|
MEVLÂNA’yım ben!
Kavuştuk sözüne
Geliştik özüne
Cümlenin sesine
Güzel diye gösterdik
Selam verdik oturduk
Gelen giden
Varan saran
Her hali ile
Yaratılan kullarının
Kaygusuna baktık
Her var edilen varlık ile
Gözetilen yaratılmış
Adını O’ndan alır
O’nun ile güzeli görür
Gel elele verelim
Cümlede hal görelim
Sevse sevmese
Gelen günde
Bilecek diyelim dedi
YUNUS’um
Az ile çok verilen
Gölgesi bilinen
Günde silinen
Gayrete götürdü
Saymayı denersen
Yandığın halde
Olmayıp sönersen
Hata ne sende ne bende
Seni senden ayıranda
Sahip olduğunuz her zerre
O’nun ile hemhal olur
Akıldan nakil edilen
Mantık ile savrulursa
Gönülde sentezini bulur
O haldir ki;
Kendinden kendine
Hitap eden yapıyı
Cümleye kitap eden olay gelişir
Ne çağrıya gerek görülür
Ne her zerreye file örülür
Olayları sen bulamazsın
Olaylar seni bulur
Sergide vergin var ise
Cümlenin de görgüsü oluşur
MEVLÂNA sergisine
Sevgi, hoşgörü koymuş
Gelene gidene
Her talip olana satmış
Gerektiği yerde paylaşmış
KAYGUSUZ Dost kapısında
Posta yapışmış
Her zerresi ile
Dostluk alış verişinde bulunmuş
Vergiye talip olan her kulunun
Tezgahına koyacağı
Cümle ile paylaşacağı
Mal varlığı olmalı
Mal varlığından maksat
Manadan harcanmamışı paylaşmak
Mal denilende
Dünya malı değil
Dünya malının sahibi
Kul değildir
Sahip O’dur
O nasıl dilerse
Kul öyle harcar dedi
YUNUS’um
Her öğün aldığını
Her anında verdi
Derde deva olursa
Sebebi kul bulursa
Giden gelen kalırsa
Her satır yerini verirdi
Kul gönlünce kalemini kullanırdı
Az vuranı çok aç kalır
Derde düşen
Kulundan şifa dilerdi
O’nun yazdığı satır
Bilmedi kulda hatır
Ne yollu, ne yolsuz dedi
Her kulunun derdini çözdü
PİR SULTAN ABDAL
Elemeden söze girdi:
Gölgeyi bulan
Ağaca sırtını veren
Aynayı elinden bırakmayana
Selam olsun dedi
PİR SULTAN ABDAL yürüdü
Vurmak, dövmekten
Az vuranın aç kalması
Çok vuranın tok olması
Kulca bir tabirdir
Allah’ım kulunun nasibini
Kendi tayin eder
Kul kulluk görevini bilirse
Az yiyen ile çok
Lokmasını paylaşır
Güçlü çok yer
Güçsüz az yer diye
Bir kaide yoktur
Kendinde olanı arayan
Eline ayna alır
Kendi kendini öyle bulur
Aynadan maksat arayıştır
Bakan mutlaka bulacaktır
Belli olan halini alacaktır
Elif ile başladık söze
Gönülden girdik göze dedi
BEHLÜL geldi:
Geldim bakayım dedim
Kaldım göreyim dedim
Tarlayı süreyim
Rahmete gireyim
Zahmeti söylemeden
Her taneyi niyaz ile ekeyim
Eline su dökeyim
Soylu gelene olumsuzu vereyim
Dağıtayım dediğin
Eğiteyim diye genişlediğin
Her adımda okunur
Kimi sakınır
Kimine dokur
Bilginde olumsuzluk asla yoktur
Öyle oldukta;
Ne yakın ne kaynar su dökün
Oluşuna sevin sevin sevin dedi
