12 ŞUBAT 1982


Dilek 1: Hz. DANYAL peygamberden resmini vermesini diliyoruz
Dilek 2: Batı Almanya’da tedavi görmekte olan bir canın virüslü felç durumu için Yüce’nin izni ile şifa diliyoruz
Soru: 29/1/1982 tarihli tebliğde HOCA NASREDDİN 'Kavgaya elden girin, gönülden kavgayı silin' demişti. Bu sözlerin yorumuna yardımcı olur musunuz?


MEVLÂNA’yım ben!


Korkuyu silmeden
Kendini bulamazsın
Kapıyı açmadan
Eşikten geçemezsin

El aldık ele güldük
Elden nasibi sorduk
Al alabildiğince
Gül diyebildiğince
Yolumuz gide gele aşınmaz
Halimiz dünden bilen şaşırmaz
Sözümüze her uyan düşünmez dedi
YUNUS’um söze geldi:

Darda kaldı isen kabına dön
Kaydına verileni düşün
Dilediğim olmazsa
Tanrı beni duymazsa dediğin günde
Sorulacak sorundan
Kendini sıyır derim
Tanrı kuluna en güzeli yazar
Kulu sadece yaşadığı günü çizer
Yazanın yazısına gönül verdik
Her olayın sonunda
Allah’ım bilir dedik
YUNUS diyenler
Bağda üzüm yiyenler
Gemiye direk dizenler
Sordukları her soruyu
Dalgalardan aldılar
Okuduk dediler
Okuyan mı?
Okutan mı? diyelim
Denize yol soranın
Adını sahile yazalım
DURGUT’a sorduğun gün
Alacağın bilinir
Dilenen öylece bulunur dedi
YUNUS’um yürüdü

Her yelken açtığında
Her yaprak düştüğünde
O’ndan izin gelir de
Öylece yerini bulur
Katılan, gönülden atılandır

Meydan diledik geldik
Her sayfayı satır satır okuduk
Soğuk suya atılan
Sıcak suya katılan
Aradığı her günde
Kendinden kendini bulur
Her kul,
Senin ile benim ile yoğrulur

Aşacağız her zoru
Geçeceğiz karlı dağı
Diyeceğiz ki;
Dilenen Hakk yoludur
Ödenen yazılmayanı dilemek
Ne demek? dendi
Yazılmayanı dilersen
Kendinden ödeyeceğin vardır
Allah’ım yazdığına uydum dersen
Yaşadığın her gün kârdır
Senden benden geçmeyen
Gönül yolunda
Olumsuzu seçmeyendir

Yoğun geldi yapıya
Soru durdu kapıya
Geç desem
Seçen durmaz
Yolu bulan
Kapıda kalmaz
HOCA’ya sorulandan
Kaydını arayana der ki;
Ben saydım
Sen de sayasın
Elmayı ince ince soyasın
YUNUS gibi arama
Ararsan kovalama
Konuk geldim
Size sordum:
Yoruma almadın mı?
Eşikte kalmadın mı?
Demde emir O’ndandır
Seyir benden
Girdim küpün içine
Durdum suyun üstüne
Ne su aldı
Ne küp verdi
Her gören kaldı dedi, güldü
Kalana söz verilmez
Gülenden sır alınmaz
Açık geldi
Gelen küpü devirdi
Dediğimiz bilmece değil
Benden beni ayıran olaydır
Sorulan sana
Seni buldurur
Senin ile beni oldurur
 



Evden uzak olanın
Yolunu soranlara
Selam olsun dediler
YAHYA’dan selam getirdiler
Dağılanı açalım
Taneler döküldü ise toplayalım
Her tane birbirini tamamlar
Güzeli bütünde tanımlar


(Resim verilir: Hz. DANYAL Peygamber)

Her ödül aldığını verenin hakkıdır
Gönülden alıp verene katkıdır
Çoban yerini bilir
Geldiği yerde sürüyü bulur dedi
DANYAL selamını iletti
Dileyenden Allah’ım razı olsun
Her halde sofraya kattığı tuzdan
Nasibi gür gelsin dedi
Selamet diledi

YUNUS sözü alacak
Kim dedi ki duracak
Gelir gider söz eder
Her söze balın katar
Bal olsun
Hal gelsin
Dilerse iğnesin vursun dedi
Daldı söze girdi:

Her adım gönülde açılanı getirir
Her isyan çevirmese de durdurur
Konuyu yerden göğe aldık
Aldık sorduk bulduk
Kayıp vakitten değil
Doğuş güneşe bakıştır

Mevlâna’yım!..

Özüm sana açıktır
Bana da açılsın Allah’ım diyelim
Kendimizde olan cevheri bulalım
Bulmaktan maksat;
Gönlümüze dönüşü bilelim
Hani gittin aradın
Çiçekleri taradın
Böcekleri kovaladın ya
Gördün bildin
Öyle ise dön kendine
Kendinde olan
O’ndan sana gelendir
O’ndan sende kalandır
O’ndan senin olandır
Sen O’na döneceksin
İstesen istemesen döndürüleceksin
Can senin ile dediğin
Gerçeğin örtüsüdür
İle'yi kaldır
Gerçeği gör
O zaman;
Kaygu duyduğu canın
Senin değil
O’nun olduğunu göreceksin

Soğuk su nedir? denildi
Verdiğimiz onun cevabıdır


(Soru: Dört gün dört geceye yardımcı mı olacak?)

Meydan dileyen her kulundur
Sen, ben demeden
İyi kötü seçmeden
Güzel çirkin kaçmadan
Meydan cümlemizin diyeceksiniz
Her kulu ile
Rahmetini tadacaksınız
Açılan her konu yapıya eklenir
Dost olduk,
Dost kaldık deyiniz
Soğuk sudan aldığınız gibi
Sıcak suyu da biliniz

MERYEM der ki;
Düzde yürüyen el dilemez
Yokuşa yürüyen
Gelen geçeni arar
Bildiği kadar değil
Zorluğu kadar yardıma çağırır
O zaman;
Elele tutunuz
Elden eli bırakmayınız ki
Beraberce yükselesiniz
Güzeli daha güzel göresiniz
Her kulu birbirine eşittir
Simaları, görgüleri, dinleri çeşittir
Aracı değil amacı beraberinizde götürünüz
Aracı dağın eteğinde yatırınız dedi
Cümlenizi selamladı, yürüdü

Har kapıda dursan
Bir kapıda kalsan
Açılanda sadece O vardır
Dört gece sayana söz verir
Özde olanı gösterir

Allah’ıma emanet olunuz


Lailahe İllallah Muhammedür Resulullah

 

05şubat1982

SOHBETLER

19şubat1982