|
Soru: 19/2/1982 tarihli tebliğde MUHİDDİN-İ ARABİ Hz. “elden
ayaktan kalma,
seçilen olur” demişti.Bu cümlenin anlamı nedir?
Soru: 'Meditasyon’ nedir, ‘Tefekkür’ ile arasındaki fark nedir?
Soru: 26/2/1982 tarihli tebliğde KAYGUSUZ ABDAL 'destiler dola dola, kazları
yola
yola' demektedir. Kazları yolmaktan murat nedir?
MEVLÂNA’yım ben!
Kapıların açığında buluşuruz
Her olayı düzeninde konuşuruz
Hak adına her zerremiz ile çalışırız
Cümlenize selam olsun
Seherden beri
Kendini kendinde bulana
Yerini Hakk adına çizene
MERYEM’in selamını getirdik:
Dalmayı deneyen
Denize sevgi duyandır
Denizden gelene uyandır
Varsın bulmasın
Döner gelir
Açılan her kapı
Her kuluna mıdır? denilir
Kulu kapıya geldi ise, elbet
Kulu yapıya katıldı ise
Kapıyı bilir, eşikte durur
Konuya geldi isek
Kazdan sözü açtı isek
Yolmaktan değil
Çağırmak yola davettir
Kaz'dan maksat;
Kınanan değil, yola bakan
Düzenli olup
Sadece kendi toplumuna uyan
demektir
Halbuki var olan
Kuluyum diyen her varlık
Her toplumda kendini
Uyum ile birleştirendir
Var olan her yaratılandır
Kulunun kulluğu
Her yaratılan ile
Sağlıklı birliği bulmaktır
Yani her toplumun yaşantısında
Kendisine düşen hizmeti yapmaktır
Gerçek açıktır dediğimizde
Yalnız sen bana
Ben sana hizmette değil
Her anını
Var olana hizmette görmek
Ayağıma su geldi
Soğukta yolu gördü
YUNUS sözü kesintisiz aldı:
Gittiğim her kapıda
Danıştığımı buldum
Yoruma kendim girdim
Dedim ki;
Açacağım dökeceğim
Yoluma uyanı toplayacağım
Kalanı gelenler alır
Her kulu kendine göre
Olanı bulur
Aldığım bana yetti desem
Dersin ki;
Dünyada konu mu bitti?
Elbet ne aldığım yeter
Ne de konu biter
Mendile sildim teri
Niyaza duran gelsin beri
Soracağım olacak
Görenin bilenin arayanın
Sepeti dolacak
Gönülden aldığın kadar
Görgüden bulur musun?
Görgüde olduğun kadar
Halinden verir misin?
Selam olsun
Özden öze söz gelsin dedi
YUNUS’um aldığı gibi sözü verdi
Dört duvar örtmez
Çatısı olmazsa
Çatı örtmez
Duvarlar örülmezse
Olumuna niyazdayız örülenin
Olumunda niyazdayız örtülenin
Her nokta birbirinde buluşur
Kainat noktada birleşir
Her kulu çeşit çeşit söyleşir
Bir noktada çatışır
Allah adı
Bir’den Bir’e oluşturur
Ne var ki
Her biri kainatta dolaştırır
Olacaksın bulacaksın döneceksin
Ne düşene yanalım
Ne düşersin diyene kanalım
Allah birdir
Birliğinde yaratıldık
Yorumsuz kaldığımız
Günde dahi gözetildik
Eşsiz güzelliğinde
Çirkine yer verdik
Rahman olan adı ile şımartıldık
Dönüşümüz O’ndan O’nadır
Sevgimiz sadece O’na
|
Aynayı eline aldığında göreceğin
Elden bıraktığında sildiğin nedir?
Sadece hayal
Hakikat;
Silinmeyen, bölünmeyen, yalnızlık bulunmayan
Ben sen diye ayrılmayan
Gerçekteyiz gerçektesiniz
Yanılma yok
Gerçekteyiz dediğimiz;
Ruhların birliğidir
Gerçektesiniz dediğimiz;
Bedenleriniz dahilinde oluştadır
Gönülden yorumlandığı gibi
Aynı halde
Güneşe baktım da
Sıcağı düşündüm
Aydan aldığımda
Karanlığa katlandım
Isınan ben miyim?
Isıtan güneş mi?
Dönenden aldığım kadar
Dönene uyduğumda gerçektir
Demek ki,
Güneş bana verdiğini
Gene benden alıyor
Öyle ise her yaratılan
Birbiri ile tamamlanıyor
Geldim girdim
Sözü yarıda aldım dedi
YUNUS’um yeniden söze başladı:
Söz gelse yerim olsa
Gönlüme karlar dolsa
Hepsini eriteceğim
Kor oldukta
Cümlenize dağıtacağım dedim
Alan olur mu? dediler
Her kulunun yanan ateşinden söz ettiler
Olsunlar bulsunlar
Diledikleri kadar yansınlar dedim
Sözümü sorana bağladım
Geldiğin günü sayarız
Gönlünde giyineni soyarız
Açmazsan kapını nasıl gireriz? dedi
Selam verdi yürüdü
Dağdaki ateş benden
Yoldaki heves senden
Ya birlik kimden?
Dört duvar örüldüyse
Birliğe kapıdır
Çatısı örtüldü ise
Cümleye yapıdır dedi
ALİ söze geldi:
Damdan dama gitmesen
Yoldan yolu bulmasan
Gönülden anılmazsın
Yemen’den çağırılmazsın
Her olay bağlanandır
Her düzen gözlenendir
Gelene gidene söylenendir
Almak vermeye mecbur kılar
Vermezsen yeniden alamazsın
Dönmeden olamazsın
Dönmek nedir? denildi
Yeniden devir
Selamını getirdik
Diz üstüne oturduk
Her sohbete katıldık
Olan olmayandan sorumludur
Olmayan bilgisinden zorunludur dedi
Selamet diledi ALİ yürüdü
Allah’ıma emanet olunuz
(Soru: Beşinci
elemanın niteliğinden söz etmek olası mıdır?)
Her sözden aldığınızı
Gönülden uyduğunuzu
Satı satır alınız
Halinize bakınız
Olumunda uyana 'Selam' deyiniz
Yani uyumda olan halinizi selamlayınız
Evet, kendi kendinizi
(Soru: Bu
oluşta çam ağacının hikmeti var mı?)
Her ağaç görevdedir dedik
Daha önce verdik
Allah’ıma emanet olunuz
YUNUS’um geldi
Soruyu sordu
Selamını iletti
Allah’a ısmarladık
Lailahe İllallah Muhammedür Resulullah
(26/2/1982
tarihli tebliğin yorumu yapılırken alındı)
Yolcu: Kul
Han: Gönül
Hancı: Akıl
Sözlü tebliğ:
Meditasyon bedenin fikri
Tefekkür ruhun zikridir |