08 ŞUBAT 1983


MEVLÂNA’yım ben!

Konuk olmayan
Gönlü güzelden kalmayan
Kullarına selam olsun
Eğriyi doğruyu
Cümleden ayıran
Gelmekten kaçınan
Gitmeyi değil
Gütmeyi deneyen
Senden sana
Sorguyu veren
Düzende olayı
Aykırı gören
Dost adına
Postuna göz atan
Desin ki;
Bilmeyi denemedim
Gördüm alamadım
Kayguya düştüm kalamadım
Hekimin sözünden
Yerimi bilemedim
Geç olsa, erken gelse
Kayguyu gönlünden silse
Almayı bilecek
Güzelliğe adını verecek

Birden aldığımız
Gülden bulduğumuz
Satır satır okuduğumuz
Cümle ile
Hayır dokuduğumuzdur dedi
KAYGUSUZ söze geldi: 

Az aşı yemeyen
Çok kışı bilmeyenden olmayın
Sarılan her yarada
Silinen her karada
Adına selam yazılır dedi
KAYGUSUZ gönülden katıldığı sohbetine
Yüce’nin rahmetni diledi
Zahmet belini bükmez
Elinde olanı dökmez
Kulu bilse bilmese
Allah’ım asla silmez dedi
KAYGUSUZ yürüdü

Aşı yedik tadı ile
Kulu sevdik adı ile
Bildiğine nokta koyduk
Bilmediğini söyleştik kadı ile dedi
YUNUS’um söze geldi: 


Gelmedim deme süzene
Bilmedi deme yozana
Bilse bilmese
Gönülden almaz
Günü gelip soracak
Bohçasını saracak
Elde iz, dilde söz
Gönülde saz yok ise
Yorumu senden değil
Sana verenden bilme
Gölgeyi sileceğin
Güneşte bulacağın yeterlidir
Konuk gelmedi dersin
Olmasa da tatlı aşını yersin dedi
YUNUS’um üç çeşmeden içtiğin suya
Niyazını getirdi
Öylece sözünü günde bitirdi

Kuş uçar döne döne
Adımını atarsın
Bildiğin kuma
Geldiğin gün aldığın
RABİA diye bildiğin
Yerden göğe
Sevgiye büründüğünü biliriz
Adın ile vergini
Birbirine denk görürüz
Dağlara baktığın
Sevgi ile meşale yaktığını
Anda alır anda verir
Söylediğin her konuyu
Bilgisinde korur dedi
RABİA söze geldi:
 

Her olayı
Hak'tan bilenlerdeniz
Selamına Dost adına gülenlerdeniz
Eğilenin dökülenin değil
Hak adına bükülenin
Her an yanındayız dedi
RABİA üç öğüdü olduğunu söyledi;

Varacağım makam O’dur
Her olayı O’ndan bilin
Seveceğimiz sadece O’dur
Her kulunu O’ndan bilin
O’nun yolu sadece birdir
Her yolun sonunu
O’na bilin dedi, selamladı

 



Ağır gelse yorar mı?
Yolu bilse sorar mı?
Olaya gülse
Verdiği karar mı? dedi
HACI BAYRAM söze geldi: 

Ne gelenden ne gülenden
Ne de vardığını bilenden
Kaygu almadık
Yolu ile olduğuna
Selama her vardığına
Gönülden katılırız
Diz vurup otururuz
Gönlünden atamadığın
Her konuyu sergiye koy sat dedi
HACI BAYRAM yürüdü

Dost adına HACI BAYRAM
Post adına NUMAN’dır
Hem postumuz gönülden alışır
Hem dostumuz bizimle oluşur
Gayrıyı almazsan gönlüne
Sevgimiz nasıl kalışır?
Sevdik cümleyi
Yaratan ile
Yolunu kısaltıp
Uzatan ile
Kaygu silelim
Yuva’mızı kuşatan ile dedi
HACI BAYRAM, NUMAN adı ile yürüdü


Her söze at bağlamam
Her göze örtü koymam
Gelse gelmese saymam dedi
BEHLÜL’üm sözü aldı:  

Atmazsan eskiyi
Nasıl alırsın yeniyi?
Gülmezsen olaya
Nasıl girersin kolaya?
Kumaş alsan
Bakarsın karaya
Meyveyi ezmeden ye
Güzeli süzmeden bul
Ne derlerse al
De ki; Ne yerlerse bal
Her söz tatlı gelsin
Unutma, gözyaşı gözyaşını getirir
Gülersen konuyu orada bitirir
BEHLÜL konuya
Divane gözüyle girer
Pervane sözüyle çıkar
Öyle olmasa
Başına huni takar
Her kulu için öyledir
Sen konuyu bitirmezsen
Konu seni bitirir
Seni dilemediğine götürür dedi
Sorgunda, gönülden gelen kaygunu
Silmeni diledi
Kayguya gerek yok
Çünkü bellenecek dedi
BEHLÜL’üm yürüdü

Yoğurt yedim güle güle
Güzel dedim bile bile
Kar diledim yana yana dedi
KAR HATUN adını öyle aldı
Cenk olursa
Kazanan sensin diyeceğim
Kumdan aldığını bilecek
Taş gelirse kıracak
Bilmediğin her konuyu kuracaksın
Gün gelecek
En güzeli bulacaksın dedi
Güzelden güzeli müjdeledi
En güzel nedir? diyene sözümüz
Her yaratılanı
Güzel görmeye
Alışırsa gözümüz
Güzelden güzeli
Bulmuş oluruz dedi
KAR HATUN selamladı yürüdü


ALLAH’ıma emanet olunuz
ALLAH’a ısmarladık

Lailahe illallah :Muhammedür Resulullah