|
MEVLÂNA’yım ben!
Güneş yoluna vurdu
Külü güzeli gördü
Ömründe olanı
Düğümsüz ördü
Cümlenize selam olsun
Gelenden gülenden
Allah’ım razı gelsin
Gülü severim dikeni ile
Suyu severim dökeni ile
Ateşi severim yakanı ile
Her dağda gelişeni severim
Bakanı ile dedi
YUNUS’um söze geldi:
Yorduğunuz olayda
Günü bulduk kolayda
Ne olursa olsun
Allah’ım en güzeli versin dedik
Hem ham meyveyi yedik
Hem olsun diye bekledik
Dağarcığın boş olmaz
Gönülcüğün boş kalmaz
Allah dedim
Yoluma asla taş gelmez
Gelse bile ayağı bulmaz dedi
YUNUS’um selamladı
Harmana gideceğim
Yolumda olanı güdeceğim
Bilgine bilgi katacağım
Bilimine akıl takacağım dedi
PİR SULTAN ABDAL söze geldi:
Yoz dedim bilmeyene
Koz dedim bilirim diyene
Haz dedim
Kendinden kendine dönene
Yarına yorum olmazsa
Bacada kurum kalmaz
Kul ocağı yanmazsa
Sıcağı bulmaz
Darlığa düşene
Yağdan baldan ekleyelim
Doysun diye bekleyelim
Göreceğiz ki;
Ne eksilir ne dökülür
Ne takılır ne katılır
Huzur kulu ile kalır dedi
PİR SULTAN ABDAL selamladı
Atıma yön versem
Katından gün görsem
Sizlerle sohbette kalsam
Selamını getirdiğimi bildirsem dedi
ALİ söze geldi:
Bağlamadım dağılanı
Götürmedim eğileni
Gelecek görecek
Güzel olana adın verecek
Söz senden benden gelişir
Resulüne ulaşır
Gönülden gönüle bulaşır
Arttıralım eksiltmeyelim
Dost yapısını, çatısını
Örtmeden bırakmayalım
Her aldığımızı
O’ndan bilelim
Asla söze söz katmayalım
Resulünün üç öğüdü
Sizlere yol versin;
Gören gözlere alınız
Aldığınız kadar veriniz
Görünüz,
Gördüğünüz kadar seviniz
Doyunuz,
Doyduğunuz kadar doyurunuz
Aldık verdik
Selamını ilettik
Kalmaktan maksat
Dağılmak değil
Dönmekten maksat
Eğilmek değil
Yaprak dökülse de
Mevsimden gayrı değil
Ağaç bütündedir
Bilen gölgesindedir dedi
ALİ selamladı
Bir bulut gördüm kar gibi
Bir hırka ördüm dar gibi
Bir ömür sürdüm zor gibi
Ne bulut önledi
Ne darlık ünledi
Ne zorluktan inledi
MERYEM gönlünü verdi
Allah Allah diyerek
Gününü yeniledi:
Aldığım her selamı
Oğul adına bildim
Dileyen her kuluna
Böldüm böldüm
Her yavruya güldüm
Her zerreyi sevdim
Analıkta özümü buldum
Kollukta sözümü verdim
Katıldığım her sohbette
Çağırıldığım yerde oldum dedi
Gönülden gönüle akan selama
Cümlenizi ortak etti
|
Mümin olan bilir
Yerinde gelişir
Yavrusu ile bilişir dedi
MERYEM selamladı
Bağladım asmayı
Bekledim yelden selden geleni
Yapraklar oluştu
Asmalar verişti
Üzüm dedim toplayalım
HACI BEKTAŞ’la katlayalım
Dediler ki;
Sirke kalırsa
Sinekler olursa
Rüzgar ile toz gelirse?
Ne sirke olur
Ne toz bulur
Kulu sevgi ile gelişir
Sevgilisi buluşur
Seven sen isen
Sevildiğindendir
Rabbim sevdiğimi bilir bildirir
Kulu sever ise
Rabbini bulur
Kavuşma odur ki;
Soruşturma kalmasın
Gönülde duman olmasın
Birliğe döndü isek bekleyeceğiz
Nasıl ki;
Alev alev yanan odun
Alevi bittikte köz olur
Yana yana kül kalır
Ne çokluk yeterlidir
Ne teklik biterlidir dedi
HACI BEKTAŞ selamladı yürüdü
Bağ bozumu oldu ise
Serde üzüm kaldı ise
Günü geldi toplayacağız
Her adımda
Gönlünüzü paklayacağız
Köprüye geldi
Karşıya atlayacağız dedi
YAHYA EFENDİ selamladı
Her damla adını verir
Her çiçekte güzeli görür
Ne alır, ne bilir? dersen
Kendinde kendini bulur
Ayna odur ki;
Senin ile olur
Seni sana gösterir
Ona nasıl bakıyorsan
Kendini öyle görürsün
Gerçeği görmek
Kendinde gerçeği bulmak
Yanılma yok;
Madde ile düşünürsen
Manaya dönüştürürsün
Eline aynayı aldığında
Yüzüne çevirirsen
Oluşumunu görürsün
Güzeli çirkini öyle ayırırsın
Daldan aldığın meyveyi
Aldığın halde bilirsin
Oluşumunu görerek
Duyarak öğrenirsin
Yerden gökten ayırdığın
Senin bilgindedir
Gördüğün sadece bölgendedir
Bütünü sorarsan
Gönlün ile sararsan bulursun
Çemberde değişeni değil
Gelişeni görürsün
Dünyayı çember biliyor isek
Çemberi aştığımızda
Yani göçümüzde
Sonsuzun idrakine varmış oluruz
Varmış olsak da
Kendi yapımıza
Uygun yerde durmuş oluruz
Dengeyi bozacak
Hiçbir zerre yoktur
(Resim verilir:
Hz. MERYEM)
Dost eli dost dilinde
Dost sözü dost gülünde
MERYEM selam getirdi
Resim dedi bitirdi
Allah’ıma emanet olunuz
Yavru ile anasına
Allah’a ısmarladık
Selam Selam Selam
Lailahe İllallah Muhammedür Resulullah |