04 KASIM 1983

 Soru: Hizmet konusunda ikiliğe düşmemek için bilgileri açık vermenizi diliyoruz.
 Çünkü kimi can hizmet değil içe dönüş gereğini vurguluyorlar.


MEVLÂNA’yım ben!



Kumaş aldık dikelim
Eski olanı sökelim
Her var olan ile
Kendimizde kalanı
Sergiye dökelim
Diyelim ki;
Bende olan ile
Senden geleni topladım
Konuyu birbirine ekledim
Bulduğum kendimi
Elekten geçirdiğimdir

Dal üstüne çıkacağım
Kuş misali bakacağım
Meyve erdi dökeceğim dedi
YUNUS’um söze geldi:

Dayanmayı bildi isen
Savunmaya gerek yok
Yapıda olana uydu isen
Dağılmaya gerek yok
Söz sözü açacaktır
Uymayan kaçacaktır
Demde konuk gelenler
Sohbet ile geçecektir
Seçtiğimiz konuya
Her yolun dost diyenini aldık
Dostluğu bütününde bulduk
Dedik ki;
YUNUS, MEVLANA bir de
MERYEM söze gelir de
O’ndan ayrı mı söyler?
Doğuşa ADEM ile başlarız
MUHAMMED ile birleriz
Cümlemiz öylece gürleriz
Sır olanı serde kalanı
Senden benden değil
Cümleden toplarız
Bir bohçada katlarız
Dileyen açar okur
Dileyen tezgah kurar dokur
Dileyen yolunda
Bilinmeyen fakir fistanını giyer
Sözümüz her yaratılanın
Varlığı üzerinde
Rabbimin sözü olduğudur
Halinde gözü ile gördüğüdür

MEVLÂNA giydiği fistanı
Cümlenize örttü ise
Rabbimin iznindendir
Gözetilen her kulu
Yerini bilendendir
Kulluğunu hale uydurandandır dedi
YUNUS’um selamladı

Dost halin dostluk ile bağlansın
Kulluğun cümle ile bilinsin


(Soru: Sorumun cevabı mı verildi?)
Eyvallah

Örülecek duvara
Kumunu aldınız mı?
Kireci buldunuz mu?
Damını örtelim dersek
Kiremite talip oldunuz mu? dedi
HAMZA DOST söze geldi:

Bunalıp alamadım
Su gördüm dalamadım
Ocak buldum yakamadım
Kuruyan ağacı sökemedim
Diyenden uzak kalalım
Kulun gayretini
Hevesinde bulalım

Gönüller verdiğin ile beslenir
Ömrün gönlün ile süslenir
Bağdaki üzüme bakarsan
Yüzünü güldürür
Asmayı yakarsan
Mevsimi bitirir
Seni alır olumsuza götürür sedi
HAMZA DOST selamladı

Dost yolunu açacağız
Günü geldi
Soylu olanı seçeceğiz
Niyazımız cümleniz ile dedi
ALİ söze geldi:

Düğüm geldi çözülecek
Günü geldi çizilecek
Çöken duvar tamir oldu
Sancağımız dikilecek

Kumda ayak izi
Kulda Hakk’ın sözü
Cümlemizin yerde dizi
Elimizi bağladık
Allah dedik ağladık
 



Dağlar eğildi durdu
Deryalar eklendi geldi
Akan sular beklendi gördü
Yemen’de cümlemiz
Selama durdu
Resulü dört yönde
Niyaza vardı
Dedi ki;
Dağlar ezmesin
Dalgalar gezmesin
Toprak dağılmasın
Kulu Hakk’tan başka eğilmesin
Başına aldığını bedenine sormasın
Gelen tozu kötü diye yormasın
Erenler adına
Hak’tan aldığına inansın

Komşu dosttur
Konuk dosttur
Alem dosttur
Elalem dosttur
Ayırmayalım dedi
ALİ günde olan niyaz için
Resulünün hoşnutluğunu bildirdi


Selamını getirdi
Cümlenize gülsün
Resulü ile birliğe ulaştırsın
ALİ’nin selamına
Selam diyelim
Aldığı her niyazı
Cümlemiz paylaşalım dedi
ALİ selamladı

Gölgeler güneş ile dağıldı
Her kulu gölgesiz eğildi
Ne kalana sözümüz
Ne ayırana özümüz
Asla kapalı değil
Çevreyi dolaştık
Her kulu ile söyleştik
Kimi bildi kimi buldu
Aşan ile taşana
Koşuya gelme dedik
Yolumuz koşu yolu değil
Hal bilimidir

Can denir
Canan denir
Gün geçende
Ham meyve yenir dedi
PİR SULTAN ABDAL Söze geldi:

Sözümüz gözümüz
Sohbette değildir yalnız
Her an görürüz
Bilen ile bilmeyen ile yürürüz
Deriz ki;
Allah’ım ham meyveyi yedirme
Yiyeceği meyveyi zor ile erdirme
Kapalı ise gönlü
Satıcı tezgahı kurdurma

Kapalı olmasın diye gönüllerimiz
Erenler adına geliriz cümlemiz
Er olalım sır bulalım
Bulamazsak kayguda kalalım
Diyelim ki;
Ne bedene ne güdene
Dost kapısı her sevene
Akıl verdi ise Tanrım
O’nu bilmektir kararım
Öylece gönlümde
Cümlenize taht kurarım
Her biriniz öbüründen sorumludur
Bilgimiz Allah için yorumludur
Birbirimizin yorumuna düşmeyelim
Dost bildiğimiz kapıda
Yaban diye
Hiçbir olayda taşmayalım dedi
PİR SULTAN ABDAL selamladı

Her söz elenir
Her birinizden
Özlü sevgi beklenir
Özlü sevgi nedir? denildi
Birbirini yermeyen
Birbirinde hata görmeyen
Birden gelene sormayana
Allah’ım sevgisinden
Dilediği kadar ulaştırır
Ona 'Özlü Sevgi' denir
Rabbimi her kulu sever
Rabbini yarattıklarını seven
Özlü sevgiye sahiptir
Allah’ım cümlenizden razı olsun
Gönülde sevginin gerçeği doğsun

Allah’a ısmarladık

Selam Selam Selam

Lailahe İllallah Muhammedür Resulullah

03kasım1983

SOHBETLER

09kasım1983