|
MEVLÂNA’yım ben!
Kayıtsız kalmadık
Bigâne olmadık
Konuya güzel olmayanı vermedik
Gönüllerde asla çirkin görmedik
Selam olsun cümlenize
Kayalar yerini verir
Kulları gönlünde olanı görür
Her var olan
Görüntüsü ile bilinir
Destek oldum gezene
Yolu sordum yazana
Aşı vurdum kazana
Gelen alsın
Giden bitsin dedi
YUNUS’um söze geldi:
Meydan açık;
Gelen, susuz kaldım diyene
Ne ezilen ağlaşır
Ne güzelden uzaklaşır
Ayva nardan tane aldım
Üzüm yedim tadın sevdim
Bal ile geleni
Arı diye vereni
Görgünde belledim dedi
YUNUS’um selamladı
Aşacağız engeli yolun gidişine
Bileceğiz çobanın sürüyü güdüşüne
Her kulunun bilgisini
Birbirine kayışına
Gayreti ile geldik
Selam dedik durduk
PİR SULTAN ABDAL ile
Çadıra vardık
Dosta selamın getirdik
Kaygu geldi bitirdik
Toz olur göz kalır dediler
Geçeni yelden selden ayırdık dedi
PİR SULTAN ABDAL yürüdü
MERYEM’e sorarsan elindekini
Der ki;
Vereyim gönlümdekini
Can ile Cananı buldum birledim
Dağı taşı aştım terledim
Bilen olduğuma şahittir
Bilmeyen dostluğumdan eksiktir
Yoruldum diyenle
Ağaç altına oturdum
Yoğun gelen bilgiden diledim
Kotardım
Aşacağımız köprüye
Ne ölçü ne alçı verir
Gönül her an aldığı ile
Birliği bulur dedi
MERYEM selamladı
Mevlâna’yım!
Yaprak sana verecek
Yeniye ayak uyduracak
Buzdan geçeni kaydıracak
Sonsuza selam olsun
Diyene de ki;
Dengeyi kuran bilsin
Hangi ata bineyim?
Hangi kılıcı giyineyim?
Yorgun gelen savaşçıya
Nasıl aşı yedireyim? dedi
KAYGUSUZ söze geldi:
Donduğum her konuda
Güneşe döndüm
Sen de öyle olasın
Atı aldım
Nereye bağlayayım demeyesin
Yuyan gelir söz verir
Dileyene saz verir
Arayana göz verir
Adağına durmayan
Adını aydan alan
Minnet Hakk’a dönüşedir
Mihnet halk ile savaşadır
Senden alan bilirse
Yapısında bulursa
Sen de mutlu olursun dedi
KAYGUSUZ selamladı
Adını aydan alan
|
Gökler yere inecek
Erler ata binecek
Serdar yola düşecek
Manaya açılan kapılar
Yolunu konuktan bildirecek dedi
SARI SALTUK söze geldi:
Bağladık yazanı
Bekledik yozanı
Altın yerini bulur
Gümüş elinde kalır
Her olaya savaş diye bakarsan
Her zerreyi tuzlu diye yıkarsan
Dolu destiyi döker
Gene çeşmeye dönersin
Erlikte terlemek vardır
Gürlemek değil
Gayret vardır
Zorlamak değil
Attığın her adımda
Naz ile yürürsün
Haz ile bulursun dedi
SARI SALTUK selamladı
MERYEM geldi sözüne
Dedi; Vurma özüne
Gül gelecek sözüne
Selam dedi yürüdü
Dayanmayı bilmezsen
Dağılandan olursun
Eğilmeyi bilmezsen
Kendini öğütürsün
Göre göre eğitirsin dedi
HAMZA DOST selam ile söze geldi:
Karşımızda olana
Söz bitmez dinliyorsan
Naz bitmez inliyorsan
Yol bitmez önlüyorsan
Gel alalım düzeni
Aldığımız yazanı
Nazdan ayrı kalalım
Dost kapısına varalım
Eşikte bir an duralım
Diyelim ki;
Ne dünyayı sileriz
Ne ömürden böleriz
Hak verdiğini biliriz
Yozdan uzak kalırız
Sende olan bende gelişendir
Allah diyen dünyada çalışandır
Aldığımız her sözü öylece bilelim
Güzeli en güzeli
Kendimizde bulalım dedi
HAMZA DOST selamladı
Parmak izi vereceğim
Ayak izi göreceğim
Tarlanı süreceğim dedi
BEHLÜL söze geldi:
Bakla alsam yiyemem
Ne güzelmiş diyemem
Kaygu sözü bağlarsa
Ben yoluma gidemem
Yolun açık yerden dilendiği gibi
(Resim verilir:
Hz. MEVLÂNA, YUNUS EMRE, GARİB)
Sözümüz özümüz birdir
Gönlümüz cümle ile gürdür
MEVLÂNA, YUNUS ile resim verdiler
Hatun kimdir diye sordular
Küçük resim MEVLÂNA
Alamam veremem demeyelim
Aynı sofraya oturduk
Ayrı aşı yemeyelim
Güzel olan her leyden
Çirkini arayıp bulmayalım
BEHLÜL’üm her dileyene verir
Ne var ki çağıran ile kalır
Allah’ıma emanet olunuz
Allah’a ısmarladık
Selam Selam Selam
Lailahe İllallah Muhammedür Resulullah |