16 EKİM 1983
|
Yüzler yola dönerse Kuşlar dala konarsa Odun ocakta yanarsa Mümin kulu olursunuz Hak sözünü bilirsiniz Geçemedik dost sözünden Seçemedik kul yüzünden Sevdik sevildik Yumuşak kulu denildik Sarı yazma bağladım Kulu yolunu bekledim Soylu soysuz diyenin Bilgisine görgüsüne Kaygusuna yargısına Sohbetten ekledim Doğruya eğiliriz Suyundan gelişiriz Huyu ile bilişiriz Ne aldı isek bölüşürüz dedi SARI ANA selamladı Tepede durdum baktım Görseler diye ateş yaktım Bilenin bildiği yerde Erenin verdiği halde Külüne su döktüm dedi YUNUS’um söze geldi: Teraziyi ele alsam Huyuma ölçü versem Dergahta ekmek desem Alan alır Almazsa olmayana dağılır dedi YUNUS’um selamladı Gökte gördüğüm yıldız Sayı ile değil Katladığım satır Ölçüde değil Cümle kuluna dedim Hak önünde eğil dedi MERKEZ’im söze geldi: Kuluna eğilemem Kulluğuma yaraşmaz Yaraşan kulluğunu bilmek Kulu ile bilgisini bölmek Yaratıldığı gibi kalmak dedi MERKEZ’im selamladı YAHYA’yı gördü mü? Mendili verdi mi? Suyuna el sürdü mü? dediler Yoğun sohbete girdiler Gözüm sözüm sendedir Gönlüm yolum Hak’tadır Ne azda ne çoktadır Veren verdiğini bilir Alan aldığı ile olur dedi YAHYA selamladı PİR SULTAN’a selam olsun Onun ile olan bilsin Lokmasını dileyene bölsün Alsın versin Kaygusunu silsin dedi PİR SULTAN söze geldi: Sulara bastım buz gibi Gülleri gezdim söz gibi Her ağacın gövdesinde Yerler var göz gibi Ağaç beni görür mü? dedim KAYGUSUZ ‘a sordum: Elbet görür Derdin varsa alır dedi Ağacı bana dost kıldı Dalları uzayacak Toprağı kazıyacak Meyvesi olsa olmasa Bilene hizmet verecek dedi PİR SULTAN selamladı Dost olduk geldik söze Selam getirdik size dedi HAMZA DOST söze girdi: Dağlar yolum örtmez Taşlar ayağım dürtmez Elimde çıkınım var Dolu değil yere sürtmez Sağır değilsem Sesi duyarım Aklım var ise Emre uyarım |
|