|
MEVLÂNA’yım ben!
Kumda ayak izi var
Kulda Hakk’ın sözü var
Selam olsun cümlenize
Kuğu gölü süsledi
Kulu yolda sesledi
Geldim verdim seninle
Gelesin dedim benimle
Ayrı ayrı oluşur
Kâbe gönülde birleşir
YUNUS söze yerden başlar
Yapıya gelen ile sevinir
Gelmeyeni taşlar dediler
Meyveler oldu dedik
Topladık anda yedik
Her rengi gördük bildik
Yolumuz açık dedik sevindik
Her sese uyarsan
Dağılanı duyarsan
Nerde uyum kuracağım
Hangi kapıya varacağım dersin
Kapımız birdir bilelim
Ne meyve yersek yiyelim
Sadece ham olmasın diyelim dedi
YUNUS’um selamladı yürüdü
Göze baktım nurdandır
Söze baktım gürdendir
Her adım yumuşak gelir
Ne var ki yorumu zordandır dedi
KAYGUSUZ söze geldi:
(SORU: Zorluk nedendir?)
Zorluk yorumdadır
Olayda değil
(SORU: Başkalarının yorumu mu?)
Eyvallah
Meydan seni aldı ise
Gönlün Hakk’ı buldu ise
Asla zor yoktur
Her adımın yardıma açıktır dedi
KAYGUSUZ söze
SARI ANA ile geldi:
Her bohça açılır
En güzeli içinden seçilir
Renklerde güzel öyle görülür
İşleyene yardımcıyız
Düşleyene destek
Haşlayan bizden değildir sözdendir
(SORU: Biraz açıklar mısınız?)
Her destek dilendiği gibi
Hakk’ın emrince verilir
Doğuşta düzen vardır
Destek de düzenin bir parçası
Öyle ise oldu, olmadı diye
Destek asla yerilmez
Yerildi ise gönülden değil
Sadece sözdendir dedi
Her yolun başında durdu bekledi
Elinde sarı mendil olsun
Cebinde dursun dedi
SARI ANA selamladı yürüdü
Allah’ım cümleden razı olsun
Her alan aldığına gülsün
Sevinsin, sevinsin
Her görenden sevilsin
Çiçek açtı ise bekle
Meyve verecek
Güneş ile erecek
Nar olursa bilecek dedi
PİR SULTAN ABDAL
Her çiçek önünde
Sevgi ile eğildi
(SORU: Kimedir?)
Yolunu alan
Her tanede sayıyı birleyen
Güç geldi
Ne var ki bildiği ile
Darlığı yendi
Elden ele aldığı ile
Nefeste bulduğunca güldü
Oyunda gelişeni
Uyumda bağladı
Eğriye doğruya
Öylece ölçü vurdu
Allah’ım razı olsun dedi
PİR SULTAN ABDAL yürüdü
Soğuğu bile bile
Ömründe güle güle
Ayağına geleni çevirme dedi
YAHYA EFENDİ söze geldi:
Merdiveni çıkacağım
Nefes yeterse
Her güzele bakacağım
Ömrüm biterse denilir
Güzel her adımda bilinir
Bilindiği halde merdivenden çıkılır
Görmek ve bilmek için
Ömür değil
Bilmediğini sormak yeterlidir
Dost her kuludur
Sen öyle dersen
Ayağına taş gelse de
Çevreye gülersen dedi
YAHYA EFENDİ gelen ile
Cümleyi selamladı
Meydan her kuluna açıktır
Her yola kulu çağırır
Dilersen yorumsuz getirir
Yağdan baldan söz alsak
Her dileyene versek
Bağışlayan adına sofrayı kursak
Elimizi açsak “Allah’ım!” desek
Kime hesap vereceğiz
Kimden sorgu açacağız dedi
FATIMA cümlenize selamın iletti
Her öğünümüzde şükür dedik
Kuru lokmayı bal misali yedik
Ne dost kapısından uzak kaldık
Ne yolumuzu cümleden esirgedik
Esirgeyen yolun taşından korur
Bağışlayan,
Sanma hataları yüzümüze vurur
Sen seni bildiğin an
Yargın da kendindedir dedi FATIMA
Bereketli olsun soyunuz
Berrak kalsın suyunuz
Resulüne uysun huyunuz
Çok lokma ile dolsun sofranız
Meyhane gibi gelişsin
