sizlerden gelecek beklenir
Göç değil görev

Kement atılan gün denir
Tekrar tekrar sorulur
Tezgaha getireceğin
Sergiye vereceğin gündür
Gölgeyi silemezsem
Güneşi bilemezsem
Alacağım kimden olur?
Vereceğim nerde kalır? dedi
YUNUS’um söze daldı:

Dal bizim, ağaç bizim, söz bizim
Gönül senden aldıysam
Hakk’ı cümlede bulduysam
Elbet çağrıya uyarım
Gel diyeni duyarım
Postu dilenen yere koyarım
Al sana, ver bana dedik
Dünden güne
Her konuyu paylaştık
Doğru dedik söyleştik
Gitme diyen olmadı
Allah’ım sözümü silmedi
Dost güne günlük ile katılır
Yapısı güzel gelen her kulu
Beklenen güne atılır dedi
YUNUS’um yürüdü

Almayı dilediğimiz her sözü
Allah’ımın izni ile alır
Emri ile sizlere iletiriz
Ne bir söz eksik
Ne bir söz fazla

Allah’ıma emanet olunuz
Her söz Hakk’ın hikmetindendir biliniz


Allah’a ısmarladık

Lailahe İllallah Muhammedür Resulullah

 

26mart1982

SOHBETLER

02nisan1982(2)