BEHLÜL’üm yürüdü
|
Kopmayan her meyve
Ağacın malıdır
Her ne kadar koparan
Kulun eli ise de
Ağaçtan koptu
Sepete girdi ise meyve
Sepetin sahibinindir dedi
KAYGUSUZ sevgi ile dolaştı:
Yoğun oluşur günümüz
Kement atılan olayda
Güzel çalışır kolumuz dedi
KAYGUSUZ dört duvarın
Her köşesine
Niyaz ile baktı yürüdü
MERYEM ile söyleşti
Selamı paylaştı
Güç olanı yenecek
Gün geçtikte gelecek
Yapıda kendini bulacak dedi
HAMZA DOST selamladı
Her yol birde öteye değil
Her kul bilgide katıya değil dedi
HACI BAYRAM sözü aldı:
Oturduk taş üstüne
Katıldık baş üstüne
Çatıldık değirmene
Su aldık
Su ile döndük
Her buğday tanesi ile hallendik
Un verdik
Yoluna niyazı serdik dedi
HACI BAYRAM yürüdü
Söğüt dalı buluşana
Zeytin dalı çalışana
İncir dalı alışana gereklidir dedi
HACI BEKTAŞ söze girdi:
Bal ile badem asıldadır
Bilgi ile beslenen koşuldadır
Gayret ile süslenen
Günü gününe masaldadır
Gayret dilde olursa
Sadece süstür dedi
HACI BEKTAŞ cümlenize
Selamını iletti
Çok anılan söz verir
Bildiği kadar güzeli görür
Aldım verdim diyene
NUMAN selamını iletir
Ulaşılamayacak kadar uzak dediğin
Her var olana
Niyet kurar adım atarsan ulaşırsın
Gözün verdiği sadece
Kainatın sergilediği
Açılan her kapıda O vardır
O’na talip olursan
Elbet doğduğun an giydiğin
Artık sana dardır
Her gelene üç öğüt
Her sevene bir söğüt dedi
Hz. FATMA cümlenize selamını iletti
Dedi ki;
Her gece onbir defa
“Ya Allah” diyesiniz
Uykuya öyle giresiniz
Her seher uyandıkta
Onbir defa “Hay Allah” diyesiniz
Güne öyle giresiniz
Her öğün “Elhamdülillah” diyesiniz
Şükrünüzü yaratana bildiresiniz
Gün hayırlı başlar
Gece aydın yürür
Kul her öğün şükrettikçe
Rahmetini bulur dedi
Resulünün sevgisi ile
Cümlenizi kucakladı
Niyazın sayısında
Elbet sır vardır
Açılan kapılarda
O vardır dedik
Daha önce verdik
Gönülleriniz açıktır
Huzurda olunuz
Bilginiz ile kendinizi bulunuz
Her satırda okunan
Gönüllerinizde dokunan
Yemen’den bilinir
Yapraklar bir bir beslenir
Tek ağaç sadece
Olduğu yerde gölge verir
Daha önce dedik;
Orman olacağız
Kainatta kullukta
Bekleneni vereceğiz
Elbet sizlerle
Cümlede sözlerle
Yoğun çalışan
MERKEZ’im ile buluşana
Selam olsun
Kaygusunu silsin
Yerli yerinde kalsın
Yamayı dilediğiniz olay
Sadece sevginizdir
Seviniz ki bulaşsın
Seviniz ki dilenen yere ulaşsın
Allah’ıma emanet olunuz
Cümleye verilir
Sevgi cümle ile paylaşılır
Allah’a ısmarladık
Selam Selam Selam
Lailahe İllallah Muhammedür Resulullah
PİR SULTAN ABDAL yolu verdi
MERYEM cümleyi gördü
Her alan selama durdu
Selam alana de ki;
Kayguya düşmeden alsın
Aynada kendini bulsun
Dost olduk
Dost kaldık
Elele düzende
Yerimizi bulacağız |