Sohbette cümleniz buluşsun
|
Meyhane Hak sohbetine
Açık olan yapıdır
Dileyen her kuluna
Açık olan kapıdır dedi
GANİ söze girdi:
Çok gelen gönüldendir
Hak verir dileyen kulunu görür dedi
Yapıya kapıyı müjdeledi
Selamladı yürüdü
Dağda dursan yamaca baksan
Sürüye aklını taksan
Ne dur diyebilirsin
Ne aşını pişmeden yiyebilirsin dedi
BEHLÜL’üm sözü aldı:
Her ata nal vuranlar
Her koşuyu yetersiz diye yoranlar
Bilsinler ki; Yorum geçersizdir
Olmaz, olamaz diyen tutarsızdır
Olanı olmayanı Allah’ım bilir
Bilmeyene bildirir
Gönlüne kaygu koyma
Buza basıp da kayma dedi
BEHLÜL’üm selamladı yürüdü
Er olsa dizi dizi dursa
Birliğe gelsin derim
Birlikte bulsun
Görgüde eğilsin diye
Sohbete veririm dedi
HACI BAYRAM söze geldi:
Bağladık eşeği
Bekledik döşeği
Ele aldık kaşığı
Çorbayı içeceğiz
Hizmetine elele katılacağız
Dört dedik
Yarısını ekledik
Günü gelecek bekledik
Gelip geçene yorumsuz bakalım
Ocağında çerağ yakalım dedi
Selamladı yürüdü
Yoğun gelmezse bilemem
Gelen kalmazsa yoramam
NUMAN’ın aldığı yerde
İzden ayrı kalamam diyenin
Aldığı selam bilinir
Cümleniz ile
NUMAN’ın selamı paylaşılır
YUNUS sözünü verdi
Cümlenizi sardı
Yumuşak geleni sordu
NUH ile yoruma girdi
Söyleştiler birlikte oluştular
NUH’un selamı cümlenize olsun
Yaratan yarattığı ile
Kulunu güldürsün dedi
Her olayda kıyamet arayan
Üç öğüdünü bildirdi;
Olmadı ise O’ndan!
Oldu ise O’ndan!
Olacak cümlenin yüzü gülecek
Her kulu kıyameti
Kendi bilgisinde koparır
Görgüsü ile kotarır
Dünyayı durduracak da O’dur
Meyveyi olduracak da
Bilgi ile doldu isen
Bulduracak da O’dur dedi
Selamını verdi yürüdü
Adım adım gideceğiz
Hak adına varacağız dedi
MERKEZ’im dal üstünde
Her yaprağı sardı
Meyvesini soydu
Eline verdi
Yağmur bekleyen ile
Güneşi ekleyen birdedir
Yapraklar gözdedir
Her adıma adını veren
Gönlünde O’nun ile varacak
Allah’ım razı olsun dedi
MERKEZİ’im selamladı yürüdü
Her ata binebilsem
Her köşeyi dönebilsem
Aşkı ile yanabilsem
Kalacağım, kalacağım dedi
ŞEMS her gölgeyi anında sildi
Açın güzel gönülleri
Bilin veren kanalları
Bir öğüt bin sevabı getirir
Bir fit bin sevabı götürür
Dedi cümleniz ile selamlaştı
MEVLANA aldı
Aldığı halde kaldı
Bildiği her zerrede
Bulduğu oldu
Bileni bilmeyeni sardı
Bilmeyen için
Hak’tan yardım sordu
Bilecek gelecek
ŞEMS elini verdi
Hali ile kalacak
Her niyaz
Bilen ile bilmeyeni bağlar
Bilse bilmese
O yaratılıştadır
Kul ağlar
Nasihat veren
Sevilmez dediler
Bana bileni övdüler
Sevse sevmese
Nasihat vereceğim
Huzuru öyle göreceğim
Sakin, daha sakin olasın
Merdivenden bile bile inesin
Başını Hakk’a eğesin
Sadece soru sorana dik tutasın
Allah’ımdan başka soru gelmez
Kul kula hesap vermez
Soru soranı geçesin
Olduğun halde geleni seçesin
Her kulun kaderidir imtihan olur
Hakk’ını öyle bulur dedi
ŞEMS her an yanında olduğunu söyledi
(Soru: MEVLANA, ŞEMS’in talebesi değil mi? )
Evet MEVLANA
Allah’ıma emanet olasınız
Allah’a ısmarladık
Selam Selam Selam
Lailahe İllallah Muhammedür Resulullah |