|
Soru:
1- Gördüğüm parlak ışıklar neyi sembolize ediyor?
2- İlahi alemin benim için
bir tavsiyesi var mı?
3- Şifacılıkla ilgili ne yapmam gerek?
Soru:
1- Ankara’daki
çalışmalarımız için bir tavsiye ve ışık lütfeder misiniz?
2- Aysel Aydın
öğretmene bir tavsiyeleri var mı?
3- İzmir’de yuvada canlar tebliğleri
birbirinin yardımı ile kolay açıklayabiliyorlar. Bu kolaylık bize nasıl
verilir? Bu lütuf nasıl olabilir?
Soru: Müslüman olmayan bir
canın ulusunun kim olduğu Sorulur.
MEVLÂNA’yım ben!
Kucak dolusu sevgi ile geldik
Koşuya giyinen her kulunu gördük
Yandım demeden seven
Kandım demeden gülen
Her gördüğü ile
Bir olan kullarına
Selam dedi
MERYEM sözü aldı:
Tatlı acı yenilir
Güzel halde sevilir
Seni beni silersen
Dünyada huzur yayılır
Katı gelen kırılır
Yumuşak gelen sarılır
Yapıyı hep bir tutalım
Doğruya öyle bakalım dedi
MERYEM doğudan batıya
Selam iletti
Mana eşittir
Kullar çeşittir
Sen ben demezsen
Yerini bildiğine
Kendin ile kendini
Bulduğuna işarettir
MERYEM düzden
Sözü bağladı
Ayakta olunuz dedik
Gönüllerde kaynayan aşkı söyledik
Olan gibi
Veren de sevinir
Bilen kulu
Bilmeyene el verir
Gönül açık ise
Nurunu görür
Parlak denilen odur
Kapalı kapıyı açamıyorum
Diyene de ki;
Elini uzattığın yetmez
Halini de gözet
Niyaz ile dileğinden söz et
Senden değil Yüce'dendir
Seheri bulan
Sildiği gecedendir
Aydın gün seni bekler
Her anını sana ekler
Sohbet,
Gönüllerden gelen akım ile beslenir
Nerde olursa olsun
Dilden dile süslenir
Yerde olsa topraktan
Havada olsa aydan yıldızdan
Deryada olsa balıktan sazdan söz edilir
Sohbet öyle açılır
Yamayı yorgana vurdum
Yorganı sırtıma aldım
Yürüye yürüye
Dolandım durdum
Ne aradığımı
Kuşlara sordum
Dediler ki;
Su bulursan oturursun
Yerdeki karıncaya katılırsın
Sorarsan,
Ne sorduğunun
Meşrebi ile hallenirsin
Kendinden kendine sor
Kendinde var olanı gör dedi
Uzun duruş ile
YUNUS’um söze girdi:
Her kapı birdir
Dediğimiz budur
Kapı kendinde
Anahtarı elinde
Her ağaç sözünde
Ağaç nedir?
Ağaçta ne var? denilir
Oymayı bildiğimiz kadar
Doymayı öğrenirsek
Ağacın verdiğine inanırız
Her ağaç enerji yüklüdür
Alıcı değil verici, saydam
Kaygunu silmek istersen
Ağacın altına otur
Göreceksin sileceksin
(Soru: Saydam
olan nedir? )
Meşrebin ne halde ise
Yükünü öylece hafifletir
Suyun verdiği yerde
Ağacın yapısı
Gölgeyi aşar dedi
YUNUS’um yürüdü
Kement attı isen
Dilediğini tutarsın
Dilersen elinde olanı satarsın
Yapını öylece
Bildiğin hale katarsın
Günün yorumu
Yeterli gelmezse
Gelene çevir
Her kul kaybını değil
Kazancını düşünsün
Elbet mana
Kesilen her ağacın
Eşyası dile gelir
Kimi yapıda
Kimi kapıda kalır
Sanma düzeni sen verdin
Sen olanı halde gördün
Sayfalar okundukça
Her günü yaşandıkça
Güzel, çirkin denilir
Örtü geldikte
Her geçen savunulur
|
Yazıya uyalım
Yazanı duyalım
Yoğun geldi
Gücü sildi derlerse
Allah’ım verdiği yere
Gücü ile katılır
Adım öyle atılır dedi
ALİ sözü aldı:
Her ağaç
Diğer ağaca mesajını iletir
Ağacın çokluğu onun için güzeldir
(Soru: Ağaç
altı tefekkürü cümle kulları için geçerlidir, değil mi?)
