26 ŞUBAT 1982


MEVLÂNA’yım ben!


Ayaktayız bildiğimiz günden
Ayaktayız uyduğumuz günden
Ayakta olunuz dedik
Uymayı denediğiniz kadar
Gün gün geçilir
Yol, gönül açıldıkta seçilir
Her adım dilenene götürür
Olmayı dilediğin gün
Arayış başladı
Uymayı bildiğin gün
Kaydına düştü
Halde oluş
Yolda buluş vardır
Değişen düzen
Senden alıp götürmez
Her olayın
Belli yönü vardır

Ayağıma su geldi
Fistanda yama buldu
Giyenden soru geldi
Layık mıyım düzene?
Uymadım mı yazana?
Yamayı dize verdin
Kulunu söze verdin dedi
YUNUS’um gününü
Kaleme sordu:

Ay yıldıza söylesem
Bana gözün kırpardı
Denize dağa söylesem
Yerden yere çarpardı
Ne soruya cevabı
Ne kadıya hesabı yok dedim
Allah’ımdan af diledim
Yazan O
Okuyan ben
Çizdiği yolda yürüyen ben
Sorguyu sorsam niye?
Şikayet etsem kime? dedim
Kendimden kendimi yargıladım
Bilmediğim olayı
Kendimden sorguladım
Konuk muyum evvelden?
Miyyar sende mi? dediler
Hakikat kapısını açtılar
Yolcu muyum? dedim
Uydun mu? dediler
Yetmeyen bilgimi beslediler
Kime dedin?
Kimden aldın? denilir
Kendime dedim
Hakk’tan geleni bildim
Bende olan ile
Ben konuştum
Doğuşu bildiğin
Günde mi? denilir
Eyvallah
Doğuşu bilmezsen
Bağda koruk yenilir
Bekle oluşu göresin

Yemen’den gelen selamı iletelim
Cümleniz ile oluşan
Cümlesi ile gelişen
Olayda çağrı bizden geldiği gün
Yemen’e bağlantı kurulur
Ağacın kökünde mi?
Toprağın yükünde mi?
Aldık verdik
Cümleyi bağladık dedi
YUNUS’um sözü 
ALİ’ye verdi:

Her ata binemezsin
Düz yoldan dönemezsin
Aşka düştüm demeden yanamazsın
Alacağız vereceğiz
Ağaç altında
Duranı göreceğiz
Her dilenen ağaca
Postunu sereceğiz
Kimin? demeyin
Dilenen yerde
Dileyenle olacağız
Çağrı mı? denilir
Uykuya artık yer yok
Ağaç kendini besler
Kendinden dileyen her var olanı da
Az demeden
Düşünceyi kesmeden
Yer alıp yettirelim
Bildiğimiz her konuyu
Yeniden gözden geçirelim
Çok aldık az bildik diyeceğiz
Yardım aldığımızı
Oradan öğreneceğiz dedi
ALİ yürüdü

Asayiş yerindeyse
Kulu huzur duyacak denilir
Asayiş yerden mi
Gökten mi beklenir?
Senden seni bilmezsen
Benden sana vermezsem
Ondaki yamayı görmezsem
Elbet asayişi bozandan biri olurum

Ya Allah dedi
HAMZA DOST sözü aldı:

Gerçeğin sözü
Her kulun özündedir
Geldim selama
Sormayı asla denemedim
Yediğim hurmanın çekirdeğini
Ayağım ile ezmedim
Öze söze gayrıya
Dönüşmeyen kapıya
Her diz çökenle beraber oldum
Gel diyenin yanında kaldım
 



OMAR der ki;
Dost ham sözü keser
Düşman olgun söze küser
Yol her gelene susar
Yolcu adım adım
Varacağa basar
Hancı bekleyendir
Hancı uğurlayandır
Hancı ağırlayandır
Ne hansız ne hancısız
Yoldan yolu bulamazsın


(Soru: Hancılar Yemen’dekiler mi?)
Duraklama

Ya Allah dedik
Ağaçtan söz ettik dedi
HAMZA DOST, el ile elden
Söz ile Gül’den verdiğini söyledi
Selamladı yürüdü


Ak ile karayı bilemedim
Buğday ile samanı bölemedim
Yarın gelecek diye
Bugünden kalamadım dedi
PİR SULTAN ABDAL söze geldi:

At ile dolaştım
İt ile dalaştım
Her kuluna yaklaştım
Kimi gözünden sildi
Kimi sözümden bildi
Gayrıya gönlüm kaydı
El olsam gelir miydin?
Söz versem bulur muydun?
Çağrıya uysam kalır mıydın? dedim
Dediler ki;
Ak akçaya kalacağız
Akça ile böleceğiz
Seni beni öylece bileceğiz
Olsa olmasa dedim
Kendi ayağıma
Kendim yol verdim
Dört kapıda hayır buldum
Hayıra haber saldım
Olağan yapıya
Cümle ile geleceğiz
Olağan halde
Cümlemiz güleceğiz
Gününüz gönlünüz
Olağan haldesiniz
Sen ben demeden
Hak yolundan çıkmadan
Gelişen olayınız
Olağan hal’dir dedi
PİR SULTAN ABDAL buluşana dek
Geleceğini söyledi yürüdü
Buluşmaktan maksat nedir? denilir
 

(İnşallah denilir)
Eyvallah


(Soru: Göçte mi, kıyamette mi?)

Yaprak düştüğünde değil
Toprağa karıştığında
Toprak sayılır
Ağacın gölgesine
Cümlemiz katılalım
Kuru yaprak misali
Toprağa atılalım
Kurudukça dağılıp
Toprakta eriyelim
Birlikte Bir’den bilip
Sadece Toprak diye anılalım

Aşağı inemem
Yüceldi isem
Tadını bulamam
Olduğum yerde kaldı isem
Bilmenin formülü nedir? denilir
Ağacın altında otur düşün
Ben neden geldim?
Ne olacağım?
Dünyaya gelişte
Ne bulacağım?
O zaman
Dost kapını çalar
Gönlüne aşkı ile dolar
Sen O’nun kapısını çal ki
Aşk odunun kuru kuru yanmasın
Bir alevden sonra sönmesin

Yerden gökten verdiğimiz
Her kulu ile bir olduğumuz
O’ndandır
Beden ruhun verdiği ile
Gün gün yansıma yapar
Her an değil
Asılda her an da olabilir
Ne var ki
Kulun nefis kapısı kapanırsa
Çevresinde oluşan yoğun yansıma
Açık görülür

(Auradan söz ediyorlar)
Eyvallah


Allah’ıma emanet olunuz
Allah’a ısmarladık

Lailahe İllallah Muhammedür Resulullah

19şubat1982

SOHBETLER

05mart1982