Gözüm açık
Sözüm seçik
Her biriniz
Ağaç altında oturup
Tefekkür ediniz
Göreceksiniz
Sevginizi birbirinize ileteceksiniz
Her ağaç iletişim noktasında
Birbirine bağlıdır ve yayıcıdır
Direkliden aldığınız gibi
(Soru: Direkli
nedir? BİR CAN EKLER: Telefon, telgraf direkleri gibi)
Eyvallah
(Soru: Gönülden konuşmak mı oluyor?)
Koyun kuzu
Yerden alır
Yerden verir
Daldan dala iletir
Aydın olun
Verileni açık bulun
Ayağım götürmez demeyin
Vakitten sakınmayın dedi
Yerden göğe
İleteceğiniz yeri gösterdik
Yol dilendiğince
Kul sevildiğince bulsun
Selam sizlerde kalsın
Her ağaç Yemen’e
Selamlarınızı iletsin, dedi ALİ
Selamet diledi yürüdü
Yeşil renge büründüm
Dalda yaprak göründüm
Çiçeği ile sarındım
Gölgesinde barındım
Hak niyazı ile korundum dedi
BEHLÜL sözü aldı:
Şafak vakti uyanan
Suyu ile yıkanan
Hak sözüne durdu ise
Karıncadan sordu ise
Allah Allah diyecekler
Dillerince Allah’ı zikredecekler
Gel benimle deseler
Elele verecekler dedi
BEHLÜL her danede
Adının yazılı olduğunu söyledi
Elbet Allah’ımın adı
BEHLÜL tozdu, toz kaldı
Tozu yakada bildi
Bildiği günde sildi
Selama geldik
Selamda durduk
Eyvallah diyelim
Tozu toz ile üfürelim dedi, yürüdü
Kavak uzayıp gider
Çınar dolayıp gider
Olsun, olmasın deme
Ağacın şeklini sorma
Yosun olsa deyiver
Sarmaşık ile dertleşiver
Görmese de duyarlıdır
Hakk adına ayarlıdır
Gamdan uzak kalalım
Dört gün dört gece silelim
Geçmiş örtülü
Gelecek saklı
Öyle ise günümüzü bilelim
Olmayacağa gönül koymayalım
Sevgi Hakk’a dönüşürse gerçektir
(Soru: Ağacın
cinsi belli midir?)
Ağacın her çeşidi dedik
Sarmaşığı dahi verdik
Allah’ıma emanet olunuz
Allah’a ısmarladık
(Soru: Yuyanı
sorulan canın ulusu Hz. MERYEM mi?
MERYEM söz demeye geldi
Elden eli alanın
BEHLÜL olduğunu
Selamını getirdiğini verelim
Selam Selam Selam
Lailahe İllallah Muhammedür Resulullah
Resim verilir:
TURGUT REİS
Yazdık çizdik
Gönüldeki Soruyu çözdük
Dünya dedik gezdik
Her kulunda
Hakk nurunu sezdik
Adımız dilde kalsa
Gönlümüz cümlenize katılsa
Sevgimiz kainatı yıkardı
Yıkmak'tan değil, yıkamak'tan
Adımız enginde
Aşkımız denginde kaldı
Günün düzenine
Kum misali katıldı
Turgut” dediler
Adımız andılar
(İki can ekler: Az
evvel TURGUT REİS’ten söz ediyorduk)
Eyvallah
DURGUT diye verildi
(11/8/1979 tarihli tebliğde ilk kez söz edilmişti)
Eyvallah
(Kaptan Dragut, TURGUT REİS deniliyordu sağlığında)
Eyvallah
|